Boşlukları dolduralım!

Bülent Arınç’ın geçen hafta Turgut Özal Üniversitesi başta olmak üzere dört konferansına engel olunması(!) üzerine ; “Özgürlüklere müdahaleyi,özgürlük

için mücadelesebebi sayar ve bunun icabını yaparız…’Yerden göğe küp dizseler/Birbirine bent etseler/Altından birin çekseler/Seyreyle sen gümbürtüyü. Şimdi seyreyleyelim, Mevla neyler, neylerse güzel eyler’” demesi bakalım neler getirecek siyaset sahnesine…

Malum, 23 milyon oy ile % 49,5 oy almış(!) olan sayın Prof.Dr. Ahmet Davutoğlu bile sessizliğe “ötelendi”.

Dokunulmazlık oylamaları esnasında TBMM’de yaşananlar, AK Parti kurucuları arasında bulunan ve daha önce “ötelenen” Mehmet Mir Dengir Fırat’ın AK Parti’lilere “parti siyasi ilkelerini” hatırlatması da cabası..

Yine geçen hafta parti kurucularından Hüseyin Çelik’in yaptığı açıklamalarıyla; “Davutoğlu'nun görevden alınmasını "kardeş katline" benzetmesi”, “şeref ve haysiyetleri ile oynadığımız, bin bir türlü hakaret ve iftiraya uğrattığımız, itibarlarını ayaklar altına aldığımız, sabah akşam trol ve troliçelerin, satılık ve kiralık kalemşörlerin, ekranları dolduran infaz timlerinin saldırılarına muhatap kıldığımız, çileli günlerdeki yol ve dava arkadaşlarımıza, yani manevi kardeşlerimize uygulanan kıyıma ne diyeceğiz? Manen kıyıma uğrayan sadece siyasetteki yol ve dava arkadaşlarımız değil, en zor zamanlarda yanımızda olan, birçok badireyi atlatmada hayati roller üstlenen bazı hukuk ve devlet adamları ile birçok basın mensubu da ne yazık ki bu kırlangıç fırtınasından nasibini almıştır. Manevi kıyıma uğramanın ne anlama geldiğini, onur ve itibarlarına düşkün insanlar çok iyi bilirler” demesi, sizlere ne hissettiriyor, ne düşündürüyor acaba?

11.Cumhurbaşkanımız sayın Abdullah Gül’ün yaşadıkları ve “ötelenmesi” sürecinde yaşananlar, yaşatılanları da hatırlayalım..

Bunları görüp yaşadığımızda, şahsen bizim kırılmamızın, vefasızlıktan gem vurmamızın, vicdan yapmamızın hiçbir anlamı, sesli uyarıda(!) bulunma, köşemizden saydırma gibi şeylerin hiç anlamı ve gereği yok diyorum…

Lütfen bu resme bir bakın! Ne görebildiğinizi kendinize saklayın ve düşünün!

Ve, siz de bu resimle paylaşılan sözler gibi yapın.

“Bazılarını insan sanırsın, aldanma; Aslında onlar sadece boşluktur…”

O boşluklar bir zaman güneşle dolar, hatıralarla sarılır dört bir yanını ısıtır..

Belki bir miktar iz bırakır…

Bir zaman, yağan yağmurda beraber yürür ve ıslatır..

Bir bakarsın gece olmuş, karanlık kuşatır…

Sonra bir bakmışsın, dinlediğiniz tüm şarkılar maziyi hatırlatır…

Bakalım, görelim!

O boşlukları gören gözler çok. Giderek de çoğalıyor kanımca.

Kim nasıl görecek, o boşlukları nelerle, kimlerle dolduracak..!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kalabalık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?