İkinci Bahar Üniversitesi

Türkiye'nin 60 yaş üstü tazelenme Üniversitesi Akdeniz Üniversitesi Gereontoloji merkezinde 2016 yılında eğitime başladı.
“Öğrenerek ve anlam dolu bir yaşam” felsefesi ile yola çıkan, ücretsiz ve halka açık olan üniversitede sosyoloji, felsefe, tarih, psikoloji, tıp, kimya, ziraat ve Eczacılık gibi bilim dallarında eğitim verilmekte.
Not ve rekabetin olmadığı sadece öğrenmenin temel alındığı Tazelenme Üniversitesi'nin ana kampüsü Antalya'da. İstanbul, İzmir, Muğla ve Denizli illerinde de kampüsleri bulunmaktadır.
Tazelenme, İkinci Bahar Üniversitesi'nden geçtiğimiz sene haberdar olmuştum.
Yaş almış insanların hayatını sosyo-psikolojik açıdan olumlu yönde etkileyeceğini düşündüğümde çok heyecan ve mutluluk duymuştum.
Toplumumuzda bu güne kadar şöyle bir kanı vardı:

Yaşını almış, emekli olmuş, çoluk çocuğunu da evlendirip yerine yerleştirmiş insanların sosyal hayatta yapabileceği pek bir şeyi kalmamıştır artık. Çünkü o bir yaşlıdır!. Ununu elemiş, eleğini duvara asmıştır.

Mütedeyyinlerin ise bir umre ve hac yapma arzusu dışında yapacak bir hayali yoktur.

Nitekim de böyle oluyor, bu söylemler sanki yol gösterici bir misyon üstleniyor.

Erkekler genellikle parklarda boş oturup vakit geçirmeyi tercih ediyor. Hanımlar ise bir takım hobi kurslarına giderek zamanlarını değerlendiriyor.

Aktif hayatın sona erdiği emeklilik döneminde bireyler psikolojik olarak boşluk hissi, yaşayabiliyor.
30 - 35 sene bilfiil çalışma hayatının bir anda sona ermesi bireylerde travmaya yol açabiliyor.
50 - 55 yaşlarındaki bu insanlar hayatlarının en verimli ve tecrübeli döneminde atıl bir yaşam sürmeye başlıyor.
Bunların içinden bazıları kendilerini oyalamak için küçük işlere girebiliyor.
Bir kısım ise memleketine ufak bir ev yaptırıp, yılın yarısını orada geçirerek toprakla haşır neşir olmayı tercih ediyor.
Tabii bu gruptakiler daha şanslı olanlar diye düşünüyorum. Herkes bu imkanlara sahip olmayabiliyor.

Şehrin keşmekeşi, çok katlı binaların alayişi yaşlıları mutlu etmeye yetmiyor. Kalabalıklar içinde yalnızlaşmanın acısı yorgun yüreklerini sızlatıyor.

İşte tamda bu durumda hala yapacak bir şeylerinin olması, bireyler açısından bakıldığında mutluluk kaynağı olacaktır.
Bendeniz çocukluğumdan bu yana yaşlılara karşı hassasiyet ve merhamet duymaktayım. Okurlarım bunu yazılarımdan hissederler zaten. Bu yazıyı Yaşlılar Haftası için yazmaya başlamış fakat annecimin rahatsızlığı ve vefatı nedeniyle tamamlayamamıştım. Dolayısıyla bu hassasiyetim şu an doruk noktasında.

İkinci Bahar Üniversitesi'nin kurulması ve farklı yerlerde kampüslerinin açılmasına en çok sevilenlerden biriyim. Çünkü;
Toplumun temel taşı olan aile, geleneksel geniş aileden çekirdek aileye evrildi. Aile bireylerinin çalışıyor olması, binaların yapısı vs gibi nedenlerden dolayı aile büyükleri ile beraber yaşama imkanına sahip değiliz artık.
Yaş almış büyüklerimiz yalnızlaşarak kabuğuna çekilip adeta ölümü bekliyor.
İşte tam da burada,

- Hayatın her evresi güzeldir, yaşlanmak ömrün ikinci baharını yaşamaktır- düşüncesine sahip olmak ne güzel…

‘’Beşikten mezara kadar ilim talep edin’’ buyruğunu kendine rehber edenler için her yaşta her şartta ilimle meşgul olmak bedenen ve zihnen yenilenmek, sağlıklı, mutlu bir yaşamın anahtarıdır.

Her biri ‘’hayat üniversitesi’’ mezunu olan bu kesimin, yaşlı üniversitesine talebe olarak bunu taçlandıracağı düşüncesindeyim.
Bu üniversitede hayatı boyunca hiç örgü örmeyen bir erkek için örgü dersi görmek nasıl bir duygudur bilemem ama yaşlı sağlığı açısından tıbben önemli olduğunu biliyorum. Bu dersi izlediğimde olumlu bir düşünceye kapılmıştım.
Yaşın ilerlemesi ile birlikte bazı yeti ve melekelerzayıflıyor. Buna karşın zihinsel ve bedensel alıştırmalar önem taşımakta.
Yaşlılık Üniversitesi'nde kadın öğrencilere de tornavida kullanma dersi veriliyor J
Velhasıl dolu dolu geçen iki yılın sonunda yaş almış gençler mezun oluyorlar.
Efendim konuyla ilgili dilek ve temennim şu ki:
İkinci Bahar Üniversitesi ülkemin her ilinde açılsın.
Yaşlılarımız yaşıtları ile beraber kaliteli zaman geçirsin.Hayattan kopmasın, hala yapabileceği pek çok işi olduğuna inansın ve mutlu olsun.

Büyüklerimiz!. Ana ve babalarımız!. Siz bizim başımızın tacısınız..

Hayatın ağır yükü belinizi bükse de, yılların yorgunluğu yüzünüzden okunsa da, biliyorum ki her birinizin gönlü çoookk güzell… Hürmetle ellerinizden öpüyorum. Hızlı hayat temposu içinde sizi ihmal edebiliyoruz. Ama bu sizi sevmediğimiz ve unuttuğumuzdan değil… Lütfen bizi affedin…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Melek Engin Aktemur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.