Başkan Büyükakın, sorumluluk almalı

Kocaeli, 2002 seçimlerinden buyana yapılan 6 milletvekili, 4 yerel, 3 halkoylaması ve 2 cumhurbaşkanı olmak üzere toplam 15 seçimde AK Parti’ye Türkiye ortalamasının üstünde oy verdi.

Tek başına aralıksız 17 yıl iktidar olan AK Parti, her seçim sonrası bir milletvekilini bakan yaparak Kocaeli’yi ödüllendirmenin ötesinde siyaseten kentin patronunu da belirledi.

Sırasıyla milletvekilleri Osman Pepe, Nihat Ergün, Fikri Işık bakanlıkları döneminde üstlendikleri “abilik” görevini başarıyla yürüttü.

Kocaeli’de siyaset-bürokrat ilişkileriyle kurumlar arası eşgüdüm çalışmalarına destek verdi.

Ankara’da yatırımların ve projelerin takibini üstlenerek partisinin oy oranını yukarılara çıkarmak için çalıştı.

Kocaelililerin saygı duyduğu isim Vecdi Gönül ve 15 yıl Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda oturan İbrahim Karaosmanoğlu bakanlarla ortak hareket etti.

İl başkanları, genel başkanın Kocaeli’deki temsilcisi olarak bakanları hiç yalnız bırakmadı.

2002 yılından itibaren kurulan hükümetlerde bakanla temsil edilen Kocaeli, 9 Temmuz 2018’de açıklanan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk kabinesine yer verilmedi.

Siyasette belediyecilikte ki kadar deneyimli olmayan ama ilk günden beri herkesi kucaklayan Mehmet Ellibeş, il başkanlığına atanmasının ardından parti içi sorunları gidermek, çatlak sesleri kesmek için özveriyle çalışıyor ama yetmiyor.

Sayın Fikri Işık’ın başbakan yardımcılığını bırakmasının ardından kurumlar arası diyalog kuracak, Ankara’da projeleri takip edecek güçlü, güvenilir, deneyimli, Cumhurbaşkanı nezdinde kredisi olan bir isme ihtiyaç var.

31 Mart seçimleri sonrası yaşanan travmanın ardından motivasyona ihtiyacı olan AK Parti teşkilatlarına moral verecek, kurumlar arası diyaloğu sağlayacak, Kocaeli’nin önünü açacak bir “karar verici”, sorumluluk alacak biri aranıyor.

Akla gelen ilk isim; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylık açıklamasında övgü dolu sözlerle tanıttığı, Kocaelililerin 31 Mart’ta Büyükşehir Belediye Başkanı seçtiği Doç. Dr. Tahir Büyükakın.

Tahir Hocanın 5 aylık performansı, açıklamaları, uygulamaları, kararları “abilik” misyonunu üstlenmeye hazır olduğunu gösteriyor ama yetmiyor.

Kendisini partinin patronuymuş gibi göstererek “rol kapmak” için sağda solda görüntü veren bazı isimlere fırsat vermemesi için gereğini yapmalı.

Bir yerlerden mesaj gelmesini beklemeden Kocaeli’de bir süredir boşluğu hissedilen misyonu ve sorumluluğu üstlenmeli.

Bunu yaparken herkese eşit davranması ve kucaklaması gerektiğini hatırlatacak değilim.

Çünkü akademisyenliği, bürokratlığı, valiliği döneminde bu özelliklere fazlasıyla sahip olduğunu kanıtladığı gibi tanıyan herkes de biliyor.

Son günlerde sistematik olarak AK Parti’yi yıpratmaya, önceki dönemde görev yapan siyasileri ve bürokratları itibarsızlaştırmaya yönelik bilinçli ve kasıtlı yayınlara gerekli açıklamaların yapılmaması da bu eksiklikten kaynaklanıyor.

GAZETECİLİK BU DEĞİL

Gelelim belli kişi ve çevrelerce servis edildiği tahmin edilen çarşaf çarşaf iddiaları yazanları, yayanları sorgulayacak değilim.

Kimin ne yazacağını belirleyici olmadığım gibi muhatapların nasıl bir tavır alacağını söylemek de benim işim değil.

Ama “çamur at izi kalsın” türü yayınların gazetecilik ve habercilik olmadığını söylemek benim görevim.

Kocaeli Milletvekili Fikri Işık ve İlyas Şeker kendilerini itibarsızlaştırmak ve Cumhurbaşkan’ı Erdoğan ile karşı karşıya getirmek için yapılan yayınların kişisel olması nedeniyle çıktılar “yalan” diyerek cevap verdiler.

Ama önceki başkan İbrahim Karaosmanoğlu ve arkadaşlarını yıpratmaya yönelik yayınlar kurumsal boyutta olduğundan belki de muhatapları gereğinin yapılmasını bekliyordur.

Kimin olduğunu bilemem ama kamuoyu, birilerinin çıkıp yazılanların kişi ve kurumları karşı karşıya getirmek için yazılmış bir senaryo olduğunu söyleyip gerçekleri anlatmasını bekliyor.

Tahir Hocayı “Farklı bir başkan” manşetiyle öven, “Karaosmanoğlu hesabı vermeden gitti” diyerek İbrahim hoca ve danışmanı Ömer Polat’ı suçlayan haber ve yorum bence “tuzak” kokuyor.

Cevabını Tahir Hoca mı, İbrahim Hoca mı, Ömer Polat mı verir bilemem.

Bildiğim, Büyükşehir Belediyesi borçları ve nereden kaynaklandığının geçmişte İbrahim Karaosmanoğlu tarafından defalarca kamuoyu ile paylaşıldığıdır.

Ömer Polat’ın ilişiğinin kesilmeyip, Tahir Hoca seçilmeden önce emeklilik dilekçesini vererek belediyeden isteğiyle ayrılmasıdır.

Halef-selef belediye başkanları aynı partiden de olsalar şartlar ve konjonktür değiştikçe alınan bazı karar ve uygulamaların değiştirilmesinin doğal olduğudur.

Tahir Hocanın popülist kararlar alarak kamuoyunda ve Ankara nezdinde prim toplama gibi bir düşüncesi ve ihtiyacı olmadığıdır.

Siyasetçi, bürokrat, gazeteci kim olursa olsun ismi ve makamı üzerinden geçmişte birlikte çalıştığı isimlerin itibarsızlaştırılmasına izin vermeyeceğidir.

SONUÇ:Başkanlık koltuğunda güven veren, Kocaeli kamuoyuna umut olan Tahir Hoca elini çabuk tutmaz, gerekli kararları almaz, Kocaeli’nin abiliğine soyunmazsa;

Bir:AK Parti’de çoğu dışarı yansımayan milletvekilleri dahil birbirini suçlayanların sayısı artar.

İki:31 Mart seçimleri sonrası siyasette gözlenen travma ve basiret bağlanması diğer kurumlara da yansırsa olası motivasyonun azalması yeni yatırımları ve projeleri etkiler ki en büyük zararı Kocaeliler görür.

*************************************

REKTÖR HÜLAGÜ'DEN CUMHURBAŞKANI'NA TEŞEKKÜR

Recep Tayyip Erdoğan Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak 2003-2016 yılları arası İzmit’e miting, toplu açılış, özel törenler için defalarca geldi.

Ama Prof. Dr. Sadettin Hülagü’nün rektörlüğü öncesi Kocaeli Üniversitesine hiç gitmedi.

Umuttepe Yerleşkesine ilk ziyaretini Sadettin Hocanın Kasım 2014’de rektör atanmasının ardından 3 Mayıs 2016 tarihinde yaptı.

Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezinde onuruna düzenlenen “Fahri Doktora” töreninde yaptığı konuşmada senato üyelerine teşekkür etti, akademisyenlere ve öğrencilere başarılar diledi.

Sonraki yıllarda elini Kocaeli Üniversitesinden hiç çekmedi, Uygulama ve Araştırma Hastanesi borçlarının ödenmesi, ödenek ve kadro alınması konusunda hep destek verdi, sahip çıktı.

Üniversiteyi kuruluşundan buyana takip eden, rahmetli Prof. Dr. Baki Komsuoğlu ve önceki Rektör Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu’nun başarılı ve özverili çalışmalarını bilen biri olarak onlarca, yüzlerce yazı yazdım.

Baki ve Sezer Hocaların akademik başarılarıyla yeni kurulan üniversitelere örnek ve model projelerini kamuoyu ile paylaştım.

Aradan geçen yıllara rağmen Baki Hocamı rahmetle ve şükranla anıyoruz Sezer Hocamın performansını ve üniversiteyi sahiplenmesini takdirle takip ediyoruz.

Ama dün olduğu gibi bugün de birileri oturduğu yerden, masa başında kulaktan dolma bilgilerle Kocaeli Üniversitesini itibarsızlaştırma alışkanlıklarını sürdürüyor.

Varsın gözleri görmeyen, kulakları duymayan, kalemleri yazmayanlar son 25 yılda yapılanlara seyirci kalsın.

Gören gözler, duyan kulaklar doğruları yazmaya, kamuoyunu doğru bilgilendirmeye devam edecek.

Hafta sonu, Sadettin Hoca ile bir dediğini iki etmeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın KOÜ Tıp Fakültesine kazandırdıklarını konuşurken 23 Kasım 2017’de kaleme aldığım “Cumhurbaşkanı Üniversiteye sahip çıkıyor” başlıklı yazımı anımsadım.

Sayın Cumhurbaşkanının güvenini kazanmaktan, üniversiteye sınırsız desteğini almanın gururunu yaşayan ve mutlu olan Sadettin Hoca söze, “Sayın Cumhurbaşkanımızın güvenini almamış, takdirini kazanmamış olsaydık bugün üniversite hastanemiz hizmet vermekte zorlanıyor olacaktı” diyerek başladı.

Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tıp Fakültesi ve Üniversite Hastanesine kazandırdıklarını anlatırken, “Tüm üniversite hastaneleri gibi bizim hastanemizin de borcu çok kabarıktı. Sayın Cumhurbaşkanımız hastanenin borçlarına karşılık 85 milyon nakdi yardımda bulundu. 5 milyon Dolar değerinde mr lineaac marka radyoterapi cihazı kazandırdı. Bünyesinde İyi Hekim Uygulama Merkezinin de bulunduğu Yeni Poliklinik ve Avrupa Endoskopi Merkezi için 70 milyon TL, cihaz ve mefruşat alımı için 4 milyon TL ödenek almamızı sağladı. Kalkınma Bakanlığı projesi kapsamında almakta zorlandığımız 25 milyon TL’yi bir talimatla üniversitemize aktarttı. Tıp Fakültesi Hastanesi ve Onkoloji Palyatif Bakım Tedavi Merkezine hemşire, güvenlik görevlisi ve yardımcı personel kadrosu çıkmasıyla doğrudan ilgilendi. DETAB (Büyük ve küçükbaş hayvan laboratuvarı Deneysel Tıp Araştırma ve Uygulama Birimi) yapımının gerçekleşmesi dahil üniversitemize son model tıbbi cihazlar alımını bire bir Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle gerçekleştirdik” dedi.

SONUÇ: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Prof. Dr. Sadettin Hülagü’yü rektör atamasının ardından elini Kocaeli Üniversitesinden hiç çekmedi. Tıp Fakültesi Hastanesi yatırımları ve cihaz alımları için her türlü desteği verdi. Sadettin Hocanın bir dediğini iki etmeyerek, huzurundan eli boş göndermeyerek KOÜ Tıp Fakültesi ve Hastanesi’nin bölgede sağlığın merkezi olmasına önemli katkılar sağladı.

***********************************************************

HALUK HOCA GTÜ’DEN SONRA“ASELSAN”I DA BİRİNCİ YAPTI

ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün’ü Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Rektörlüğü yaptığı yıllarda tanıdım.

Fırsat buldukça Haluk Hocanın GTÜ’yü nereden alıp nereye taşıdığını, iş dünyası ile diyaloğunu, siyasiler ve bürokratla diyaloğunu, başarılarını, performansını yazdım.

Rektörlüğünü yaptığı Gebze Teknik Üniversitesi ile yönetiminde olduğu Bilişim vadisi’nin bölgeye kazandırdığı artı değerleri anlattım.

Marka yaptığı Gebze Teknik Üniversitesini Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi yaparken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere başbakanların, bakanların, milletvekillerinin, valilerin, iş dünyasının övgüsünü, takdirini aldığını paylaşmaktan büyük gurur duydum.

O tarihlerde Haluk Hoca ve performansı Kocaeli Sanayi Odası (KSO), Kocaeli Ticaret Odasının (KOTO) hiç dikkatini çekmedi.

Gebze Ticaret Odası (GETO) Başkanı Nail Çiler, Haluk Hocaya sahip çıkıp her türlü desteği verirken KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve KOTO Başkanı Necmi Bulut bırakın desteği gündemlerine bile almadı.

Oda başkanları gibi İzmit’teki gazeteciler de Kasım 2014 - Nisan 2018 tarihleri arasında Gebze Teknik Üniversitesi Rektörlüğü yapan Haluk Hocayı yok saydı.

KOTO ve KSO yöneticileri Haluk Hocanın değerini ve önemini ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olduktan sonra öğrenmiş olacaklar ki konuşmacı olarak çağırmak için sıraya girdiler.

Gelelim, Gebze Teknik Üniversitesinde yakaladığı başarıyı ASELSAN’da taçlandıran Haluk Hocanın KOTO’da yaptığı konuşmaya;

Küresel havacılık ve savunma sanayisinde cirosu dünyada savunma alanında en fazla artan şirketler arasında ASELSAN’ın birinci seçildiğini söyledi.

Türkiye’deki ve Avrupa’nın birçok ülkesindeki köprü geçiş ve otoban ücretlendirme sistemlerindeki teknolojinin Aselsan tarafından yapıldığını anlattı.

Haluk Hoca konuşmasında keşke, 2019 LGS sonuçlarına göre “savunma elektronik sistemler” ve “savunma mekanik sistemler” bölümlerinden oluşan Aselsan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin 0.46’lık yüzdelik dilimden 60 öğrenci aldığını da söyleseydi.

Söyleseydi de AOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin kumbara alışveriş yapılmasıyla övünen KOTO yöneticileri Aselsan MTAL kalite farkını öğrenselerdi.

Arslanbey OSB sanayicilerinin 13 milyon lira harcamasıyla, kuruculuğunu FETÖ’den tutuklu başkanlığını yapmasıyla, bazı KOTO yöneticileri yakınlarının görev almasıyla, 4 yılda 3 müdür değiştirmesiyle anılan KOTO AOSB MTAL sahibi KOTEV yöneticileri de Aselsan MTAL’nin başarısını örnek alsaydı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.