Habercilerle yöneticilerin sorumluluğu

Son günlerde gazete ve internet sitelerinde kamuoyunu yanıltan haberlerin artması üzerine “hocalığım” depreşti.

Yaşlı-genç, alaylı-mektepli, muhabir-yazar, yönetici-patron dostlara bazı hatırlatmalarda bulunmak istedim.

Kimse yanlış anlamasın.

Gazetelerin ve köşe yazarlarının yanlışlarını düzeltmek benim görevim olmadığı gibi haddime de değil.

Ama gazetecilikte ve eğitimcilikte yarım asrı geride bırakan ve halen ilk günkü heyecanla çalışan bir ağabey olarak kamuoyunu doğru bilgilendirmek gibi bir sorumluluğum ve misyonum olduğunu biliyorum.

Çok uzaklara gitmeyeceğim.

Cuma günü, “Bizim Yaka’ya Yetişemezler” başlıklı yazımda, her meslekte olduğu gibi gazetelerde de rekabetin doğal olduğunu yazmıştım.

Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi’nin “Haberde Öncü, Yorumda Güçlü” sloganıyla gündemi takip eden değil gündemi belirleyen gazete olduğunun altını kalın çizgilerle çizmiştim.

17 TEMMUZ 2019

“Yerel Basının Amiral Gemisi” ve “Kocaeli’nin Referans Gazetesi” olduğunu iddia eden Özgür Kocaeli Gazetesi manşetlerine dikkat çekmiştim.

Bir gün sonra cumartesi, Özgür Kocaeli Gazetesi’nin “Halkevi’ne Yeşil Işık” başlıklı manşetini okuyunca “günaydın” dedim.

Gazetenin yazı işleri müdürü haberle yetinmemiş pazar günü köşesinde “ İzmit’te bir tarih daha kurtarıldı. Halkevi binası onarılıyor” başlıklı yazı yazmış.

Haberde olduğu gibi köşe yazısında da İzmit Halk Eğitim Müdürü Zeki Kalaç’ın anlattıklarını kamuoyu ile paylaşmış.

Özetle, “İzmit’in kanayan yarası Halkevi için Anıtlar Kurulunun hazırladığı restorasyon projesi onaylandı. Binayı gezen 2 uzman rapor tutarak İzmit Belediyesinden destek istemenize gerek yok. Binanın onarımı kesinleşti dediler. Kültür ve Turizm Bakanlığı halkevi binasının onarımı için çok yakında ihale açacak… Onarım çalışması öncesi  50. Yıl Ortaokul eski binasına taşınacak” yazmış.

Şimdi “Ne var bunda? Gazeteci, kurum müdürünün anlattıklarını yazmış”  diyenler çıkabilir.

El Hak doğrudur. Ama değişik gazetelerde muhabir, yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni olarak 29 yıl çalışan, sürekli basın kartı sahibi gazetecinin halk eğitime 3 ay önce atanan bir müdürün anlattıklarını doğrulatmadan haber yapması deneyimli bir gazeteciye hiç yakışmadı.

Vali Hüseyin Aksoy’un halkevi binası restorasyonu konusundaki hassasiyetini bilmesine ve yazmasına rağmen binanın onarım ve restorasyonunun 3 aylık müdür Zeki Kalaç tarafından yapıldığını ima etmesini yadırgadım.

Halkevi binası onarım ve restorasyon kararının iki görevlinin söylemesi ve Zeki Hocanın anlatmasıyla kamuoyunun öğrendiğini yazması ise halkevi binası ile ilgili gelişmelerden uzak olduğunu gösteriyordu.

Bu haber gazetelerin genel yayın müdürleri Adem Turgut, Sadun Çetin, Mevlüt Soysal’ın önüne gelmiş olsaydı Adem’in ilk işi Vali Aksoy ya da milli eğitim müdürü Çelik’i aramak olurdu.

Sadun ve Mevlüt ise bana “Hocam böyle bir bilgi var ne diyorsun” diye sorarlardı.

Daha bir hafta önce “Galip Ataman’dan(Galip Hoca) araştırma haberciliği öğrendim” diyen Cemalettin, kendisinden ve “kurguyu” anlatan Zeki Hocadan o kadar emin ki böyle bir yol kazası yaşadı.

19 EKİM 2019

NE YAPTIN ZEKİ HOCA!

İzmit Belediye Başkanı  kapısını çalan, Anıtlar Kurulunu ziyaret eden Zeki Hocaya ne demeli?

Halkevi onarımı için iyi niyetli de olsa belediye ve anıtlar kuruluna gitmeden önce ilçe milli eğitim müdürünü bilgilendirmesi gerekirdi.

Hadi onu yapmadı. Görüşmeler hakkında ilçe müdürüne bilgi vermeliydi.

Büyük bölümü gerçeği yansıtmayan Vali Hüseyin Aksoy’un gündemindeki yakından takip ettiği halkevi binasının onarımı ile ilgili bilgileri iyi niyetli de olsa amirlerinden saklayıp bir gazeteciyi karşısına alarak anlatması yanlış olmuş.

Deneyimi olmayan, siyasilerin ve sendikanın referansıyla müdürlük koltuğuna oturanlar 657 Sayılı devlet memurları kanunun 15. Maddesinde “Devlet memurları kamu görevleri hakkında basına haber veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak illerde valiler veya yetkili kılacağı kişi tarafından verilebilir” yazdığından haberi olmayabilir.

Ama Zeki Hoca gibi bir müdürün yasanın ilgili maddesini bilmemesi düşünülemez.

“Efendim, milli eğitim müdürü başta olmak üzere bazı müdürler Galip Hocaya bilgi veriyor. Galip Hocaya verilen bilgiler suç olmuyor da başka gazetecilere anlatılanlar neden suç oluyor” diye soranlar çıkabilir.

Böyle düşünmekte yerden göğe kadar haklıdırlar. Neden mi?

Bir: Galip Hocaya bilgiler, çoğunlukla Vali Hüseyin Aksoy tarafından yaptığı sohbet, söyleşi, konuşma esnasında verilir.

İki: Galip Hocaya açıklama yapan vali yardımcıları, daire müdürleri dahil tüm kamu görevlileri Vali Hüseyin Aksoy’un bilgisi dahilinde ve yetkili kıldığı görevliler tarafından verilir.

Üç: 657 sayılı yasa kamu görevlilerinin demeç vermesi yasaklarken Danıştay

Kararları, görevin işleyişi, yapılış şekli ile değil ama mesleği iyileştirmeye geliştirmeye yönelik beyan verebileceğini öngörüyor.

Dört: Galip Hoca, kurumları yıpratmak, itibarsızlaştırmak için değil kurumların başarılarını, farkındalık yaratan projelerini kamuoyuna duyurmak için bilgi alıyor. Öğretmenler başta olmak üzere tüm kamu görevlilerini motive etmek, özgüven kazandırmak için haber yapıyor.

Beş: Galip Hocanın iddiaları, kendisine ulaşan bilgilileri Sayın Vali’nin bilgisine başvurmadan, duyumları doğrulatmadan haber yapmadığını, kurum yöneticilerini sıkıntıya sokmadığını, her duyduğunu yazmadığını herkes bilir.

20 MİLYON LAZIM

Peki Zeki Hocanın anlattığı, Cemalettin Öztürk’ün yazdığı bilgiler içinde hiç mi doğru yok? Elbette var.

Halk Eğitim müdürlüğünün yapılacak onarım ve tadilat sonrası 50. Yıl Cumhuriyet Ortaokulunun boşalttığı binaya taşınarak kursların orada verilecek olması.

Bilgiler eksik de olsa Vali Hüseyin Aksoy’un talimatıyla Halkevi Binası için başlatılan onarım ve restorasyon çalışmalarının sonuçlanması gibi.

AK Parti ve CHP’nın etkili, yetkili isimlerinin farklı görüşlerde de olsa gündeminde olan Halkevi binasının restorasyon çalışmaları

Vali Ercan Topaca döneminde başladı, Vali Hasan Basri Güzeloğlu tarafından rafa kaldırıldı, Vali Hüseyin Aksoy tarafından ihale aşamasına getirildi.

İzinleri aylar öncesi alındı, maliyet raporları hazırlandı, 20 milyon TL bulunursa ihaleye çıkılacak, restorasyona başlanacak.

Halk Eğitim müdürlüğü ve kursların 50. Yıl okulunun boşalttığı binaya taşınması ise aylar önce prensip olarak kararlaştırıldı.

Sizin anlayacağınız tüm bu bilgiler yeniymiş gibi anlatılıp manşetlerden verilirken, köşelerde yazılırken Vali Aksoy tarafından aylar önce kamuoyu ile paylaşılmıştı.

Bir başka deyişle; yeni olmadığı gibi ilçe milli eğitim, il milli eğitim müdürü, İzmit Kaymakamı, Vali yardımcısı, vali Aksoy’un bilgisi dışında kurum müdürü Zeki Kalaç tarafından anlatılan eksik ve yanlış bilgiler.

Halkevi binasının restorasyonu ile ilgili doğruları Galip Hoca aylar önce bu köşede yazmıştı.

Zeki Kalaç, Cemalettin Öztürk başta olmak üzere merak edenler “Haberde Öncü, Yorumda Güçlü” Bizim yaka gazetesi arşivine girip okuyabilir.

 

KARTEPE ZİRVESİNDE, DÜNYAYA SÖYLEYECEK ÇOK SÖZÜMÜZ VAR

Kartepe Zirvesi 2017 ve 2018 toplantılarına davet edilmediğim için katılamadığım toplantılarının aksine dün tanıtımı yapılan Kartepe Zirvesi 2019 toplantısını Başkan Tahir Büyükakın’ın davetlisi olarak izledim.

Gazetelerin ve internet sitelerinde toplantıya kimlerin katıldığını, neler konuşulduğunu fazlasıyla okuyacaksınız.

Ben, Kartepe Zirvesi-2019’da “Şehircilik ve Mutlu Şehir” temasını seçen Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın’ı anlatacağım.

Akademisyen, bürokrat, vali ve siyasetçi olarak gösterdiği performans ve yakaladığı başarı çıtası ile kartvizitine “akademisyen ve yerel yönetici” yazdırmayı başaran Tahir Hocanın öne çıkan özelliklerinden bahsedeceğim.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın 25 Ekim’de açış konuşmasıyla başlayıp 27 Ekim’de sona erecek “Kartepe Zirvesi-2019” bitiminde yayınlanacak deklarasyonda Kocaeli’den, Türkiye’den dünyaya verilecek mesajı paylaşacağım.

Özetle, akademisyenlerin, iş dünyasının, siyasetçilerin, gazetecilerin övgüyle bahsettiği kısa sürede marka olan “Kartepe Zirvesi” ile ilgili tespitlerime dikkat çekeceğim.

Başkanlık koltuğuna oturduğundan buyana, Kocaeli’yi cazibe merkezi yapmak için 7/24 özveriyle çalışan Tahir Hoca, insiyatif alarak, farkındalık yaratan projeler üreterek “gerçekle yüzleşme cesareti” gösterdi.

Şehirlerin markalarıyla, vizyon projeleriyle anıldığının altını çizen başkan Büyükakın, geleceğin dünyasını düşünmeden bir yere varılamayacağını söyleyerek samimi ve kararlı olduğu mesajı verdi.

Sanattan spora, kültürden tarihe, spordan sağlığa her alanda Kocaeli’yi cazibe merkezi haline getirecek çalışmalara başlayarak iddia edildiği gibi Kocaeli’nin sanayi kentinden çok bir turizm kenti olduğunu ve bu konuda Turizm Master Planı hazırlayacaklarını söyledi.

Tanıtım toplantısında başarılı bir akademisyen olarak sağına Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik’i soluna Saraybosna Üniversitesi Mütevelli. Heyet Başkanı Prof. Dr. Sevgi Kurtulmuş, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammet Hasan Aslan ve Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan’ı alarak basının karşısına geçen Tahir Hoca tam not aldı, zirvenin başarıya ulaşacağı konusunda umut verdi.

“Kartepe Zirvesi-2019 - Şehircilik ve Mutlu Şehir” tanıtım toplantısının yapıldığı Antikkapı Maide Restoran’ın müdüründen garsonuna, şefinden aşçısına, hizmetinden servisine, menüsünden sunumuna, ikramından konukseverliğine bahsetmezsem genel müdür İslam Yücel’e haksızlık etmiş olurum.

Tahir Hoca ve ekibine zirveden dünyaya vereceği mesajlara hazırlandığı bugünlerde başarılar diliyorum.

 

OKUL ÖNCESİNDE “BAŞARI ÖYKÜSÜ”

 

Vali Hüseyin Aksoy, göreve başladığı ilk gün açıkladığı önceliklerinin ilk sırasında yer alan “eğitim ve sağlık” alanında oldukça önemli mesafe aldı.

Hayata geçirilen farkındalık yaratan projeleri, eğitim ve sağlık alanında hizmete açılan kurumları uzun uzun anlatmayacağım.

Her fırsatta insana yapılan yatırımın en değerli yatırım olduğundan söz eden, “okul öncesi eğitimi” çok önemsediğine vurgu yapan Vali Aksoy kısa sürede hedefi yakaladı.

Hedefin bütün çocukların “Okul Öncesi” eğitimle buluşması, geleceğe güçlü, güvenli ve mutlu hazırlanmasının sağlanmasının olduğunu belirten Sayın Vali  2.5 yılda gerçek bir başarı öyküsü yazdı.

Hayata geçirdiği 113 müstakil anaokulu ve okullar bünyesinde açtığı ana sınıflarıyla okul öncesinde yüzde 99 olan okullaşma oranını yüzde 100’e çıkarmak için çalmadık kapı bırakmıyor

Okul Öncesi eğitimde; 2016-2017  Eğitim-Öğretim yılında 39 bin 286 olan öğrenci sayısı bugün itibariyle 10 bin 650 artışla 49 bin 936 öğrenciye çıkmış olması Vali Aksoy’un yanı sıra milli eğitim müdürü Fehmi Rasim Çelik’în de başarısı.

GEBKİM OSB VE ARACI

Eğitim ve sağlığa destek deyince akla gelen ilk isim hayırsever iş insanı Vefa İbrahim Aracı gelir.

İbrahim Bey yalnız sahibi olduğu işyerleriyle değil başkanlığını yaptığı GEBKİM OSB’nin de eğitime verdiği destekle adını duyurmaya devam ediyor.

Dün Vali Hüseyin Aksoy’un öncülüğünde gerçekleştirilen İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve GEBKİM Eğitim Araştırma ve Sağlık Vakfı işbirliğinde yaptırılacak olan 6 derslikli (120 öğrencilik) Ana Okulu gibi.

Dün imzalanan Ana Okulu protokolü okul öncesi öğrenc.iler kadar o çocukların annelerine istihdam yaratması açısından da önem taşıyor.

GEBKİM OSB yöneticilerine teşekkür ederken diğer OSB yöneticilerinin İbrahim Aracı’yı örnek alarak eğitimin her alanında okullaşmaya destek vermelerini bekliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?