ODTÜ olayları

Türkiye’nin gündemine ODTÜ’de ki olaylar oturdu.

Zaten böyle olması arzu ediliyordu ve beklenen şey de oldu. Aslında millet olarak, şu son yüzyılın en çok sevinebileceğimiz bir olayına sevinemedik.

Sevinmek bir yana onu öğrenci olayları bastırıp kapattık ve düğmeye basanların hedefi de buydu, gayelerine ulaştılar. Başbakanın Göktürk-2 Uydusunun uzaya fırlatılması proğramına katılmak için ODTÜ kampüsünde bulunan TÜBİTAK’a gelmesi, normal hallerde öğretim üyeleri içinde, talebeler içinde ayrıcalıklı ve sevindirici bir gün olması gerekirken; anormal bir hal alması, sanki işgal kuvvetlerinin eyalet valisi gelmiş gibi okulu ateşe vermeleri, birilerini çok rahatsız ettiğini göstermektedir.

Son yüzyılın en önemli olayı uzaya gönderdiğimiz Göktürk-2 uydusu olması lâzımken, birileri tarafından bu teknolojik hamlemiz hazmedilemedi.

Kendi çocuklarımızı, sevincimizi kursağımızda koyacak şekilde önümüze çıkardılar. Bir millet olarak ne kadar düşündürücü ve elem verici bir hal. Emperyalizme karşı olduklarını söyleyen ve slogan atan öğrenciler, yıllardır emperyalizmin kıskacında inleyen milletimizi, bu kıskaçtan kurtarmaya matuf bu teknolojik hamlemiz karşısında gayet memnun olmaları gerekirdi. Çünkü "emperyalist" dedikleri ülkeler dünyayı ve bizi uzaydan kontrol altında tutuyorlar ve tutmak istiyorlar.

Bütün bunları göremeyen veya görmek istemeyen öğrenciler ve öğretim üyeleri, acaba kendileri emperyalistlerin oyuncağı olmuş olmuyorlar mı? Biz nasıl ve hangi davranışımızla emperyalistlere karşı olacağız ve milletimize hizmet etmiş olacağız?

Toprağı sabanla işlemekle mi, şehirlerarası ulaşımı develerle yapmakla mı, başkalarına avuç açmakla mı? Neyle? Zaten geri kalışımızın temel sebepleri bunlar değil mi? Hıristiyan batı dünyası senin başını kaldırmanı hiç istemiyor. Onun için de memleket evladını bir takım ideolojilerin esiri yaparak "emperyalizme karşı mücadele etme" adı altında kendi emelleri istikâmetinde kullanıyor. Senelerce bu taktiği kullandılar. Sovyet Rusya yıkılmadan önce Marksizmi kendi yayılmacı emelleri için kullanıyordu. O zaman onların kontrolünde Moskova yanlısı bir Türkiye Komünist Partisi vardı.

Bir de İngilizlerin kontrolünde kurulmuş, onlar tarafından yönlendirilen bir Türkiye Komünist Patisi vardı. Düşünebiliyormusunuz; iki tane komünist parti ve iki ülke var arkalarında. O gün için ülkemizde komünistler başarılı olup devleti ele geçirselerdi, ya Sovyet Rusya’nın kontrolüne veya İngilizlerin kontrolüne girmiş olacaktık.

Marksizm-Komünizm, bir ideoloji olarak artık insanları hiç heyecanlandırmıyor. Yani müzelik olmuş vaziyette.

Rusya bile bundan vazgeçtikten sonra söylenecek ne kalıyor. Ama bizim ülkemizde Marksizm- Komünizm adına emperyalizme karşı mücadele ettiklerini söyleyenler, tam da emperyalistlerin kucağında onlara oyuncak olmuş oluyorlar.

ODTÜ’de olanlar da işte bunun izahıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrullah Demiray - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.