Toplu Taşıma hikayesi

Her gün yüzlerce araç trafiğe çıkıp yolcu taşıyor. Belediye ve halk otobüslerinden bahsediyorum. Artık tramvayla da ulaşımımız var. Okula giden,işe giden bir çok insan bu şekilde gideceği yere ulaşıyor. Bu yazımda bahsedeceğim şeyler işte bu araçların içinde gördüğüm, duyduğum , bazen kızdığım bazen de güldüğüm olaylar.


Önce bahsetmek istediğim araçlarda kimlere yer verilmeli ve neden? Çocukluğumuzdan beri bize öğretilen otobüste yaşlılara,hamilelere,çocuklu bayanlara ,hastalara ve engelli vatandaşlara yer verilmesiydi. Ancak yeni nesil bunu hiç umursamıyor diyebiliriz. O kadar umursamıyor ki, eskiden uyuma moduna geçip yer vermek istemezken artık gözünüzün içine bakarak inadına  yer vermiyor.Hele şahit olduğum 2 olay var anlatmak istediğim gerçekten hem çok sinirlendim hem de çok üzüldüm. Hamile bir bayan bindi tramvaya bir çok genç yaşta erkek oturuyor,delikanlılar da var. Kimse kadına yer vermedi. Bir başka gün yine engelli bir vatandaş bindi. Aynı şekilde kimse görmedi,yer vermedi. Ben her iki durumda da , sorumlu bir vatandaş olarak  yüksek sesle seslenerek gençlerden hem hamile bayana hem de engelli beyefendiye yer istedim. Demek ki bağıra bağıra gözlerine soka soka yer istemek gerekiyormuş. Şoförlerden de bahsetmek isterim. Bazılarına soru sorduğunuzda adeta kerpetenle laf alıyoruz ağızlarından. Mesela geçen hafta yaşadığım bir olay şöyle gerçekleşti. Otobüs durağa yanaştı. Bir vatandaş şoföre hangi aracın gitmek istediği beldeye gittiğini sorduğunda şoför bey başını tam ters yöne çevirerek 43 numara dedi. Tabi yolcu anlamadı ne dediğini. 
Yine toplu taşıma araçlarında bağıra bağıra müzik dinleyenler ya da telefon ile konuşanlar. Çok komik konuşmalara şahit oluyorsunuz. 
Anlatıyım hemen bir tanesini. Otobüs hınca hınç dolu. 35 yaşlarında bir adam babasıyla konuşuyor; Sizi saymazsa ben de onu boşarım,zaten bunaldım boşarım gider...Bahsettiği eşi. Ve herkesin içinde konuşuyor. Cep telefonları zamansız yakalıyor insanı. Olmaması gereken yerlerde yine olmaması gereken şeyler konuşur olduk.


Pazar çantalarını koyanlar,bebek arabasıyla binenler,sırt çantaları ile 2 kişilik yer kaplayanlar,çocuğunu yanına oturtup koca koca insanların ayakta öyle durmasına normal bir şey gibi bakanlar,sanki araçta onlarca insan taşımıyor gibi aniden frene basan şoförler sayesinde bir sağa bir sola çarpan yolcular, öğrenci olmanın verdiği enerji ile sanki dünya kendi etraflarında dönüyormuş gibi kahkahalar savuran gençler, ayakta zor durmasına rağmen hala otobüs içinde boş olan yere oturmak yerine kendine yer arayan yaşlılar...Kısacası bir otobüsün ya da tramvayın içinde yaşanan çok hikaye var. Kimi komedi kimi dram tadında...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Maral Minareci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?