Çevre ve kirlilik

Dünya milyar yıldır kendi kendini temizlemeye çalışıyor. Yaşamak ve
yaşatmak için. Bizler yani insanoğlu da tam tersini yapıyoruz yaptık
da. En önemli şey nefes almak. Yoksa yaşayamayız. İşte dünyanın da
nefes alabilmesi için ağaçlara ihtiyacı var. Havalar ısındığında gölge
arıyoruz. Serinlik istiyoruz gözümüz yeşillik arıyor. Ancak fabrikalar
ile havayı,denizi,betonlaşarak da ağaçları katlettik. Şimdi kalkmışız
yaşanacak başka dünya arıyoruz. Onu da mahvedicez belli ki. Tüm dünya
haykırıyor buzullar eriyor,iklimler değişti,yıldırımlar,hortumlar
,yağmurlar daha bir şiddetli. Denge bozuldu. Düzeltmek için küçücük
bir umut kaldı. Hala farkındaysak tabi. Hala rant uğruna betonlar
dikiyoruz ağaçları kesip ya da yangınlar çıkarıyoruz ormanlık
alanlarda bitki ağaç yetişmesin de avm,apartmanlar dikelim diye. Tüm
bunları yaparken sadece cebini düşünenelerin çocuklarının yarın bir
gün içecek suyu,alacak oksijeni kalmayacak bunun farkında bile
değiller.
Bir çok yabancı ülkede geri dönüşüm, çevre ve hava kirliliği ile
ilgili yaptırımlar yapılırken ve vatandaşlar da harfiyen buna uyum
sağlarken bizim ülkemizde hala sokağa çöp atılıyor. Piknik yerleri,
sahiller çöp dolu. Denize bile pet şişe atılan bir ülkedeyiz maalesef.
Çocukluğumda da böyleydi hala böyle. Neden bilmiyorum ama biz bir
türlü çevre duyarlılığı konusunda gelişemiyoruz. Bir metre ilerde çöp
tenekesi var ama bir poşet içinde doldurulmuş gıda atıklarını biz yere
atıyoruz.
Araçların camından atılan çöpler,şişeler,kutular,izmaritler yol
kenarlarını kaplıyor. Üstelik özellikle yanan izmaritler yangınlara
sebep oluyor.
Bir ağaç yıllar sonra büyüyüp gölge ve meyve veriyor. Bir kibritle ya
da dozerle sökmek yakmak oysa ki ne kadar kolay değil mi? Bencil
toplumuz biz. Her konuda böyleyiz. İleriyi düşünmeyen,
cebini,menfaatini düşünen bir toplum olduk çıktık. Nesiller farklı
.Geçmişte dedelerimiz ninenelerimiz bunu yapmazdı. Yapmadılar da. Biz
yaptık yapmaya da devam ediyoruz. Çocuklarımıza okullarda bunlar
anlatılıyor. Ancak biz model olmadığımız sürece onlarında okul
eğitiminin bir anlamı kalmıyor.
Mesela ben, araç içinde yolculuk ederken çıkan ufak tefek peçete,kağıt
,meyve çekirdeği gibi çöpleri bir poşete topluyorum. Camdan aşağı
atmıyorum.Çocuklarımı da böyle eğitiyorum. Geçtiğimiz günlerde trafik
ışıklarının olduğu yerde durduk.Yanımızdaki araçtan şoför sigara
kutusunu kıvırıp camdan aşağı attı. Kızım şaşırdı. Heyecanla bana
"anne anne bak yandaki amca çöpü yere attı " dedi. Kızıma bunu
anlatırken alıp o çöpü yandaki aracın içine atasım geldi. Birbirimizi
uyarmazsak bu alışkanlıklar duyarsızlıklar devam eder.
Önce kendimizi,sonra çevremizi eğitmeli,ikaz etmeliyiz.
Çocuklarımıza yeşili korumayı ve bunu laf olsun diye değil yaşamın
devamı için gerekli olduğunu anlatmalıyız. İklimler betonlaştığımız
için,sanayileştiğimiz için değişiyor.
Artık duyarlı olmalıyız...Lütfen...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Maral Minareci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.