Yazmaya ve eleştirmeye devam

Yarım asrı geçen gazeteciliğimde eleştiriye tahammülü olmayan hoşgörü fakiri siyasetçi, bürokrat, akademisyen, vali, kaymakam, müfettiş, hakim, müdür, avukat sendikacı, belediye başkanı tarafından hakkımda Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu, tazminat davası açıldı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, “Hedefine saplanacak ok gibi sivri, düşmanın kellesini bir vuruşta koparacak kılıç kadar keskin” kullandığım kalemimle hakaret ettiğim gerekçesiyle yaklaşık 100 kez savcı ve hakim karşısına geçerek yazılarımda suç unsuru olmadığını savundum.

Avukatım olmadan girdiğim davaların ilki 1965 yılında Ankara’da, sonuncusu 2016 yılında İzmit’te olmak üzere bir ikisi dışındakilerin tamamında haklı bulundum.

Benim açtığım dava sayısı ise bugüne kadar 2 oldu.

İlki; yıllar önce çalıştığım gazeteden ayrıldıktan sonra benimle ilgili gerçek olmayan bilgileri yazan, iftira atan, hakaret eden Tanzer Ünal idi. Yazdıklarının gerçek olmaması nedeniyle yerel mahkeme tarafından verilen ceza Yargıtay tarafından onanarak ceza ve tazminata mahkum edildi.

İkincisi; geçtiğimiz günlerde, “Masumiyet Karinesinin” ne anlama geldiğini bilmeyen eleştiriye tahammülü olmayan, hakaret etmeyi, iftira atmayı, aşağılamayı alışkanlık haline getiren Eğitim Bir Sen Kocaeli Şube Başkanı Şahin Yaşlık.

Bir eğitimciye yakışmayan dilin, üslubun sahibi Şahin Yaşlık’ın iftira ve hakaretleri yargıya intikal ettiğinden köşemde tekrar yazarak “prim” yapmasına fırsat vermeyeceğim.

Bugün, 5 Ekim’den bu yana arayarak geçmiş olsun diyen, iftiralarına ve hakaretlerine devam eden Şahin Yaşlık’ın üslubunu doğru bulmayarak kınayanlara teşekkür edeceğim.

Kimler mi?

Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Yönetimi, köşelerinde yazan Adem Turgut ve Sadun Çetin, internet sitelerinde haber yapan meslektaşlarım, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, ismini yazamayacağım saygın ve değerli üst düzey bürokratlar ile akademisyenler, okul müdürleri, telefonla arayanlar, Semrel Aşçı başta olmak üzere Bizim yaka Gazetesi çalışanlarının tamamı, telefonla arayarak destek veren, Şahin Yaşlık’ı kınayan herkes.

Genel yayın Yönetmenimiz Semrel Aşcı’ya cinsiyet ayırımcılığı yaparak en ağır hakaretlerde bulunan Yaşlık’ı Adliye önünde basın açıklaması yaparak kınayan Kadın Platformu Üyeleri.

VARSIN ARAMASINLAR

“Geçmiş olsun” demek, Şahin Yaşlık’ı kınamak için arayanların samimi olduğunu görünce yalnız olmadığımızı gördüm.

Arayan, destek veren, Şahin Yaşlık’ı kınayan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.

Gelelim aramayanlara;

MHP’den, İYİ Parti’den, HDP’den aramalarını beklemiyordum, öyle de oldu.

Yaptığım haberleri kamuoyu ile paylaşırken Bizim Yaka Gazetesi logosunu kapatan, bugünlerde kamu kurumlarına müdür ve eleman yerleştirmekle meşgul MHP İl Başkanı Aydın Ünlü aramış olsaydı benim için sürpriz olurdu.

AK Parti’den sadece basından sorumlu İbrahim Gürsel’in telefonla, “Hocam yapabileceğimiz bir şey var mı? Başkanımız bugünler de çok yoğun olduğundan ben aradım” demesi dikkat çekiciydi.

Dost bildiğim, defalarca köşeme konuk ettiğim, haberini yaptığım, iftiraya uğradığında sahiplendiğim yeni eski milletvekillerinden, il, ilçe ve belediye başkanlarından bir kişinin aramamasını doğrusu yadırgadım.

Konuştuklarında mangalda kül bırakmayan, eğitimin sorunlarından çok üye kapma, okullara müdür atama yarışına giren eğitim sendikalarının rakipleri sendikanın iftira ve hakaretleri karşısında ki suskunluğunu da anlayamadım.

En çok da Kocaeli Meslek Yüksekokulu mezunu olan, diplomasında okul müdürü olarak imzam bulunan Mehmet Ellibeş’in.

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kalkıştığı 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tutuklanan bir dönem Kocaeli Valiliği yapan Memduh Oğuz’un dağıttığı Yargıtay’ın bozma kararını yok sayıp yerel mahkeme kararı üzerinden iftira atan, hakaret eden Şahin Yaşlık’a ilk cevap vermesi gereken kişinin Sevgili Mehmet olmasını beklerdim.

Şahin Yaşlık’ı her eleştirim sonrası iftira atmasını, hakaret etmesini gerektirecek ne mi yazdım?

AK Parti’nin kurucusu, genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı, AK Parti iktidarlarının bakanı Berat Albayrak ile ilgili sosyal medyadan yaptığı, “Durdurun Şu Damadı” paylaşımını eleştirdim.

AK Parti kurulmadan önce 14-15 bin olan üye sayısını 17 yılda yaklaşık bir

Milyona çıkaran Kocaeli dahil Türkiye’de yetkili sendikanın şube başkanının böyle bir paylaşımı kimden aldığını, kurulacak yeni partilere göz kırpıp kırmadığını sordum. Hata yapmışım.

SONUÇ: Destek veren vermeyen, geçmiş olsun diyen demeyen herkesin görüşüne saygı duyuyorum.

Yazılarımı yarım asır önceki heyecanla, aynı kararlılıkla yazmaya, yanlışları eleştirmeye, doğruları sahiplenmeye devam edeceğim.

ŞİİRLE BİTİRELİM

Geliniz bu bölümü A. Yüksel Şanlıer’in yazdığı, “Hani nerede o dost bildiklerim” şiiriyle noktalayalım.

“Hani nerede? O dost bildiklerim!
Sesleri çıkmaz, hep hayal dolaşır,
Hani nerede? Uğrar dediklerim!
Görsem de desem, dert mi bulaşır?

 

Hani nerede? Kahve içtiklerim,
Acı mı kahvem, hatırım yok muydu?
Hani nerede? Dostum dediklerim,
Bir kez uğramak, onlara zor muydu?

 

Hani nerede? Şu dost bildiklerim,
Hepsi mi öldü? Görünmez hiçbiri,
Hani nerede? Sohbet ettiklerim,
Hepsi mi göçtü? Gelmezdir hiçbiri.

****

STEM OKULU VE KIZLARIMIZ

Biliyorum, Vali Hüseyin Aksoy ve Milli Eğitim İl Müdürü Fehmi Rasim Çelik’in farkındalık yaratan projelerini yazdıkça birileri rahatsız oluyor.

Ellerini taşın altına koymazken kıskançlıktan ve hasetlikten çatlayan, yapılanları hazmedemeyenler hop oturup hop kalkıyor.

Onlar ne yaparlarsa yapsın, hangi iftiraları atarlarsa atsın doğru bildiklerimi, hayata geçirilen farkındalık yaratan projeleri yazmaya devam edeceğim.

Özellikle de cinsiyet ayırımcılığının, kadınlara şiddet ve tacizin tavan yaptığı günümüzde geleceğin, “bilim insanı” olmaya aday kızlarımızın fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında hayata geçirilen, “Kızlar İçin STEM Okulunda” ürettikleri projeleri.

Kocaeli Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İhtisas Komitesi ve İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen iki günlük atölye çalışmasına katılan 100'ü Suriyeli 200 kız öğrenci hafta sonu sertifikalarını aldı.

Kızları bilime teşvik etmek için 15 yıldır sarf edilen çabaların sonuç vermesi Vali Aksoy ve Rasim Hoca kadar hepimizi sevindirdi.

Projenin en önemli özelliği ise milyonlarca Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’nin insan odaklı mülteci politikası ve olağanüstü insani tutumunu gözler önüne sermesiydi.

Kız çocuklarının potansiyellerini teknik alanda da ortaya koymalarına katkı sağlayan proje sayesinde genç kızlarımızın yetenekleri ortaya çıkmış oldu.

Vali Aksoy’un talimatıyla Doğu Marmara Kalkınma Ajansı tarafından hazırlıkları yürütülen STEM raporu çerçevesinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler çerçevesinde Kocaeli’deki okullar tarafından yürütülen STEM çalışmalarına baktığımızda;

7 STEM Laboratuvarı, 70 kişilik bir STEM sınıfı, Bilim sanat merkezinin 16 STEM etkinliğinden 706 öğrencinin faydalandığı İzmit’te 10 orta ve lise düzeyinde okul ve Bilim Sanat Merkezi’nde STEM eğitimi ile ilgili 1070 öğrenciye ulaşılmıştır. Bu öğrencilerin yaptığı çalışmalar arasından Oyunlarla biyoloji dersini öğrenmeyi kolaylaştıran Biyobilyoner Projesi, Akıllı Adımlar Projesi, Akıllı Beşik Projesi, Şekil Örüntülerinden Matematiksel Modellerle Problemlere Çözüm Projesi, Bitki Büyümesini İnceleyen Devre Projesi ve Katlanabilir Halı Saha Projesi ödül aldı.

Darıca’da 5 okulda 30 kişilik bir STEM eğitimi dersliği, 1 laboratuvar, 2 atölye, 226 öğrenciye hizmet veren bilişim, kodlama, maker ve STEM atölyesi ile yaşam becerileri atölyesinde 334 öğrenciye, 10 öğrenci kapasiteli 1 STEM eğitimi dersliği ve 1 atölye bulunan Karamürsel’de STEM eğitici eğitimi alan öğretmenler tarafından 37 öğrenciye ulaşmış.

30 öğrenciye hizmet veren bir atölye ile 28 öğrencinin dahil olduğu bir STEM Kulübü bulunan Körfez ilçesinde henüz geliştirilen proje bulunamamakta.

6 öğrencinin istifade edeceği bir derslik ile 600 öğrencinin istifade edeceği 3 laboratuvar bulunan Gölcük’te ulaşılan öğrenci sayısı 200.

İZAYDAŞ’A GÖNDERİLEN 600 TON BHC NE OLACAK?

Sanayici Halil Bezmen tarafından 1980’de ithal edilen, 1985’de yasaklan, Derince’de Merkim depolarında bekletilen BHC, o tarihten bu yana bertaraf edileceği günü bekledi.

45 yıldır dillere pelesenk olan, gazetelere tefrika yapılan BHC ile ilgili o kadar çok yazı yazdım ki sayısını hatırlamıyorum.

Ve hiçbir sorumluluğu olmadığı halde çalmadık kapı bırakmayan, “çakma çevrecilerin” boy hedefi olan Vefa İbrahim Aracı’nın girişimi ve takipçiliğiyle sona gelindi.

“Bu sürece nasıl gelindi, nerede bertaraf edilecek?” sorusunun cevabını bulmak için geliniz zaman tünelinde yolculuğa çıkalım.

Depolardaki 3 bin ton BHC’nin 300 tonu bertaraf edilmek üzere risk alan Vali Ercan Topaca döneminde Almanya’ya yapıldı.

Kalan 2.700 ton BHC’nin bertaraf edilmesine Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (United Nations Development Programma UNDP) ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işbirliğinde proje hazırlandığı 2017 yılına kadar ara verildi.

Mayıs 2018’de, 245 ton kontamine malzeme (Ambalaj, varil, beton vs.) Tehlikeli Atık Yakma Tesisi’nde yakılmak üzere İZAYDAŞ depolarına gönderildi.

İbrahim Aracı, o tarihte İZAYDAŞ’a 369 bin Dolar (1 milyon 734 bin 300 TL) ödedi.

O tarihlerde Türkiye’nin imzaladığı Stockholm Sözleşmesi kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı- United Nations Development Programma), Türkiye Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Ofisi yetkilileri bir araya geldi.

Ekim 2018’de yapılan ve yüzde 80’i Birleşmiş Milletler Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilecek 2 bin 700 ton BHC bertaraf ihalesini Yunanlı Polyecogroup firması aldı.

Merkim depolarında paketlenen BHC’lerin 880 tonunu Fransa’ya, 780 tonu İZAYDAŞ’a olmak üzere toplam 1.660 ton bertaraf edilmek üzere yurt içi ve yurt dışına gönderilecek.

Bugüne kadar BHC’lerin 600 tonu Yüksek Sıcaklıkta Yakma (HTI) tesisleri bulunan İzaydaş’a gönderildi.

Kalan 180 ton BHC’nin İZAYDAŞ’a sevkiyatı önümüzdeki günlerde yapılacak.

İzaydaş’ın özel donanımlı depolarına konan BHC’lerin bir yılda yakılmasının planlandığı belirtiliyor.

FRANSA’YA İZİN YOK

Derince Merkim depolarında paketlenen BHC’lerin 780 tonu İZAYDAŞ’a gönderilirken 880 tonu da bertaraf edilmek üzere Fransa’ya gönderilecekti.

780 tonun 600 tonu İZAYDAŞ depolarına sevk edilirken Fransa’da bertaraf edilmesi programlanan 880 ton BHC varillere konmasına rağmen izin çıkmadığı için henüz Merkim depolarında bekletiliyor.

Gerekçe, Basel sözleşmesi kapsamında notifikasyon sürecinin tamamlanamaması.

UNDP yetkililerinin söylediğine göre paketlenmiş atıklar bertaraf edilmek üzere bir ay içinde Fransa’ya gönderilecekmiş.

SONUÇ: GEF tarafından finanse edilmek üzere UNDP tarafından yurt dışında bertaraf etmek için açılan BHC ihalesini alan Yunanlı firma bugüne kadar notifikasyon süreci tamamlanmadığı için Fransa’ya sevkiyata başlayamadı. Ama

Merkim depolarındaki 245 tonu kontamine malzeme (Ambalaj, varil, beton vs) olmak üzere 845 ton BHC İZAYDAŞ’a gönderildi.

2018’de 245 ton kontamine malzeme İZAYDAŞ Yüksek Sıcaklıkta Yakma (HTI) Tesisleri’nde yakıldı. Kamuoyu, “Önümüzdeki günlerde gönderilecek 180 tonla 780 ton olacak BHC’nin İZAYDAŞ depolarında saklanacak mı yoksa yakılacak mı?” sorusunun cevabını merak ediyor.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?