Pozitif ayrımcılık eşit olmalı

Toplumda bazı şeyler gerçekten dejenere olmaya başladı. Özellikle Türk toplumu olarak en çok övündüğümüz konulardan biri olan aile yapısı, gün geçtikçe yok oluyor.

Özellikle aile içerisinde yaşanan kavga ve huzursuzluklarda ve sonrasında adli makamlara yansıyan olaylarda hep bir tarafın haksız görünmesi yani Allah korusun en olumsuz olay bile yaşansa, mağdur taraf erkek olsa da kadın tarafın haklı görünmesi, toplumdaki aile kavramını yok ediyor.

Bu arada sakın yanlış anlaşılmasın kadınlara haksızlık yapılmasına karşıyım. Lakin biz idare edenlerin bu konudaki yaklaşımlarına bazen anlam veremiyorum. Özellikle son yıllarda yaşadığımız olaylarda bunlara çokça şahit oluyoruz. Basın ve yayın kuruluşlarından takip ettiğimiz olaylarda bunlara sıkça rastlıyoruz. İşte bu durum aslında en çok övündüğümüz aile kurumuna zarar veriyor.

Buradan bu konuda karar verme, kanun yapma yetkisi olanlara seslenmek isterim. Ve bu konuda kanunları uygulayan hakim ve savcılarımıza da çok büyük görev ve sorumluluk düşüyor. Elbette pozitif ayrımcılık yapılmasın lakin bu her iki taraflı olsun, olaylara tek taraflı yaklaşılmasın.

Toplum olarak annelerimiz ve eşlerimiz elbette bizlerin baş tacıdır. Ama en ufak bir şeyde ailenin darmadağın olmasının bir anlamı yoktur diye düşünüyorum. Farkındaysanız son yıllarda bu konuda büyük eksiklikler göze çarpıyor.

Unutulmamalıdır ki toplumun sağlam temeller üzerine inşa edilmesini ve sağlam olmasını istiyorsak bunun öncelikle aileden başladığını unutmamalıyız.

Bu konuda herkes üzerine düşen görev ve sorumluluğun bilincinde hareket etmeli. Elbette bu konuda kadınlarımızı hor ve hakir görmemek onlara gereken sevgi ve saygıyı göstermek gerekir. Aynı şekilde onlar da bizlere karşı saygı ve sevgiyle yaklaşmalılar. Bu konuda en güzel söz ve davranışı Peygamber Efendimiz ( S.A.V ) göstermiştir. Ve sözleri ile de bu konuda bizlere örnek olmuştur. “Cennet annelerin ayakları altındadır” sözü ilesevgiliPeygamber Efendimiz Hz. Muhammed ( S.A.V ) hem kendisi uygulamış hem de İslam’ın kadına verdiği değeri göstermiştir. Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülke olarak bunları yaşıyor olmak bizleri üzüyor.

Kadınları baş tacı yapalım. Ama onlar da kendilerini başımın üstünde görmesinler. Daha doğrusu birileri ailenin kökünü yani aile bağlarını dinamitlemesin.

Son günlerde özellikle medyanın gündeminde olan bir konu sanatçı (şarkıcı) Sıla ve Ahmet Kural olayına farklı bir boyuttan bakmak lazım diye düşünüyorum. Olayın toplumda ele alınış biçimi ile sadece bir yönüyle ele alınmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Toplumda sanki bu yapılanlar doğru olarak algılanıyor, olayın iç yüzüne bakılmaksızın kadın haklı, erkek haksız algısı oluşturuluyor. Elbette kadına şiddeti kınıyorum. Lakin kadının erkeği aşağılamasını, hakir görmesini ve vicdanını yaralamasını kınıyorum.

Aslında bu olayı farklı boyutları ile tek başına ele almak gerekir. Yani olaya, toplumun değer yargıları ve aile açısından da bakılması gerektiğini düşünüyorum. Burada Ahmet Kural, yanlış yapmış ama onu kışkırtan ve onunla alay eden Sıla hanımefendinin hiç mi suçu yok!

Hatta bugün halktan destek isteyen ve yaptığı hatanın üstünü örtemeye gayret eden Sıla hanımefendi, 15 Temmuz’da ben bu kargaşanın içinde olmak istemiyorum deyip, demokrasiden ve halktan yana tavır almamıştı, hatırlatmak isterim.

Yani bugün toplumdan destek isteyen kişi, o gün halktan uzak durmuştu. Şimdi ise işine öyle geldiği için halktan destek istiyor. Yorum sizlerin saygılarımla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrullah Demiray - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?