Siz de düşmüşsünüz Milli Bayram derdine!

Aslında bu hafta farklı bir konu yazmıştım ama!

Diyanet işleri başkanlığından beklentileri karşılamadığı iddia edilen Cuma hutbesi! Bütün gündemi değiştirdiği gibi, benim de yazı gündemimi de değiştirdi.

Bende cuma hutbesi hakkında yazılanları, Yahya Kaptan'daki camimizde Cuma namazında yükselen sesleri ve cemaatin hutbe konusuna olan tepkilerinin sosyal medyada paylaşılan görüntülerini izlemeye koyuldum.

Ve kendimce, Diyanetin Cuma hutbesinde 30 Ağustos'tan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsetmemesini, mantık açısından değerlendirdim(!)

****

Hani düz mantık diye bir şey var! O hesap.

Şöyle ki.

- 30 Ağustos'ta kim kaybetti? Yunanlılar!

- Kim kazandı? Mustafa Kemal Atatürk ve yönetimindeki Türk ordusu.

- Keşke Yunanlılar kazansaydı diye kim dedi? Kadir Mısıroğlu!

- Kadir Mısıroğlu, Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını sever miydi?

HAYIR.

- Kadir Mısıroğlu hasta iken kim ziyaret etti ve samimi pozlar verdi? Diyanet İşleri Başkanı!

- Bu durum aralarında bir muhabbet olduğunu gösterir mi?

EVET.

- Bu durum siyasi görüşlerinin de yakın olduğunu gösterir mi?

EVET.

- Cuma hutbeleri nereden yazılıp yollanıyor? Diyanet İşleri'nden.

****

Sizce bu mantığa aykırı bir durum var mı?

Sizce de yoksa! Bence bu konuları daha fazla uzatmaya da gerek yok.

Bence kabullenmekten başka şansınız da yok.

Diyanet İşleri resmi bir kurum ve hükümete bağlı, başkanları ve müftüler seçimle iş başına gelmediği, siyasi erk tarafından atandığı için size ihtiyaçları veya bir mecburiyetleri de yok.

Yarın biri çıkar, beğenmiyorsanız gelmeyin der, öyle kalırsınız(!)

****

Bir de şöyle düşünün!

Eskiden Atatürkçülük bu kadar revaçta değildi! Hatta belki 15 yıl önce hiç gündemde değildi! Bence bu yapılanlar Atatürkçülük açısından olumlu ve faydalı.

Diyanetten bir şey talep edecekseniz, 30 Ağustos’tan önce (!)

İslam dinimiz son din olmasına, indirileli 1400 yıl olmasına, tebliğ dini olmasına rağmen, halen daha dünya nüfusunun yüzde 80'inin neden İslam’ı tercih etmediğinin üzerinde çalışmalarını kafa yormalarını talep edin(!)

****

Diyanetten bir şey talep edecekseniz Milli meselelerden önce(!)

10 Muharrem'de şehit edilen, katledilenHz. Hüseyin için yani peygamber efendimizin torunu için neden yas tutmadığımızın, hatimler indirip programlar tertip edilmediğinin araştırılmasını talep edin.

****

Diyanetten bir şey talep edecekseniz!

Dinimiz ilim bilim dini olduğu halde özellikle son 500 yılda neden dünya çapında bir bilim adamı yetiştiremediğimizi insanlığın faydasına olacak buluşlara imza atamadığımızınaraştırılmasını talep edin.

İslam dininin yayılmasının neden durağanlaştığını, israf, iç savaş ve adaletsiz uygulamaların ve fakirliğin olduğu!

Kuran-ı Kerim’in bu sorunlara çözümler ürettiği ve bu sorunları çözmek için gönderildiği halde neden Müslüman ülkelerde alışılmış kanıksanmış şeyler olduğunun araştırılmasını talep edin.

Bırakın 30 Ağustos'u, 30 Ağustos dahil Bütün milli bayramlarımızı, Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Milli Mücadele şehitlerimizden en son şehidimize kadar hepsini, biz zaten her gün bir vesile ile minnet ile şükran ile anıyor zaferlerini kutluyoruz.

Siz illa da Diyanet'ten bir şeyler talep edecekseniz, siyasi ayrılıkları halledip ne zaman bir ve beraber olacağız, üzerimizde oynanan ayrıştırma ötekileştirme oyunlarıyla nasıl baş edeceğimize dair çaba sarf etmelerini talep edin.

Daha çoğu Müslüman ülke Ramazan Bayramı'nı ay-gün hesabında anlaşamadığı için aynı gün kutlamıyor(!)

Heheyyyy siz de düşmüşsünüz milli bayram derdine!

Salı günümüz mübarek olsun, selam ve dua ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yücel Alpay Demir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.