Millilerin ‘Barış’ selamına Fransızlar “Fransız” kaldı

Avrupa Şampiyonası Elemeleri(EURO 2020) H Grubu maçında Paris’te Fransa ile 1-1 berabere kalarak liderliğini sürdüren Milli Takımızın gol sonrası “Mehmetçiğe Barış Selamı” Fransızları çıldırttı.Kaan Ayhan’ın golüyle Fransa’nın hayalleri suya düşerkenMillilerimizin gol sevincini asker selamı vererek kutlaması Fransızlara kapak oldu.


Yayıncı kuruluş rejinin “Fransız” kaldığı asker selamını ekrana yansıtmaması büyük tepki aldı.
Türkiye A Milli Takımı futbolcuları11 Ekim’de oynanan Arnavutluk maçında attıkları gol sonrası da gol sevincini asker selamı vererek kutlamıştı.


GAZETECİLERİN DAYANIŞMASI VE ŞAHİN YAŞLIK’I KINAYAN YAZILARI

Internet Gazeteciliğinin kontrolsüz yaygınlaşması ve internet sitesi kurmanın sıradanlaşmasıyla basın irtifa kaybediyor.

Gerçek, güncel, kamu yararı olan, masumiyet karinesine özen gösterilen haber ve yorumların yerini hakaret, şantaj, tehdit alınca gazeteciler itibarsızlaştırılıyor.

Gazeteciler bir birbirlerine eksik, yalan, gerçeği yansıtmayan bilgilerle acımasızca saldırınca eleştiriye tahammülü olmayan hoşgörü fakiri siyasetçi, bürokrat ve sendikacılar da gazetecilere hakaret etmeyi kendilerine hak görüyor.

Son günlerde peş peşe gelen Kocaeli gazeteciler Cemiyeti (KOGACE) açıklamaları gazeteciliğin nereden nereye geldiğine en somut örnek.

Özellikle “rol model” gazeteciler diline, üslubuna, kin ve öfkesine, hırsına, egosuna hakim olamazsa son günlerde meslektaşlarını aşağılayan yazıları daha çok okuruz.

Ağzından çıkanı kulağı duymayan, kaleme aldığı açıklamayı okumayan, kullandığı dile ve üsluba dikkat etmeyen siyasilerin, bürokratların, sendikacıların hakaret sınırını aşan saldırılarıyla yargıda hesaplaşmak zorunda kalırız.

Haksızlıklar karşısında kenetlenmesi gereken gazeteciler,internet sayfalarında hangi gerekçeyle ve ne karşılığı olduğunu bilmediğim hakaret etmeyi alışkanlık haline getiren kişilere yer vermeye, “çanak” tutmaya devam ederse yakın gelecekte okunacak gazete, takip edilecek site bulamayız.

Ancak en büyük tesellim; Her türlü olumsuzluklara, bilgi kirliliğine, hakarete, iftiraya “dur” diyecek, karşı duracak, hakaret edenleri kınayacak sayıları az da olsa gerçeği gören gazetecilerin olması mağdur gazetecilere moral oluyor.

Bir zamanlar haksızlıklar karşısında direnen, tehditlere aldırmayan, doğru bildiklerini yazan İsmet Çiğit’in saf değiştirmesi sonrası kaleme aldığı kadın gazetecileri ve siyasileri hakaret sınırını aşan aşağılayıcı ifadeler içeren yazısı karşısında tepki verilmesi gibi.

Bana ve genel yayın yönetmenimiz Semrel Aşçı’ya sözlü ve yazılı hakaretlerde, iftiralarda bulunan Eğitim Bir Sen Kocaeli Şube Başkanı ve Memur Sen Temsilcisi Şahin Yaşlık’a köşelerinde haddini bildiren meslektaşlarımız gibi.

Hazreti Peygamber Efendimizin (s.a.v.) buyurduğu “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” hadisinde olduğu gibi haksızlık karşısında susmayan, üzüntülerini, geçmiş olsun dileklerini bildiri yayınlayarak, açıklama yaparak, köşelerinde yazarak, sitelerinde kınayarak, telefonla arayarak, gazeteye gelerek bildiren herkese teşekkür ediyorum.

HEP BÖYLE OLALIM

Eğitim Bir Sen Kocaeli Şube Başkanı ve Memur Sen Temsilcisi Şahin Yaşlık’ın bana ve genel yayın yönetmenimiz Semrel Aşçı’ya sözlü, yazılı hakaretleri, iftirada bulunmasının ardından yalnız olmadığımızı görmek sevindiriciydi.

“Haberde Öncü, Yorumda Güçlü” sloganıyla kimseyi aşağılamadan, iftira atmadan, hakaret etmeden gerçekleri yazarken sahiplenilmek doğru yolda olduğumuzu gösteriyordu.

Bugüne kadar eleştiriye tahammülü olmayan siyasetçi, bürokrat, vali, kaymakam, başkan, rektör, akademisyen, avukat, müfettiş, müdürler tarafından yapılan suç duyuruları ve açılan davalardan Yargıtay kararıyla aklanırken yaşadığım sevinci son olayda bana destekleriyle bir kez daha yaşatan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.

Şahin Yaşlık’ı kınayan gazetelerin genel yayın yönetmenleri Adem Turgut (Özgür Kocaeli), Sadun Çetin (Çağdaş Kocaeli), Mevlüt Soysal’ın (Demokrat Kocaeli) bir iki cümlesine yer vermek istiyorum.

Adem Turgut, “Kimse gazetecilere hakaret edemez” başlıklı yazısında özetle

“Yaşlık, Semrel Aşçı’yı gecenin bir saatinde arayıp “Bayan bayanlığını bilecek. Bana sesini yükseltmeyecek. Şerefsizsiniz” diyerek hakaret etmiş. Galip Ataman'ı da kendince aşağılamış. Yaşlık, Semrel Aşçı’yı gecenin bir saatinde arayıp ‘Bayan bayanlığını bilecek. Bana sesini yükseltmeyecek. Şerefsizsiniz’ diyerek hakaret etmiş. Galip Ataman’ı da kendince aşağılamış…

Galip Hoca için bir parantez açmak isterim; 2005 yılında 6 ay kadar aynı gazetede çalıştık. Yan yana masalarda oturduk. Hocam A yazdıysa ben Z demişimdir. Hayata bakışımızda ciddi farklılıklar var. Ancak mesleki olarak o bana sevgisinde ben de ona saygımda hiç kusur etmedik. Araştırmacı gazetecilikte üstüne tanımam… Kalemimin iyi olduğunu düşünürüm ama benden çok daha temiz bir yazım dili olan gazetecilerden biri de Galip Hocadır. Hadi bunları geçtim, mesleki birikim ve yaşına saygı duyuyorum… Bir eğitimciye, bir sendikacıya yakışmayan bu davranışından dolayı Memur-Sen Kocaeli İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Kocaeli Şube Başkanı Şahin Yaşlık’ı kınıyorum.”

Sadun Çetin, “Ataman ve Aşçı’nın yanındayım” başlıklı yazısında, “Bizim Yaka’nın Başyazarı Galip Ataman ağabeyim ile gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Semrel Aşçı Hanımefendiye geçmiş olsun diliyor ve yanlarında olduğumu belirtmek istiyorum. Meslektaşlarımın ifade özgürlüğüne hakaret ederek müdahale eden Eğitim Bir Sen Kocaeli Şube Başkanı ve Memur Sen dönem temsilcisi Şahin Yaşlık’ı ise kınıyorum.”

Mevlüt Soysal, “Biraz Geç Kaldım” başlıklı yazısında “Değerli büyüğüm Galip Hoca’dan (Ataman) çok şey öğrendim. Onunla birlikte çalışmak, onunla sohbet etmek hep çok şey kattı bana…Her zaman yanımda oldu…Beni her zaman destekledi. Fakat ben, bir kadın gazeteciye ağza alınmayacak ifadeler kullanan, Kocaeli’de gazeteciliğin markası olan Galip Ataman’la ilgili iftira dolu söylemler kullanan Memur-Sen İl Temsilcisi Şahin Yaşlık’ı kınamakta biraz geç kaldım.Yoğunluk…Hafta sonu il dışında olmam…Bu gecikmeye sebep oldu. Kusuruma bakmasın Değerli Hocam…Şahin Yaşlık’ı kınarken, Galip Hocamın her zaman yanında olduğumu ifade etmek isterim.”

ÜNAL VE ÖZTÜRK

Kocaeli Gazetesi sahibi ve başyazarı Tanzer Ünal’dan sahip çıkmasını ve Eğitim Bir Sen Başkanı Şahin Yaşlık’ı kınamasını beklemiyordum. Çünkü Tanzer Ünal,1996 yılında gazetesinden ayrılıp Özgür Kocaeli’ye geçtiğimde Şahin Yaşlık’ın iftiralarının aynısını köşesinde yazdığı için ceza ve tazminat davası açtım. Yargıtay’ın onadığı kararla verilen hapis cezası günlüğü 5.000 lira takdir ile 450.000 lira ağır para cezasına çevrildi. Tazminat davasında ise 3.000 TL ödemeye mahkum edildi.

Ama Özgür Kocaeli Gazetesi köşe yazarı Cemalettin Öztürk’ün dünkü Şahin Yaşlık’ı kınayan yazısını önemsiyorum.

Öztürk’ün dünkü yazısı beni tam bir yıl öncesi 15 Ekim 2018 tarihine götürdü ve “Sayın Valim, bu gazeteciyi iyi tanıyın” başlıklı yazısı hatırlattı. Cemalettin Öztürk o yazısında, Tanzer Ünal’ın mahkum olduğu, Şahin Yaşlık’ı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmama neden olan cümleleri daha da ağır bir üslupla kaleme almıştı. Tevafuk olacak ki, tam bir yıl sonra 15 Ekim 2019 tarihinde yazdığı yazıda, sanki özür diliyor, günah çıkartıyor, tövbe ediyor gibiydi.

İşte Cemalettin Öztürk’ün dünkü yazısından özet, “Yerel gazetelerin ilimizde ofset baskılı çıkışı olan 1975’li yıllardan bu yana sektörün içinde halen aktif olan gazetecileri sayarsak; Tanzer Ünal, İsmet Çiğit, Galip Ataman, Güngör Arslan, Sadun Çetin’dir. Ünal’dan sakinliği ve sabrı, Çiğit’ten doğru haberciliği, birlikte çalıştığım Galip Ataman’dan(Galip Hoca) ise araştırma haberciliği öğrendim...Gazetecilik mesleklerini hep izledim. Her birinden farklı mesleki bilgileri kaptım... Bulundukları kurumların sahibi oldular, yöneticilik yaptılar, aktif yazarlık yaptılar. Gazetelerin hep vitrininde bulundular...Göz önünde oldukları için biliniyor, tanınıyorlar...Gal,p Ataman (Galip Hoca) gazete patronu değildi ama Özgür Kocaeli Gazetesi’nde yazarlık yaptığı dönemlerde birlikte çalıştım. Halende yazılarını büyük bir keyifle okuyorum... Geçtiğimiz gün Memur Sen Kocaeli Temsilcisi Şahin Yaşlık gazeteci büyüğümüz

Galip Ataman’ı (Galip hoca) hedef alan hakaretlerini saygısızca bulunuyor.

Hızını alamayan sendikacı, Bizim Yaka Gazetesi’nin kadın genel yayın yönetmeni Semrel Aşçı’yı gece geç vakit arayıp çocuğu ve eşinin yanında kendisine ağır hakaret etmesi iğrenç bir durum...”

****

GÖLCÜK İLÇE MİLLİ EĞİTİMDE KAVGA İLK DEĞİL

Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik ve yakın çalışma arkadaşlarının performansıyla ilçe milli eğitim müdürlerinin performansını kıyasladığımda karşıma çıkan ilçeler arasında Gölcük, kavgalarla dikkatimi çekiyor.

Geçtiğimiz günlerde Gölcük ilçe milli eğitim müdürü Ercan Gülsuyu ile şube müdürü Naim Yüksel’in kavga iddiası beni 2016 yılına götürdü.

O tarihlerde, eşinin özel bir etüd eğitim merkezinin ortağı olduğu ortaya çıkan Şube Müdürü Naim Yüksel adı kavga olayına karışmış, bir kişiyi darp etmesi sonrası olayın savcılığa intikal etmişti.

Soruşturma sonrası Naim Yüksel’in eşine ait etüd eğitim merkezinin kaçak olarak çalıştığının saptanması üzerine etüd merkezi kapatılmıştı.

Olay sonrası milli eğitim il müdürlüğünün başlattığı soruşturma sürerken şube müdürü dönemin Gölcük Kaymakamı Adem Yazıcı tarafından açığa alınmıştı.

Soruşturma sonrası yeri değiştirilerek Kandıra’ya gönderilen Naim Yüksel, çocuğunun mazeretini ileri sürerek idare mahkemesi kararıyla Mart 2018’de Gölcük’teki görevine dönmüştü.

Aradan bir yıl geçmeden “Gölcük ilçe milli eğitim şube müdürü Naim Yüksel’in adı ilçe milli eğitim müdürü Ercan Gülsuyu ile kavga etti” iddiası Gölcük’te konuşulmaya başladı.

İlçe milli eğitim müdürü ile şube müdürünün makam odasında gırtlak gırtlağa kavga ettiği iddiası sonrası Milli Eğitim İl Müdürlüğü soruşturma başlatırken şube müdürü Naim Yüksel Kaymakam Cengiz Karabulut tarafından soruşturmanın selameti açısından açığa alındı.

Valilik onayıyla başlatılan soruşturma sürüyor.

Sonucunu ise herkes merak ediyor.

Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde 2 yılda 2 kavga ve her ikisinde de müdür Ercan Gülsuyu ve şube müdürü Naim Yüksel adı geçiyor.

Zamanlarını, performanslarını eğitim kalitesini arttırmak ve başarı çıtasını yukarı çıkarmak yerine kamuoyunda hoş karşılanmayan kavgalarla geçiren

Gülsuyu ve Yüksel’in başka yerlere gönderilmesi bekleniyor.

Müfettişlerin yürüttüğü soruşturma sonrası Gülsuyu ve Yüksel hakkında nasıl bir karar verileceğini bir süre daha bekledikten onra öğreneceğiz.

Kamuoyunda; daha önce de açığa alınan, soruşturma sonrası yer değişikliği yapılan Naim Yüksel’in bu sefer geri dönemeyeceği iddia ediliyor.

Bence Naim Hocanın soruşturma sonrasını beklemeden başka yere tayin istemesi en mantıklı olanıdır.

Naim Hoca gibi ilçe milli eğitim müdürü Ercan Gülsuyu da son yıllarda yaşananları değerlendirip koltuğunu değil Gölcük’ün eğitimdeki geleceğini düşünerek suçlu olmadığı kanıtlansa bile tayin istemelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?