Batık Şehir koruma altına alınsın

17 ağustos 1999 depreminin üzerinden tam 20 yıl geçti.
Her ne kadar hava kıpkırmızı olsa da yıldızlara elimizi uzatıp tutabilecek olsak da, o gün zifiri karanlık olarak tarihte yerini aldı.
Resmi açıklamalarda gerçek rakam verilemese de binlerce insanımızı aldı götürdü bizden.
Ben depreme Karatepe bölgesinde müstakil evimizde yakalandım.
Annem ve 1,5 yaşındaki yeğenim ile birlikte…
O 45 saniyeyi 45 dakika olarak yaşadık. Bir sağa bir sola savrulurken depremin ne demek olduğunu bilmeden, şuursuzca evden çıkmak için kapının önüne devrilen portmantoyu bir anda büyük bir güçlükle kaldırıp fırlattım.
Kendimizi dışarıya attığımızda mahallelinin feryatları arasında ne olduğunu anlamaya çalıştık.
‘’Deprem oldu’’, ‘’Evler yıkıldı’’, ‘’Ölen insanlar var’’ o an anladım ki, benim ne olduğunu bilmediğim deprem felaketin kendisiydi.
Sabaha karşı birçok komşumuzun evlerinin yıkıldığını ve can kayıplarının olduğunu öğrendik. O gün yaşadığımız acının tarifi gerçekten imkansız.
Rabbim bir daha böyle acılar yaşatmasın bizlere.
Ben depremin izlerinin silindiğini düşünürken geçen hafta Değirmendere’de bulunan DESSAT Kulübü’ne ziyarete gittim ve orada öğrendiklerim beni hayrete düşürdü.
Sonrasın da bugün yayına giren haberimiz için kendilerinden röportaj yapmayı rica ettim. Sağ olsun Kulübün Başkanı Sayın Murat Kulakaç Hocam ve Yardımcısı Ali Alper Yalçın bu ricamı kırmayıp teklifimi kabul ettiler.
Meğer her yerde depremin izleri silinmiş ama Değirmendere’de Batık Şehir olarak bilinen bir şehir o günkü haliyle orada duruyormuş.
Avcılar Kulübü’nden iskeleye, otelden çay bahçelerine, çınar ağaçlarından binalara, araçlardan sokak lambalarına kadar her şey hala o günkü gibi duruyormuş.
Değirmendere sahilinin bir kısmının yok olduğunu haberlerden ve çevremizden duymuştum fakat ben oranın temizlendiğini ve hiçbir izin kalmadığını düşünüyordum.
Aksine orası ilk günkü haliyle kendi haline terk edilmiş. Birkaç fırsatçının bölgedeki eşyaları çıkartarak satmalarının dışında bir daha oraya kimse dönüp bakmamış.
Evet, depremin yeryüzünde izleri silindi. Fakat sualtında asrın felaketi tüm gerçekliğiyle, kökü kurumamış çınar ağaçlarıyla, bir çocuğun topuyla, batan binalarla, eşyalarla yaşıyor.
Umarım, Büyükşehir Belediyemiz depremi ve yaşadığımız asrın felaketini bizlere en çarpıcı şekilde anlatan Batık Şehir’i korumaya alır. Buradan yetkililerimize seslenmek istiyorum. Lütfen bu alanı deprem müzesi haline getirin.
Asrın felaketinde kaybettiğimiz gazetemizin Onursal Kurucusu Hüseyin Demiray, eşi Canan Hanım ve çocukları Seyit, Serhat ve Sercan ile hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımızı rahmet ile anıyorum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Semrel AŞÇI - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.