Her yerde "eğitim" konuşuluyor

2019-2020 eğitim öğretim yılı bugün; Vali Hüseyin Aksoy ve milli eğitim il müdürü Fehmi Rasim Çelik’in Karamürsel Yalakdere İlkokulunda çalacakları ilk zil ile başlayacak.

Bin 351 okulda 395 bin 435 öğrenci ve 25 bin 321 öğretmen ders başı yapacak.

2018-2019 eğitim öğretim yılında yaşanan, eğitimcileri yasa boğan üzücü olayların yaşanmaması temennisiyle tüm öğrencilere ve öğretmenlere başarılar diliyorum.

55 yıllık gazetecilik yaşamımda binlerce haber yaptım, yazı yazdım.

57 yıllık eğitimci olarak ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim her kademesinde öğretmen ve yönetici olarak görev yaptım.

Binlerce öğrenci yetiştirdim, onlarca vali ve milli eğitim müdürü tanıdım.

Eğitimcilik refleksinden ya da devlet işleyişinde eğitimin önemini iyi bilmemden olsa gerek önceliğim hep “eğitim” oldu.

Eğitimim kalitesini arttıran, başarı çıtasını yükselten, farkındalık yaratan projelere imza atan, özveriyle çalışan eğitimcileri hep sahiplendim.

Liyakata, deneyime, bilgi birikimine göre değil de siyasilerin ve sendikacıların isteğiyle verilen “çakma” puanlarla müdür görevlendirmelerini hep eleştirdim.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan masa başında kulaktan dolma bilgilerle kişi ve kurumları itibarsızlaştıran haberleri yapan meslektaşlarımı uyardım.

Emeğe olan saygımdan “marifet iltifata tabidir” diyerek başarılı öğrencilerin ödüllendirilmelerine vesile oldum.

Yaşadığımız dijital çağda nasihattan çok iyi örneğe ihtiyacı olan çocukları okula ve hayata hazırlayan okul öncesi eğitimin, robotik sınıf ve kodlama atölyelerinin yaygınlaşmasına öncülük edenleri alkışladım.

Eğitimcileri itibarsızlaştırmak için yarışan gazetecilerle milli eğitimi yönetmeye soyunan sendikacıları eleştirdim.

Son yıllarda eğitim kalitesini arttırmak için 7/24 özveriyle çalışan Rasim Hoca ve çalışma arkadaşlarından övgüyle bahsettim.

Başarı çıtasını yukarılara çıkarmak için cumartesi pazar demeden zamanlarının büyük bölümünü öğrencileriyle geçiren okul müdürleriyle öğretmenlere sahip çıktım.

Tüm bunları yaparken kalitenin artmasından, başarı çıtasının yükselmesinden

Rahatsız olan, milli eğitimi yönetmeye kalkan sendikalarla yöneticilerinin boy hedefi oldum.

Nasırlarına bastığım sendikacılar sağda solda “hasetliklerinden” bağırsalar da, eğitimde gelinen noktayı göremeyen gazeteciler yaşanan üzücü adli bir kaç olayla eğitimcileri itibarsızlaştırmaya çalışsalar da Türkiye Kocaeli’deki eğitimi konuşuyor.

Vali Aksoy ve milli eğitim müdürü Çelik’in kapısını çalarak eğitimin kalitesini arttırmak için özverili çalışmalarını model alıyor, başarılı okul yönetici ve öğretmenlerinin performansını örnek gösteriyor.

Ulusal ve uluslararası yarışmalara katılan öğrencilerin farkındalık yaratan projeleriyle kazandıkları birincilik ödüllerini alkışlıyor.

RASİM HOCA FARKI

Milli eğitim bakanlığının yanlış karar ve uygulamaları, milli eğitim il müdürlerinin zamanında önlem almaması nedeniyle bir çok yerde okullar sorunlarla açılacak.

Kocaeli’de Vali Aksoy’un talimatları, müdür Çelik’in aldığı önlemlerle 2019-2020 eğitim-öğretim yılı “sıfır sorun” ile başlayacak.

Kimin ne söylediğini, kimin ne yazdığını, kimin ne düşündüğünü bir kenara bırakalım.

Yeni eğitim öğretim yılının ilk gününde eğitim kalitesinden ödün vermeyen, başarı çıtasının yukarılara çıkarmak için özveriyle çalışan Rasim Hocanın performansına göz atalım.

Devletin kemer sıkarak tasarruf yaptığı, ödenekleri durdurduğu bir dönemde okullar açılmadan 270 okul onarımını tamamlayan, 2.372 derslik inşaatını devam ettiren, taşımalı eğitim ihalelerini yapan, öğretmen sorununu halleden, yeni açılan 11 okulun donatım malzemesini temin eden, kitapları eksiksiz okul sıralarına konmasını sağlayan Rasim Hocanın Ankara’daki diyaloğunun Kocaeli’ne neler kazandırdığını konuşalım.

Sendikaların milli eğitimi yönetmesine izin vermeyen, eğitimin kalitesini arttırmak için elini taşın altına koyan yöneticileri kucaklayan, öğretmenlerin motivasyonunu arttıracak eğitimler vererek özgüven kazandıran Rasim Hocanın, Kocaeli’de her yerde eğitimin konuşulmasına neden olan elindeki ‘sihirli değneğin” sırrını tartışalım.

Eğitim kalitesini arttırmak, başarı çıtasını yukarılara çıkarmak için 7/24 özveriyle çalışan Rasim Hocanın kıymetini bilelim.

Saçlarını ağartan, sağlığını riske sokan Rasim Hocanın Kocaeli için bir şans olduğunun bilinciyle “köstek” değil “destek” olalım.

2019-2020 Eğitim Öğretim yılının başladığı bugün, geçen yıl yaşanan üzücü olayların yaşanmaması temennisiyle bir kez daha eğitimin tüm paydaşlarına başarılar diliyorum.

İZMİT İLÇE MÜDÜRLÜĞÜ

Milli eğitim müdürü Rasim Hocanın ilçelerdeki en yakın çalışma arkadaşı ilçe milli eğitim müdürleri.

İl protokolunun görev yaptığı İzmit’te her zaman göz önünde bulunan ilçe milli eğitim müdürü Ömer Akmanşen’in avantajları kadar sıkıntıları da var.

Diğer ilçe milli eğitim müdürleri yanlış anlamasın, “Gözden uzak olan gönülden de uzak olur” atasözünde olduğu gibi çalışmalarını görmezden geldiğimi, kendilerini unuttuğumu düşünmesinler.

İzmit’te yaşadığım, İzmit’te gazetecilik yaptığım için İzmit ilçe milli eğitimin yaptıklarını görmem, izlemem, yazmam doğaldır.

Bugün Kocaeli’de eğitim-öğretim “sıfır sorun” ile başlıyorsa Rasim Hocanın en büyük destekçileri yardımcıları ilçe milli eğitim müdürleridir, bu böyle biline.

Gelelim, vali ve il milli eğitim müdürünün bulunduğu, eğitimin açığını bulup eleştirmek için fırsat kollayan yerel gazetecilerin çoğunlukta olduğu İzmit ilçe milli eğitim müdürünün işi gerçekten çok zor.

Ama Rasim Hoca ile aynı ilçede çalışıyor olması, sorunlara anında birlikte müdahale etmeleri açısından çok şanslı.

Ömer Hocanın eğitime katkısını, başarısını, performansını anlatmayacağım.

İzmit milli eğitimin yaşadığı yer sorununa dikkat çekmek istiyorum.

4 bin 817 öğretmenin görev yaptığı, 70 bin 66 öğrencinin öğrenim gördüğü 278 okul bulunan İzmit ilçede görev yapmak kolay değil.

Bu rakamlara özel okulları da kattığımızda sayı daha da yukarılara çıkıyor.

Böylesi bir ilçede milli eğitim hasarlı olduğu raporu olan küçük, ihtiyaca cevap vermeyen, hizmet verenlerin de hizmet alanların da mutlu olmadığı bir binada hizmet veriyor.

Görev yapacağı oda, kullanacağı masa olmadığı için çoğu görevliler farklı okullarda görev yapmak zorunda kaldıklarından zaman zaman hizmet aksayabiliyor.

Kocaeli’de eğitim kalitesinin arttığını, bireysel değil kurumsal başarının arttığı, eğitim-öğretimin “sıfır sorun” ile başladığını konuştuğumuz bugün, o bina İzmit ilçe milli eğitime yakışmamanın ötesinde hizmet verilemiyor.

Geliniz mkısır tartışmaları bir kenara bırakalım, Ankara, İzmir, Bursa, Adana valilikleri, İstanbul, Manisa ve şu an da hatırlayamadığım bir çok il milli eğitim müdürlüğünün kullandığı tarihi binalar gibi İzmit İlçe Milli eğitim Müdürlüğünü Gazi Lisesi tarihi binasına taşıyalım.

Binanın kütüphane yapılmasının şehir merkezindeki esnafa en küçük katkısı olmayacaktır.

Ama ilçe milli eğitim müdürlüğünün taşınması halinde binaya müdür, öğretmen, öğrenci, veli, esnaf, müteahhid, kısaca milli eğitimde işi olan herkes gelecek ve bölgedeki esnaf “nefes” alacaktır.

Umarım farklı bir karar verilmez de eğitimciler ve şehir merkezindeki esnaf daha fazla mağdur edilmez.

********************************************************

VALİ AKSOY, " 2 YILDA OKUL ÖNCESİ YÜZDE 100 HEDEFİNE ULAŞTIK"

Vali Hüseyin Aksoy ile sohbet ederken, telefonda konuşurken önceliğimiz, eğitimdir.

Bir süre önce ziyaret ettiğimde, hafta sonu telefonla konuştuğumda sayın validen geride kalan yılın değerlendirmesini ve 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılından beklentilerini sordum.

Kocaeli’ne geldiği ilk gün önceliğinin eğitim olacağını söyleyen sayın vali deyim yerindeyse 2.5 yıl eğitimle yattı eğitimle kalktı.

Eğitimi önemsemesi, gündeminin ilk sırasına eğitimi alması sayın valinin diğer alanları ihmal ettiği anlamına gelmeyeceğini benim gibi herkes bilir, takdir eder.

Sayın vali, geçtiğimiz yılın üzücü bir iki olay dışında başarılı geçtiğini, 2019-2020 Eğitin-Öğretim yılının sorunsuz başlaması için her türlü önlemlerin alındığını anlatırken “Galip Bey, eğitimde okul öncesine odaklanarak 350 derslikli modern, çelik konstürksiyon prefabrike 136 ana okul yaparak 5 yaş gurubunda okullaşma oranını yüzde 75 olan Türkiye ortalaması üstüne çıkararak yüzde 99 ile ilk sıraya yerleştik” dedi.

Sayın valiyi dinlerken, sosyal bir varlık olmaya başlayan çocuğun her yöndeki gelişmesini sağlıklı sürdürebilmesi, bedensel, zihinsel, duygusal gelişimini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını, onların ilköğretime hazırlanmasını sağlamak olduğunu bildiğim okul öncesine odaklanmanın ne kadar isabetli olduğunu düşündüm.

Bakanlıkların ve valiliklerin örnek aldığı projeleri sorduğumda sayın valinin cevabı, “Hayat Boyu Öğrenme, Engelsiz Kocaeli İçin Çal, Keşfedilen Yetenekler, Okuma Yazma Seferberliği, Sosyal Kültürel Sportif Etkinlikler, Sıfır Atık, Çölyak gibi farkındalık yaratan projeleri hayata geçirerek çocuklarımızın akademik eğitimin yanındaki başarılarını sosyal projelerde de paylaşmalarına imkan sağladık” oldu.

Vali Aksoy’un önemsediği ve kurumsal başarının yakalanmasında etkili olduğunu söylediği çalışmalardan bahsederken “Bağımlılıkla Mücadele, Öğrenci Devamsızlığı, Okul Sağlığı ve Güvenliği gibi öğrencilerin sağlığını, güvenliğini doğrudan ilgilendiren projelerin hayata geçirilmesini önemsedik. Öğrenci başarısını etkileyen okullardaki devamsızlığı en aza indirmek için oluşturulan özel çalışma gurubunun hazırladığı“Hayatım Okul”projesi ile devamsızlığın 1 yıl içinde yaklaşık yüzde 15 oranında azalması sonucu okullarda kurumsal başarıyı yakaladık” şeklinde konuştu.

Sayın validen eğitim kalitesinin yakalanmasında, başarı çıtasının yukarılara çıkarılmasında aldıkları önlemleri, hayata geçirdikleri projeleri anlatmasını istediğimde, “Teknolojinin eğitim öğretim sürecine etkin şekilde entegre ederek hayata geçirdiğimiz projelerle mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve nitelikli eleman yetiştirilmesi amacıyla Sektör-Okul-İşletme işbirliği kapsamında odalar, OSB’ler, sanayicilerle 98 işbirliği protokolü imzaladık. 53 okulda açtığımız robotik sınıf ve kodlama atölyeleriyle çağımızın gereği kodlama eğitimini yaygınlaştırırdık” dedi.

Kocaeli’de başarıyı doğrudan olumlu etkileyen diğer çalışmalar ise şöyle;

Öğrenci sayısı yüzde 17 artarken derslik sayısı yüzde 51 arttı.

Kocaeli, okuma yazma bilmeyenlerin sayısını yüzde birin altına düşürerek Türkiye birincisi oldu.

Hayat Boyu Eğitim kapsamında açılan değişik kurslarda 800 bin kişiye eğitim verildi.

Ahlak temelli disiplin kavramını yerleştirmek için Değerler Eğitimi çalışmaları yapıldı.

Öğrencilerin müzik, sanat ve spor alanlarındaki yeteneklerini ortaya çıkarmak amacıyla başlatılan “Keşfedilen Yetenekler Proje3si” ile 4.115’i müzik, 3.615’i sanat, 7.363’ü spor olmak üzere toplam 15 bin 73 öğrencinin yetenekleri keşfedildi.

Yöneticilerin mesleki becerilerini geliştirmelerine, öğretmenlerin motivasyonu arttırılarak özgüven kazanmalarına yardımcı olundu.

Sosyal, kültürel, sportif etkinlikler arttırıldı.

İkili öğretim yapan okul sayısı yüzde 10’a düşürüldü.

SONUÇ: Vali Hüseyin Aksoy önceki yıllarda okul öncesi eğitim başta olmak üzere eğitimin her kademesinde alınan önlemler, hayata geçirilen projeleri anlatarak 2019-2020 Eğitim Öğretin yılında kalitenin daha da artacağı başarı çıtasının daha yukarılara çıkacağı mesajı verdi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.