120 kandil simidi…

Kandil, geceleri namazların kılındığı, Kuran-i Kerimin okunduğu, duaların yapıldığı ve salavat-ı şerifelerin bolca getirildiği gecelerdir...

Mübarek kandil günlerinin vazgeçilmez güzelliklerinden, güzel adetlerinden birisi de kandil simididir.

Manevi güzelliklerin yaşanması gereken, yaratana şükretmenin, sevgi, saygı, hoşgörü, yardımlaşmanın en güzel ve en samimi duygularla paylaşılması beklenen kandil günlerinin ve gelenekselleşmiş kandil simidinin, bazen insanların yaşamında inanılmaz olumsuzluklara sebep olabileceğine inanır mısınız?

Sadece “120 Kandil Simidi”nin, insanın yaşamını nasıl ansızın değiştirdiğini, varlıktan yokluğa, sevgiden öfkeye, vefadan vefasızlığa, intikam duygusuna dönüştürdüğünü bu satırlara sığdırmam da mümkün değil, yaşanmışları değiştirmemde.

Nereden aklıma geldi şimdi bu! Nerden olacak, zatı muhteremin birisinin siyaset meydanına fiili olarak adım atmasına yönelik haberlerini okuduğumdan…!

Allah gönlüne göre versin..!

* *

Hak yolsuzluğu

Toplumumuz için çok önemli olan bir inançtır “kul hakkı”.

Çoğumuzun dilinden düşürmediği “tüyü bitmemiş yetim hakkı” sözünden, sadece hayatta olanların değil, henüz dünyaya gelmemiş insanların bile gelecekten hakları olduğunu anlamaz mıyız?

Onun için de “bu ülkeyi bize atalarımızdan kalan miras değil, torunlarımızın emaneti” olarak görmez miyiz?

Hangi hak veya haksızlıklar kul hakkı olarak adlandırılmaktadır veya adlandırılmalıdır sizce?

Bizleri doğrudan ilgilendirmeyen konularda nasıl bir hak söz konusudur ki, daha dünyaya gelmemişken emanetimiz olsun!

Günlük yaşantımızda, özellikle “siyaset”, “bürokrasi” ve “kamu düzeni” içerisinde sıkça işittiğimiz, bir çoğumuzun kesin bir dille kabul etmediği, lanetlediği bir söz olan “yolsuzluk” denilince ne anlıyoruz peki?

Yolsuzluk sadece siyasette, bürokraside ve özellikle kamu ihalelerindeki mal ve hizmet alım-satımlarında görülmeye alışılagelmiş maddi kazanç sağlama mıdır?

“Yolsuzluk”, sadece toplum nezdinde kabul görmüş anlamıyla sınırlı değildir. Bizlere bilerek veya bilmeyerek öğretilen, aşılanan “yolsuzluk yapanlar zümresi”, hepimizin malumu ortak düşünce ürünü siyasiler ve kamu çalışanları üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Hiçbir şey üretmeden, bildiklerinin üzerine yenilikler katmadan, değişimleri iyi okuyup uyum sağlayamadan, ülke imkanlarını sınırsızca kullanmak..

Halkın hizmetine sunulması gerektiği halde sunulmayıp, yanlış yerlerde kullanılan, ülke nimetlerinden sorumlu olanların sorumsuzca yaptıkları harcamalar ve özellikle en büyük değerimiz olan “zamanımızı çalmak”..

Başarıları karşılığında değil parayla diploma sahibi olmak, sadece yıllarını doldurarak rütbelerini ve makamlarını aksatmadan almaya devam edenlerin hizmetinde olan kamu imkanları..

Anadan, babadan, ağabeyden, dünürden, kardeşten gelen bir döngü üzerine elde edilen mevki, makam ve sunulan her çeşit fırsatlar..

Hepsi de bal gibi hak yolsuzluğudur bence...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kalabalık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.