“Yafta”cılar…

Bazen yakın dostların bile senden şüphe duyuyorsa eğer, uzaktakilerin ve seni hiç tanımayanların “yafta” yakıştırması gayet doğaldır..

Kimi insan işine geldiğini, işine geldiği şekilde yorumlamak ve adlandırmak suretiyle kendisini mutlu eder!

Her insanın bir tahammül sınırı, kabul edebilirlik zamanı vardır hâlbuki.

Vardır ama bunu ölçmek de pek mümkün değildir…

İçinden gelir insanın o dönüşümü.., o itirazı.., o isyanı.

Hak verdiklerin, bir bakarsın hak yiyen olur..!

Hak yiyenler(!) de, bir bakarsın hakkı yenilene dönüşür..!

Mesela 28 Şubat sürecinde, TSK’dan irtica gerekçesi ile atılmayanların(!) dahil olduğu belli bir zümre vardı!

Tabi bu benim şahsi gözlemlerim, düşüncelerim. Elimde elbette ki istihbarat bilgileri yok…

Dönemin siyasi patronları etrafından ayrılmayan, protokoldeki yerlerini dolduran o zümre, nedense kötüler(!) arasındaki iyiler(!) olarak görülüyordu anlaşılan…!

Bir süre daha öylece sürdü bu birliktelik!

Geldik 2002 yılına..

Bir baktık ki, vesayetçi yaftasıyla suçlanan başka bir bürokratik zümrenin dizlerinin diplerinden ayrılmayanlar, her ne hikmetse ayağa kalkıp, diğer bir yafta vurulan, vurulmaya çalışılan zümrenin dizinin dibi oldular…

Bu zümre ile yeni siyasi figürler, bir oldular, beraber oldular..

Neler istendiğini, neler verildiğini bilmiyoruz?

Neler paylaşıldığını?

Nelerde anlaşıldığını?

Nelerde anlaşılamadığını da?

Bir baktık ki, bir köprüde karşılaştılar, inadım inat “sen geçersin”, “ben geçerim” demeye başladılar…

Sonuç malum!

Yeni bir vesayet yaftası!

Yeni bir örgüt!

Yeni bir kırmızı kitap konusu!

Zaman zaman dilimiz döndüğünce ifade ettik halbuki; “sigara dumanı gibiler” dedik. Bir süre kokusu duyulur, gözle görülür ama bir zaman sonra fark etmezsiniz bile..!

Bunu duymayanlar, anlamayanlar, yorumlayamayanlar, şimdide anlamayacaklardır biliyorum…

Ama söylemek lazım!

Yanlışa yanlış, doğruya doğru diyebilmek lazım!

Vicdanının sesini de dinlemek lazım! Tabi olanlar için bu sözler…

Kanaltürk’e kayyum, uydudan çıkarılması..

Bugün TV’ye kayyum, uydudan çıkarılması..

Samanyolu TV’nin uydudan çıkarılması..

Hürriyet gazetesine saldırı..

Hürriyet yazarlarına fiili saldırı..

Yeni Şafak gazetesine saldırı..

Akit gazetesine saldırı..

Zaman gazetesine kayyum..

Büyütülen sermayelerin küçültülme çabaları..

Rengi değiştirilen ayrı bir sermayeleşme de cabası..

Bir dizayn sürecidir gidiyor!

Kim kimi, kim için dizayn ediyor!

Kim kime, ne yaftası yapıştırıyor!

Olan adalete, hukuka, insanlığa oluyor…

Olan güven duygusuna, vicdanın sesine oluyor…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kalabalık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.