Büyükakın’dan sosyal ve gönül belediyeciliği

15 yıl bürokrat olarak çalıştığı Büyükşehir Belediyesinde 31 Mart sonrası başkanlık koltuğuna oturan Doç. Dr. Tahir Büyükakın yabancı olmadığı kurumda farkındalık yaratacak projelere imza atarken 7/24 çalışıyor.

Seçim öncesi “Belediyecilik ve şehircilik anlayışımızı güncelleyerek geliştireceğiz. Gönül Belediyeciliği adını verdiğimiz yeni nesil belediyecilikle insanlarımızın yaşamaktan mutlu olduğu şehirler inşa edeceğiz” deyip yüzde 56 oy alarak başkanlık koltuğuna oturan Tahir Hoca, bazı karar ve projeleri kamuoyu ile paylaşırken kılı kırk yarıyor.

Uzun yıllar birlikte hizmete açtıkları sayısız projelerden bazılarında günün koşullarına göre yapacağı değişikliklerin İbrahim Karaosmanoğlu’nu üzmesinden çekiniyor.

Sizin anlayacağınız Tahir Hoca, belediyeciliği öğrendiği, büyüğü, saygı duyduğu ağabeyi İbrahim Karaosmanoğlu ve kamuoyu tarafından yanlış anlaşılmak istemiyor.

Kuruçeşme’deki lojmanların “Gariban Misafirhanesi”, Kumcağız ve Kerpe’deki bungalov evlerin “Gençlik ve Spor Kampı” yapılması gibi.

Tahir Hocam biraz duygusallıktan, biraz hassasiyetten, biraz saygıdan, biraz vefadan olsa gerek dikkatli davranarak üzmemeye özen gösterdiği İbrahim Karaosmanoğlu’nun engin hoşgörüsünü unutuyor.

Sosyal ve gönül belediyeciliği ile ilgili projeler söz konusu olduğunda İbrahim Başkan için gerisinin teferruat olduğunu gözden kaçırıyor.

İbrahim Hocanın, özellikle gençler ve garibanlar için hayata geçirilecek projeler söz konusu olduğunda bırakın üzülmeyi yapanlara teşekkür ve takdir ettiğini yakından bilenlerdenim.

Tahir Hoca akademisyenlikten gelen refleks, belediyecilikte kazandığı birikim, valilikte edindiği deneyimle gençlere, kadınlara, yaşlılara, hastalara, başarılı öğrenci ve sporculara hizmet etmekten, sorunlarını çözmekten, ihtiyaçlarını karşılamaktan büyük keyif alıyor.

Genel sekreterliği ve öncesi dönemlerde 6. sınıf öğrencilerine tablet verilmesi, üniversite giriş sınavında ilk 100’e girenleri sıfır kilometre araba ile ödüllendirmesine öncülük etmişti.

Sekapark’taki Bilim Merkezi, sayıları 17’yi bulan bilgi evleri, özellikle öğrencilerin ilgisini çeken kitap fuarı başta olmak üzere öğrencilere verilen hizmete sınır koymadı.

Okul, derslik, spor salonu yapımı dahil eğitime verdiği desteğin yanı sıra amatör sporların gelişmesine, yayılmasına her türlü desteği verdi.

CHP’nin Anayasa Mahkemesinde iptal ettirdiği üniversite öğrencilerine burs hizmetini saymıyorum.

GARİBAN MİSAFİRHANESİ

Tahir Hocanın başkanlık koltuğuna oturduktan sonra ilk uygulaması sosyal ve gönül belediyeciliği ile ilgili aldığı karar oldu.

Yıllardır belediye personelinin lojman olarak kullandığı Kuruçeşme’de 2 bloktan oluşan 21 daireli binayı İzmit dışından sağlık hizmeti almak için Kocaeli’ye gelen, kalacak yeri olmayan ekonomik durumu iyi olmayan hasta yakınları ve refakatçilerine tahsis etmek oldu.

Böylece 31 Mart seçim beyannamesinde yazan, “Hayatını sürdürmekte zorlanan, barınma imkanı olmayan il dışından gelecek vatandaşların sağlık hizmeti alırken yakınları ve refakatçilerine konaklama hizmeti sunacağız” vaadini yerine getirdi.

“Kolay ve zoru aynı anda başaran, insan odaklı bir yönetimi yeni bir belediyecilik anlayışıyla başarmak istiyoruz” hedefine de ulaşmak için yerinde bir adım attı.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi başta olmak üzere açıldığında il dışında gelen hastaların şifa arayacağı şehir hastanesi ve diğer sağlık kurumlarında şifa arayan hasta ve yakınlarının çok önemli sorununu giderdi.

Bundan böyle yoğun bakımda yatan, değişik merkezlerde şifa arayan hasta yakınlarını bundan böyle hastanelerin bekleme salonlarında koltuk ve sandalye üzerinde sabahladıklarına tanık olmayacağız.

Konaklama imkanı olmayan hasta yakınları bundan böyle Kuruçeşme’de önümüzdeki günlerde düzenlenerek hizmete açılacak 21 dairede kalacaklar.

Dinlenme, yatma dahil her türlü ihtiyaçlarını ev ortamında hastaları şifa bulana kadar misafir edilecekler.

Ne demiş Kanuni Sultan Süleyman,“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi”.

BAŞARIYA ÖDÜL

Tahir Hocanın hayata geçirdiği sosyal ve gönül belediyeciliğine örnek bir başka projesi de Kandıra, Kumcağız ve Kerpe sahillerindeki Büyükşehre ait bungalovların kullanımı.

Önceki yıllarda Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının tatil yaptığı Kumcağız ve Kerpe’de denize sıfır, yeşillikler arasındaki bungalovlarda bundan böyle başarılı, ödüllü gençler, aileleriyle kalacak.

Ulusal ve uluslararası yarışmalarda derece yapan sporcular, YKS’de ilk 100’e giren lise mezunları, LGS’de tüm soruları doğru cevaplayarak 500 tam puan alan ortaokulu bitiren öğrenciler, Büyükşehir’e bağlı Bilgievi ve Akademi Liselerin kendi içlerinde düzenledikleri yarışmalarda dereceye girenler yararlanacak.

12’si ikiz ev 24 daireden oluşan Kerpe ve Kumcağız’daki Gençlik ve Spor Kampında misafir edilecek başarılı öğrencilerle sporcu ve ailelerinin ulaşım dahil sabah-öğle-akşam yemekleri Büyükşehir Belediyesince karşılanacak.

Başarının ödüllendirildiği projeyi hayata geçiren Tahir Hocayı kutluyorum.

****************************************************************

1000 GRAM EKMEK 625 TL’YİGEÇERSE MAHKEMELİK OLUR

Dün 100 gram simide 1.50 TL yerine 1.75 TL ödeyince Fırıncılar Odası Başkanı Ali Sarı’yı aradım.

Ali Başkana, “Fırıncılar olarak aylardır, yıllardır ekmeğe zam yaptırabilmek için çırpınıyorsun ama adamlar bir gecede 100 gram simide 25 kuruş zam yaparak 1.50 TL yerine 1.75 TL’den satmaya başladı” dedim.

Ali Sarı o kadar doluymuş ki ben bir sordum o on cevap verdi.

İşte söyledikleri, “Hocam, sen de biliyorsun 3 yıldır ekmeğe zam yapmadık fiyatı hep aynı tuttuk. 210 gram ekmeği 1.25 TL’den satıyoruz. Un, maya, akaryakıt, elektrik, personel giderleri, vergiler o kadar arttı ki karşılayamıyoruz.. Boğaz tokluğuna ekmek üretiyoruz. Üyelerimizin de tahammülü kalmadı. Böyle giderse fırınları peş peşe kapatmak zorunda kalacağız. Çalmadığımız kapı kalmadı ama istediğimiz zammı alamıyoruz” dedi.

Ardından Vali Hüseyin Aksoy’u arayıp ekmek zammı konusundaki görüşünü öğrenmek istedim.

Sayın Valinin cevabı, “Galip Bey, Valilik olarak ekmek zammını belirleme gibi bir yetkimiz yok ve doğrudan müdahale etmemiz mümkün değil. Fırıncılar Odası toplanır, zam kararını alır. İlgili kurumlarda görüşülür ve uygulamaya konur. Ancak Ticaret Bakanlığımızın ekmek fiyatının belirlenmesinde hassasiyeti var. Geçen sene de benzer uygulama yaşadık. Bakanlığımızı 1000 gram ekmeğin 6.25 TL üstünde oluşmasına sıcak bakmıyor. Bu konuda fırıncılar odalarının dikkatli olması yönünde uyarıyor” oldu.

Biraz araştırınca ekmek zammıyla ilgili çalışmaları ve gerçekleri öğrendim:

Bir: Fırıncılar girdilerdeki artışları dikkate alarak 200 gram ekmeği 1.50 TL’den satmayı düşündüklerini kamuoyu ile paylaşmıştı.

İki: Böyle bir tarifeyi uygulamanın (1000 gram ekmek 5.50 TL) Ticaret Bakanlığı hassasiyetiyle örtüşmediğini görünce 300 gram ekmeği 2.00 TL’den satmak için (1000 gram ekmek 6.60 TL) yeni bir çalışma yaptılar.

Üç: Fırıncıların valiliğe yakın çevrelerle yaptıkları görüşme sonrası bekledikleri yeşil ışığı göremeyince zam kararı alabilmek için alternatif tarife üzerinde çalıştılşar.

Dört: Bugünlerde yapacakları toplantıda, bakanlığın ve fırıncıların isteklerinin dışında her ikisinin ortası olan 310 gram ekmeği 2.00 TL (1000 gram ekmek 6.40 TL) olarak Esnaf Odalar Birliğine bildirmeyi düşünüyorlar.

Beş: Fırıncılar Odası Başkanı Ali Sarı ne yapacağını şaşırmış durumda. Üyelerinin isteği doğrultusunda zam kararı alsa Ticaret Bakanlığına toslayacak.

Ticaret bakanlığı hassasiyetini dikkate alarak verecekleri karar üyelerinin tepkisine neden olacak.

Altı: Orta yolu bulup 310 gram ekmek 2.00 TL’den (1000 gram ekmek 6.40 TL) satılsın kararı çıkarsa Ticaret Bakanlığı zam kararını geçen sene olduğu gibi yargıya taşıyabilir.

Sizin anlayacağınız, fırıncılar zor günler yaşıyor. Herkes istediği zammı alıyor ama onlar engellerle karşılaşıyor.

Allah bugünlerde kimseyi Ali Sarı’nın oturduğu koltuğa oturtmasın. Amin!

Bu arada fırıncılar bugünlerde öyle ya da böyle zam kararı almaya hazırlanırken özel halk otobüs sahiplerinin istemiş olduğu yüzde 20’ye varan zam talebi bayram sonrası UKOME’de görüşülerek karara bağlanacak.

Büyük olasılıkla İzmit şehir içi tam 2.75 TL’den 3.00 TL’ye, öğretmen ve 60 yaş indirim 2.00 TL’den 2.50 TL’ye, tramvay 1.75 TL’den 2.00 TL’ye yükselecek.

Özel Halk Otobüsleri kooperatiflerinin ısrar ettiği, olmazsa olmaz dediği öğrenci ücretlerine önceki yıllarda olduğu gibi zam yapılmayıp 1.50 TL’de kalacak gibi görünüyor.

*************

İBRAHİM ARACI’YA ‘ÖDÜL’UĞUR DÜNDAR’A ‘KAPAK’!

Yaklaşık 40 yıldır Derince Merkim depolarında bekletilen 2 bin 700 ton BHC’nin bertarafında sona gelindi.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (Ünited Nations Devolepman Programda UNDP) tarafından yapılan ihaleyi kazanan Yunanlı firma Polyecogroup yetkilileri ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, GEF, UNIDO, UNDP temsilcilerinin İzmit’e gelmesi ve depolara Polyecogroup afişini asmasıyla İbrahim Aracı üzerindeki sorumluluk ve yük kalkmış oldu.

Tüm sorumluluk ve bertaraf ile yetki BHC’leri 6 ay içinde bertaraf etmek üzere her türlü önlemi alarak yurt dışına çıkarmayı taahhüd eden Polyecogroup firmasında.

Önceki gün “KOK Stoklarının Bertarafı ve KOK Salımlarının Azaltılması” projesi kapsamında bilgi almak ve bilgi vermek için İzmit’e gelen yetkililer fuar içindeki sivil toplum merkezinde TEMA, Akademik Odalar Platformu, Çevre ve Ziraat Mühendisleri Odaları ve Kocaeli Sanayi Odası temsilcileriyle bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundular.

Bugünde Derince’deki Merkim depolarında incelemelerde bulunacaklar.

ARACIYA ÖDÜL

1990’lı yıllarda Arena programlarında, son günlerde Sözcü Gazetesinde yazarak “felaket tellalığı” yapan Uğur Dündar’ın suçladığı Vefa İbrahim Aracı’nın tek suçu(!),İSKİ Skandalı ardından ABD’ye kaçan işadamı Halil Bezmen’e ait Derince’deki depoları icradan satın alması.

Onun ötesinde BHC ile uzaktan yakından ilgisi ve sorumluluğu olmayan İbrahi Aracı, “çakma çevreciler” tarafından “günah keçisi” ilan edildi.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan gazetecilerin hedef gösterdiği, Kocaeli Sanayi Odasının sahip çıkmadığı İbrahim Aracı, çatlak seslere kulaklarını tıkayarak yılmadan, pes etmeden BHC’lerin bertaraf edilmesi için her kapıyı çaldı ve sonunda başardı.

Vefa İbrahim Aracı, DDT’yi bulan İsviçreli bilim insanı Paul Hermann Müller’in 1948 yılında Nobel Ödülüne layık görüldüğü gibi “En Büyük Çevre Ödülünü” fazlasıyla hak ediyor.

Aracı’nın bu azmi ve başarısı da son yazılarında “Başta İzmitliler olmak üzere tüm çevrenin yaklaşık 30 yıldır bu felaketle iç içe yaşadığı ve yaşamaya devam edeceği ortaya çıkıyor. Böylesine korkunç bir tehdidin yok edilmesi için Allah korusun insanların patır patır düşüp ölmeleri mi gerekiyor?” diye yazan Uğur Dündar’a “kapak” olsun!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

mert - 310 gr ekmeği 2 TL den satacaklarına 155 gr ekmeği 1 TL'den satsınlar. 310 gr ekmek israfı arttırır. ekmeği az tüketen 1 ekmeğin bile fazla geldiği aileler var. 310 gr ekmek büyük israfa sebep olur. Küçük ekmek yapılsın

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Temmuz 16:58

Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?