Ciğer!

Memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalı, bundan daha önemli olanı ise,bir çiftçi ailesini geçindirebilecektoprak, hiçbirsebep ve suretle bölünmemeli,çiftçiye arazi vermekdeherhükümetin devamlı takip etmesi lazım gelen bir mecburiyet olmalı!

Türk köylüsünün işleyebileceği kadar toprağıtemin etmek, memleketin üretimini zenginleştirecek başlıca çarelerden olupmilli ekonominin temelideZiraat’tir! Demiş!

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

****

Muhacirlere ve köylüleredefalarca toprak verilmesine öncülük etse de! hayal ettiği gibi bir toprak reformunu yapmaya ömrü vefa etmemiş!

Çünkü sorun büyüktür,yeni kurulanülke topraklarının yüzde 80'ikullanılmamakta,nüfusun yüzde 80'i de köylerde yaşamaktadır.

****

Bu ilk adımlardan sonra,toprak reformu 1945'lerdemecliste de görüşülmeye başlanmış.

Toprak reformunun gerekliliğini, üretimin yaygınlaştırılmasını savunanlar olduğu gibi,itirazedenler de olmuş.

Kendilerinindeon binlerce dönüm topraklarıolmalarından mütevellitkonu hakkındatecrübelitoprak ağası vekiller itiraz etmiş!

****

Hatta adını tam hatırlayamadığım sonradanmerhum eski başbakanımız AdnanMenderes bey ile Demokrat Parti'nin kurucularındandaolanve tek parti CHP’sinden ayrılış nedenleri bu yasa olarak bilinen,toprak ağası bir vekilimiz!

Şöyle buyurmuş meclis konuşmasında;

Ağalar!

Padişahı devirdik, halifeyi yolladık,şapkayı giydik, Latin harflerini kabullendik, tekkeleri kapattık,bazı gerekçelerle varlık vergisini bile kabul ettik, fakat köylüyü toprak edindirme yasasınıaslakabul edemeyiz!

O kadar da uzun boylu değil!

Bu düzeni bozmak anlamına gelir, kalite düşer,üretim mümkün oldukça birleştirilmeli,tek elde toplanmalı,köylü ne anlar ekip biçmekten,ürettiğinipazarlamaktan,komünistvaribu yöntem zinhar, yazıktır, günahtırbenzeriçok hararetli konuşmalaryapmış.

Durduk yere düzeni bozmaya ne gerek var nihayetindeköylünün karnı doyuyor,az çok yevmiyeleriveriliyordemiş!

****

Hak ettikleri ve insanca şartlarda geçinebilecekleri yevmiyeden mahrum olduklarını cümle alem biliyor da, karınlarını doyuruyoruz cümlesi dahailgi çekiciydi!

Doyuruyoruz derken,tabi o kadar ırgatı doyurmak kolay mı?

Meğer! Aç karna yendiğinde akşama kadar tok tuttuğu ve zenginlereti tercih edip, sakatatyemediği için bedava denebilecek kadar ucuz olduğu,tarlalarda“maaile”çalışan Adana ve Çukurova köylüsünün temel yiyeceği imişciğer!

İşin özü o zamanlar, kasaplar veya varlıklı aileler, koyun kuzu kesince sakatatın tamamınızatençöpe atıyormuş, kimse yemediği için.

İşte böyleyken böyle!

Sonradan zenginin mezesi, turizmi teşvik eden ve kahvaltıların vazgeçilmezi olan Adana ciğeri meğeryoksul ırgatın“zorunlu”yiyeceği imiş.

Aç karnına sabah kahvaltıda yenilinceakşama kadar tok tutarmış insanı ki, bizde denedik,lezzeti de tokluğu da doğruymuş!

Meğer! Her duyduğumuzda özendiğimiz, gidip yemek için planlar yaptığımızAdana ciğerinin mazisinde denehüzünlervarmış.

Belki de lezzetideoradan geliyordur, hüznü kadar mazisi de var nihayetinde.

Son cümleyi dinleyince ne diyeceğimizi bilemedik, çoluk çocuk sustuk hep beraber, Allah’tananlatmak içinyemeğimizin bitmesini beklemişatadan dededen ciğer işiyle uğraşanAdanalı abla!

Ne diyelim rahmet okuduk içimizden! Ozor yılları yaşayan,ciğer tokluğuyla akşama kadar o güneşin altında çalışanherkese.

İşte böyleyken böyle.

Neyse, bu yazı da böylehüzünlüoldu, hakkınızı helal edin.

Selam ve dua ile...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yücel Alpay Demir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.