Metal yorgunları

‘Kişilik,bir kişinin kendine özgü düşünce, duygu ve davranış kalıplarını ifade etmek için kullanılır.

Kişilik, ilk çocukluk yıllarında şekillenir ve çoğu zaman sonraki yıllarda da önemli değişiklikler göstermeden süre gider.

Kişilik özellikleri, insanların kendisini, başka insanları ve olayları algılama ve yorumlama biçimlerinde, duygusal tepkilerinde, diğer insanlarla ilişkilerinde, gereksinim, istek ve dürtülerini doyurma biçimlerinde kendini gösterir.’

Amacım psikolojik bir tanımlama yaparak bir hüküm vermek değil tabi ki.

Sadece toplumun göz önünde olan, birçok yetki ve sorumluluk makamlarında yer edinen, ya da bu yerlere ulaşma iddiasında olan kişilerde olması gereken, insani, psikolojik ve toplumsal fayda için yeti sahibi kişilikler mi?

Yoksa, sığ bir menfaat peşindeki kişilikler mi?

Bu ayrımı dikkatlerinize sunmak istedim sadece...

Örneğin; son birkaç gündür AK Parti teşkilatlarının yenilenmesi için ifade edilen metal yorgunluğunun olup olmadığı, buna karar verecek ve uygulayacak olan makamların ve o makamları işgal edenlerin yetki ve sorumluluğunda..

Bize düşen bu yorgunlukları biraz daha kişiselleştirerek, şimdiye kadar yaptıkları katkı(!) ve etki(!) ile beklentilerin karşılaştırması olmalı bence.

Yani metal yorgunu kişiler, “kendine özgü düşünce, duygu ve davranış” sahibi miydiler ki sizce?

Hür iradeleri var mıydı mesela? Doğruya doğru, eğriye eğri diyebilme cesaretleri var mı?

Gerçi böyle bir imkân ve fırsat veriliyor mu ayrıca!

Biat ve sadakatli kişilikler mi? Yoksa liyakat sahibi kişilikler mi?

Geçmiş zaman tecrübeleri gösterir ki; kişi, bir süreliğine, belki de hasbelkader bile demenin pek uygun düşmeyeceği çok dar ve sınırlı “bizlik”lerin sonucunda, bir mevki, konum, makam elde ettiyse eğer ve bu makama değil güç kudret vermek, rutin dışında bir ilerleme de sağlayamadıysa, katkı veremediyse,

Sadece zamanını ve fiziki varlığını sokaklarda dolaştırmayı, katkı olarak benimsemişliği de öğrenmişse,

Edindiği doğruyu da, büyüklerine(!) insan kalabalığı ve ölçülemeyen bir oy potansiyeli olarak sağlamışlığı varsa,

Kişisel hedeflerinin ve imtiyazlarının dışında, başkaca bir toplumsal hedef, mevcuda ve geleceğe sorumluluk hissetmiyorsa,

Maddi zenginliğini manevi zenginliklere tercih ediyorsa ve başkalarına da bu yönde kötü örneklemeler sunuyorsa,

Düşünce, fayda, geleceğe kazanç üretmekten ziyade, sadece söyleneni yapmayı tercih etmeyi bir görev sayıyorsa,

Rüzgârla geldiklerini unutup, başarıları kendilerinden emaret biliyorlarsa, gün gelir, nöbet sırası da, metallerin değişme sırası da gelir elbette.

Bir yorgunluk olduğu muhakkak..

Ama yorgunluğu gidermek için yeniden yorgun metallerle işe başlanacağı da, geçmişte olduğu gibi “değişmeyen tek şeyin, değişimin ta kendisi” olduğu sanırım. Bu değişimlerin bile taze güç kattığını, gücün devamını sağladığını da kabul etmek gerek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kalabalık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

hayri tokgöz - çok doğru şeylerden bahsetmişsiniz. tespitleriniz yerinde kutluyorum.rn15 sene il yönetiminde olup yükünü tutmak ve sahibinin sesi olmaktan başka bir özelliği olmayanların değişip değişmeyeceğini, yorulmuş, yorulmamış olduğunu göreceğiz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Temmuz 17:19


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?