Gazeteci olduğunu söylemeye 'UTANAN' Çiğit'in son marifeti!

Kocaeli son birkaç gündür; bir zamanlar yanına yaklaşılmayan, kaleminden korkulan İsmet Çiğit’in “tükenişini” konuşuyor.

Gazeteciler; rahmetli babası Dündar Çiğit ve abisi Cevat Çetin’in mirasını hoyratça harcayan İsmet Çiğit’in “bitişine” neden olan yazısını eleştiriyor.

Siyasiler; Sefa Sirmen başta olmak üzere CHP’nin yere göğe sığdıramadığı, AK Parti’nin üzmemeye özen gösterip sahiplendiği İsmet Çiğit’i “kınama” açıklamalarıyla yerden yere vuruyor.

Sevgili okurlar, gazetecilikte de bir yerlere gelmek çok zor olduğu kadar çok önemlidir.

Ama daha da önemlisi o yerde kalmayı başarabilmek ve hep saygıyla anılmaktır.

Yıllar içinde elde edilen “güven ve itibarı” kaybetmemek, raflardan indirilen “son kullanma tarihi geçmiş meta” gibi çöpe atılmamaktır.

Allah hiçbir gazeteciyi okur ve kamuoyu önünde İsmet Çiğit gibi itibarsızlaştırmasın, prestij kaybı yaşatmasın.

Hırsına, öfkesine, egosuna, kalemine sahip olamadığı için bugün İsmet Çiğit’in yaşadığı ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır.

Bir dönem televizyon sunuculuğu yapan Güner Ümit, programda, ‘Mum söndü yapıyorlar’ cümlesini kullanınca aldığı tepkiler sonrası özür dileyerek televizyonculuğu bırakmak zorunda kalmıştı.

Canlı yayınlanan “Ya şundadır, Ya Bunda” programının sunucusu Mehmet Ali Erbil, sahnede eşofmanını indirdiği yevmiyeli çalışanının cinsel organının görülmesiyle yaşanan skandal sonrası milyonlarca lira tazminat ödemek zorunda kalmış ve program iptal edilmişti.

Her zaman kamuoyu önünde olan yasama, yürütme ve yargının ardından dördüncü güç kabul edilen medyada çalışanlar eline, diline, kalemine hatta “beline” sahip olamayarak şımarırlarsa sonları budur.

Yıllardır gerçek yüzlerini gizleyen, ağzından çıkanı kulağı duymayan, yazdıklarını okumayan yakınımızda o kadar çok “kalemşör” var ki.

İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde ders verdiğim yıllarda genç iletişimcilere “rol model” alacakları gazetecileri seçerken dikkatli olmalarını, seçici davranmalarını hep bunun için istedim.

 

İSMET ÇİĞİT ŞAŞIRTMADI

Rahmetli babası Dündar Çiğit ve abisi Cevat Çetin’in mirasını tüketip patronu olduğu gazeteden kovulduktan sonra küçümsediği internet kanalında kaleminden kin, nefret, hakaret fışkıran, meslektaşlarını küçümseyen yazılar yazan İsmet Çiğit’in o yazısı beni hiç şaşırtmadı.

Yıllar önce aile şirketi gazetesinde “köpeğe tecavüz etti” haberini okuyan okul müdürünün intihar ettiğini, iki yıl önce köpeğe taciz olayını örnek vererek “Kocaeli’ye genel ev” istediğini, Kocaelispor’un 3-1 galip geldiği Yozgat Yimpaş maçı sonrası “Giren çıkan Yimpaş’a “diye bağırdığını bildiğim İsmet Çiğit’in “Mutlu Yıllar Özgür Kocaeli” başlıklı yazısında kullandığı iğrenç, çirkef ifadeleri yadırgamadım.

Ramazan ayının ilk günü köşesinde şarap-viski muhabbetini okuduğum, kumar oynamak için yurt dışına gitmemek için Seka’ya kumarhane açılması haberini gazetesinde manşetten veren İsmet Çiğit’in son yazısı benim için sürpriz olmadı.

Geliniz; patronluğunu yaparken maaşla çalışmak zorunda kaldığı Özgür Kocaeli Gazetesi’nden kovulduktan sonra 29. Yaş gününde esamesinin anılmaması nedeniyle çılgına dönen İsmet Çiğit’in o yazısına göz atalım..

“…Beni CHP’li güvenilmez dost olarak niteleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, şimdi CHP’de aktif örgüt görevi yapmış kaltaklarla kucak kucağa dans ediyor…Radikal solcu muhabirlerin gazetelerde iş bulmasına aracılık ediyor…”

İsmet Çiğit hasetliğinden, kıskançlığından, eski itibarı görememekten, en çok da gözünü açtığı gazetenin yaş gününü ilk kez kutlayamamaktan olsa gerek ağza alınmayacak çirkin ve çirkef sözcüklerle kadın gazetecilere hakaret etmiş.

Daha dün kapısında aş ve iş istediği, oğlunu işe aldırdığı Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a hiç de hak etmediği hakareti aşan, boyundan büyük laflar etmiş.

Sahi Tahir Hoca, Yunus Emre’nin dediği gibi, “Yaratılanı severim Yaradan’dan ötürü” anlayışıyla insan olduğu için yaklaştığı, dost bildiği, sohbet ettiği dinle, imanla, tasavvufla ilgisi olmayan İsmet Çiğit’in kin, öfke ve nefretle yazı yazmasını gerektirecek ne yapmış?

Saygın bir akademisyen, başarılı bir bürokrat, güvenilir bir siyasetçi olan Tahir Hocayı hiç de hak etmediği iğrenç ve basit sıfatlarla suçlamasına neden olacak hangi yanlışı yapmış?

Yazıklar olsun! Ne diyeyim, kötü söz sahibinindir!

İsmet Çiğit’in yazdıklarını yadırgamıyorum. Çünkü o bunu hep yapıyor.

Ama o yazıda itibarsızlaştırılan Tahir Hoca, hedef seçilen Tahir Hoca, hakarete uğrayan Tahir Hoca ama olmasına rağmen gazetecilerin tepki yazılarında, siyasilerin kınama açıklamalarında Tahir Hoca’dan bahsedilmemesi garip değil mi?

Varsın onlar İsmet Çiğit’in hedef aldığı asıl mağdur Tahir Hocaya geçmiş olsun demeyi çok görsünler.

Ben diyorum; Geçmiş olsun Tahir Hoca.

Yalnız Tahir Hocaya değil.

İsmet Çiğit’in isimlerini yazma cesareti gösteremediği, “ödlek” kimliğinin arkasına sığınarak, vicdanla, yasayla, meslek ilkeleriyle bağdaşmayan hakaret içeren, aşağılayıcı, onur kırıcı sıfatlarla zan altında bıraktığı TÜM KADIN GAZETECİLERE DE GEÇMİŞ OLSUN.

 

ÇİĞİT UTANIYORMUŞ!

Özgür Kocaeli Gazetesi’nde yazdığı “Kocaeli’ye genel ev açılsın” yazısı sansürlenerek siteden kaldırılan İsmet Çiğit, küçümsediği internet sitesinde meydanı boş bulunca esmiş gürlemiş.

Bu kentte gazeteciliği bütün kurallara göre yaptığını iddia eden, gazetecilik havası atmayı en çok hak eden kişinin kendisi olduğunu savunan, diğer gazetecileri küçümseyen İsmet Çiğit, bu sefer baltayı kötü taşa vurdu.

Kadın genel yayın yönetmeni, yazı işleri müdürü, muhabir sayısı her geçen gün artarken, erkeklerden daha çok başarılı olurlarken kadın gazetecileri böylesi aşağılamak ne İsmet Çiğit’in ne de bir başkasının hakkıdır.

İsmet Çiğit, o günden bugüne tek özür sözcüğü yazmayarak kendisine yakışanı yapıyor.

Aksine Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin 20.09.2019 tarih ve2019/4069 sayılı kararına istinaden 5651 sayılı kanun uyarınca Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından erişime engellenen o yazı ısrarla sitede yayınlanmaya devam ediyor.

İsmet Çiğit’in, Başkan Tahir Hoca ve kadın gazetecilere hakaret ederek aşağılamasından rahatsız olmamasını anlıyorum.

Ama saygıdeğer hanımefendi eşi ve müstakbel iki gelininin o yazıyı okuduktan sonra neler düşündüklerini doğrusu merak ediyorum.

İsmet Çiğit’e hep sahip çıkan, sırdaşı ve yoldaşı olan Sefa Sirmen ile yazıda adı geçen Fatma Kaplan Hürriyet’in suskunluğuna da anlam veremiyorum.

Geliniz İsmet Çiğit’in Gebzeli gazetecileri küçümseyen yazısını da hatırlayalım.

Eleştiriye tahammülü olmayan, ama başkalarını acımasızca, hakaret ederek en ağır şekilde eleştiren, burnundan kıl aldırmayan İsmet Çiğit’in 10 Aralık 2018’de “Bu kentte gazeteci olduğumu söylemeye utanıyorum” yazısını hatırlayalım.

El Hak doğru. Utanmak ne kelime. Yüzü kızarıyordur ama belli etmiyor.

Gelelim İsmet Çiğit’in “Bu kentte gazeteci olduğumu söylemeye utanıyorum” yazısına.

Kibirli tavrıyla övünen, monşer yazılarıyla siyasileri yönetmeye soyunan, KOGACE seçimine müdahale ederek mevcut yönetimin 4 oyla seçimi kazanmasında etkili olan İsmet Çiğit o yazısında sadece utandığını söylememiş.

Gebzeli gazetecileri küçümseyen, dışlayan, ötekileştiren, önceki gazeteciler cemiyetinin çirkinleştiğini, çirkefleştiğini kaleme aldığı yazısının ardından gelen tepkiler sonrası, “Bir hafta boyunca hakaretlere, haksızlığa maruz kaldım ve öfkelendim. Bana durduk yerde hakaretler yazanlara sözlerini misliyle iade ediyorum” demiş.

İsmet Çiğit, kendisini eleştirenler belli olduğu için çirkinleştiğini, çirkefleştiğini durduk yerde yazanlara sözlerini misliyle iade etmiş.

Tamam da durduk yerde suçlayıcı, çirkin, çirkef, aşağılayıcı, onur kırıcı yazısının sahibi İsmet Çiğit’, o sözleri misliyle kşimiade edecek.

İsmet Çiğit, biraz cesaret gösterip, elini vicdanına koyup o isimleri de açıklasa da onlar da gereğini misliyle yapsa!

 

KOGACE KINAMIŞ!

İsmet Çiğit’in hakaret ettiği kadın gazetecilerin isimlerini yazmaya cesaret edememesini anlıyorum.

Ama Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti (KOGACE)’nin kınama açıklamasında yazının yayınlandığı internet sitesi ile yazıyı yazan gazetecinin adının yazılmamasını anlayamıyorum.

İşte o kınama yazısı, “Bir internet sitesinde 19 Eylül 2019 tarihinde yayınlanan
yazarı ve yazıyı KOGACE oy birliği ile ‘kınama’ kararı almış ve gereği yapılmak üzere KOGACE Disiplin Kurulu’na sevk etmiştir.”
Dahası, bu kınama kararıyla ilgili metni çok aramama rağmen KOGACE Internet sitesinde göremedim.

Kimse kusura bakmasın. KOGACE, bu kınama kararında isim belirtmeyerek, sitesinde yayınlamayarak kötü sınav vermiştir.

“Ses Kocaeli’de yazan İsmet Çiğit’i kınıyoruz ve disipline sevk ettik” demiyor diyemiyor.

Neden çünkü Aralık 2018’de yapılan ve 4 oyla kazanılan seçimin en önemli aktörü İsmet Çiğit ve ekibiydi de ondan.

İsmet Çiğit’in hakaret ettiği, aşağıladığı kadın gazetecilerin isimlerini yazmadığı, yazmaya cesaret edemediği gibi bugünkü cemiyet yönetimi de İsmet Çiğit adını yazmaz, yazamaz!

SONUÇ:İnsanlık,arkadaşlık, dostluk,meslektaşlık,dayanışma, hoşgörü, sevgi, empati gibi duygulaar yok edilince böyle oluyormuş demek.

Allah kimseyi İsmet Çiğit’in durumuna düşürmesin. Amin!

O tarihten buyana 5 gün geçti. Kocaeli basın dünyası çalkalanıyor İsmet Çiğit’te tık yok.

O yazıları, o onur kırıcı hakaretleri, itibarsızlaştıran cümleleri sanki başkası yazmış.

Pişkinliğin bu kadarına da pes doğrusu!

**************************************************************************

BELEDİYELER VERGİ PAYINI YATIRMAMIŞ!

31 Mart seçimleri sonrası yeni seçilen başkanların ilk işi önceki dönemin borçlarını açıklamak oldu.

Yönetimi AK Partililerden alan CHP’lilerin ısrarla gündeme getirdiği borç açıklamalarına zaman zaman başkanlığı AK Partiliden alan AK Partili başkanlar da katıldı.

Belediyelerin vergi, prim, müteahhit, esnaf borçları çarşaf çarşaf açıklanırken kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla tahakkuk eden emlak vergisinin Önce yasaya yüzde 10 oranında katkı payından kaynaklanan borçlarını kimse açıklamadı, gazeteler yazmadı.

Valilik ve belediye bültenlerini kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle gazetecilik yapmayı alışkanlık haline getirenlerin böyle bir paydan haberdar olduklarını sanmıyorum.

Demek ki yeni seçilen belediye başkanları da işin farkında değil.

Önce “Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına ait Katkı Payı” nedir,  kimden ve ne kadar alınıyor, nerede kullanılıyor ona bakalım.

Bir: Belediyelerin her yıl mart ve temmuz aylarında vatandaştan tahsil ettiği emlak vergisinin yüzde 10’u valiliğe yatırılıyor.

İki: Valilik, o paradan kanun gereği her yıl belediyelere bölgelerindeki kültür varlıklarının korunması, onarımı için hazırladığı proje doğrultusunda ödeme de bulunuyor.

Üç: Belediyeler, vatandaştan topladığı emlak vergisinden yüzde 10’unu katkı payı olarak katkı payı olarak tahsil edildiği ayı takip eden ayın onuncu günü akşamına kadar valilik bünyesindeki Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) hesabına yatırmak zorunda.

 

128 MİLYON TL BORÇ

Gelelim belediyelerin vatandaştan bazen zamanında bazen icra marifetiyle tahsil ettiği yüzde 10 katkı payını Kocaeli Valiliği YİKOB hesabına yatırıp yatırmadığına.

Yüzde 10 katkı payını ödemeyen belediyelerin toplam borcu 128 milyon TL.

En borçlu belediyeler sıralamasında 30 milyon TL ile Gebze başı çekiyor.

Onu 25 milyon TL ile İzmit, 20 milyon TL ile Kartepe, 16 milyon TL ile Çayırova, 15 milyon TL ile Dilovası, 10 milyon TL ile Körfez Belediyesi takip ediyor.

Vatandaşın ödediği emlak vergisinin yüzde 10 katkı payını YİKOB’a ödeme konusunda en duyarlı belediyeler ise Darıca, Karamürsel, Kandıra ve Gölcük.

Önemli bir not; Kocaeli Valiliği YİKOB, belediyelerin ödemesi gereken yüzde 10 katkı payının yüzde 70’ini tahsil ederek Türkiye’de ilk 10’da yer alıyor.

 

16 MİLYON HARCANDI

Yasa gereği belediyelerden tahsil edilen yüzde 10 katkı paylarından 2018’de 13 milyon 100 bin TL, 2019’da 2 milyon 700 bin TL olmak üzere toplam 15 milyon 800 bin TL taşınmaz kültür varlıklarının bakımı, onarımı, restorasyonu için kullanılmış.

Belediyelere yapılan ödemelere baktığımızda; Körfez 5 milyon, Kültür ve Turizm Bakanlığı 4 milyon, Darıca 3 milyon, Büyükşehir ve Kandıra 1’er milyon, Kartepe, Gebze, Karamürsel az miktarda para harcamış.

İzmit, Başiskele, Çayırova, Dilovası, Derince, Gölcük ilçeleri taşınmaz kültür varlıklarının bakımı, onarımı, restorasyonu için proje üretmemişler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.