Yalnızca Kendimiz Olmak

Hep beraber bir hayat yaşıyoruz bu dünyada. Ve bu dünyanın bazen unutsak bile, bir imtihan alanı olduğunu da biliyoruz. Buna rağmen gündelik yaşamımızın sığlığına kapılarak, asıl meselemizi unutup, olması gerekeni ıskalıyoruz.

Hep eskilerden dem vururken, nasıl zorluklar içinde çok kıymetli işler yapıldığını konuşuruz. İmkansızlıklar içinde çorak toprakları, nasıl gül bahçelerine çevirdiler diye, imreniriz. İşin sırrı belki de gündelik mevzularda neyi, ne kadar hayatımızın merkezine alıp almayacağımızdır. Çünkü merkezimize aldığımız her neyse bütün dünyamızı , düşüncelerimizi, fikirlerimizi onun üzerine bina ederiz. Bundan ötürü doğru ve asıl olan üzerine inşa edebilirsek zihnimizi, hayatı da doğru okuma imkanımız olur. Günübirlik yaşadıklarımızı önemsizleştirmeden ama hayatın merkezine de almadan tüm hayatı kuşatacak yaklaşımlarla yeni perspektifler geliştirmeliyiz.

Dünyaya sadece yaşadıklarımız ve yaptıklarımız penceresinden bakmak, hayatı ve diğerlerini kuşatamama başarısızlığını beraberinde getirecektir. Bulunduğumuz durumu hayat memat meselesi haline getirmeden, kutsallaştırmadan, yeni alanlar açmalıyız kendimize. Meşhur fiil hikayesini hepimiz gayet iyi biliriz. O yüzden elimizde olanı hayatın bütünü, kendisi görmek yeni yanılgılara sebep olacaktır. Bizler birer birey olarak, kurumlarımızla, STK’larımızla, iş yerimizle vb. ile yalnızca hayatın bir parçasıyız.

Kendimiz olmak durumundayız. Hiç kimseden, hiçbir kurumdan rol çalma, ya da o role bürünme eğilimden kaçınmalıyız. Aksi takdirde sonuçları hüsranla bitecek gelecek bizleri bekliyor olacaktır. Bugün ülkemizin içinden geçtiği sıkıntı tam da bu söylediklerimiz ile örtüşmektedir. Herkes, her kurum-kuruluş , durması gerek veya müdahil olması gereken yeri bilmelidir.

Bu ülkede yaşayan herkesin Siyasete, Sağlık politikalarına, Eğitime, Dış politikaya ve hayatın tüm alanlarına ilişkin düşünceleri, fikirleri olabilir. Bu Siyasi – Politik düşüncelerimiz, konjonktürel gelişmeler yada günlük yaşam içinde gerçekleşen eylemler bizler tarafından itikadi bir mesele haline getirilmemelidir.

“Abi ne iş olursa yaparım” düşüncesinden, yetkin, etkin ve ehil olduğumuz konulara yönelmemiz gereklidir. Bütün bunları yapmamız, yaptıklarımızı gözden geçirmemiz, bu ülkenin, ümidi bu topraklarda olan mazlumların ve en önemlisi kendimiz için daha sıhhatli bir düşünce iklimi oluşturmamız açısından iyi olacaktır.

Dışardan ya da içerden, bilerek ya da bilmeyerek bize sunulan geçici, suni gündemleri elimizin tersiyle itip, kendi gündemlerimizi kendimizin belirlediği, düşüncelerimizin, yaşamımızın, “ İstikamet Üzere “ olduğu, kendimizin sadece “kendimiz” olduğu vakitlerde buluşmak dileği ile….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sabahattin Yamak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.