İdeolojimiz..!

Onlarca yıldır tartışılan önemli bir konu: “Resmi İdeoloji”.

Genel anlamıyla; “devlet aygıtını elinde tutan veya etkileme yeteneğine sahip olan elitlerin, seçkinlerin; kendilerini ve ellerinde tuttukları devlet aygıtını meşrulaştırmak, varlıklarını sürdürmek ve kendilerine yönelik itaati, bağlılığı sağlamak için kullandıkları, çoğunlukla gevşek, pragmatik, irrasyonel, eklettik ve sistematik nitelikli değerler bütünü” olarak tanımlanır.

Bir başka yüklenen anlamıyla da; “devletin merkezileşmesi, otoritenin geleneksel kaynaklarının zayıflaması, siyasi kurumlar arası farklılaşma, uzmanlaşma, bürokrasinin gelişimi ve siyasete katılımının artması” gibi unsurlarla da anlatılmaktadır.

Öncelikle, Cumhuriyetimizin kurulmasından ve çok partili düzene geçilmesinden bugüne, darbeler ve askeri vesayet ülkesi olarak tanımlanan ülkemizde, maalesef ki hala olgunlaşamamış bir demokrasi algısı, anlayışı ve bilincinin yer tutmuş olduğunu hatırlayalım.

Hala siyasi partiler kanunu ve seçim kanunlarının demokratikleşememesi ve demokratikleşmesinin istenmemesini de akıldan hiç çıkarmayalım…

Ve bu bilgiler üzerine, ideoloji tarifleriyle, bizdeki uygulamalarını, şimdiye kadar yapılan seçimleri, oluşan milli irade(!) sonuçlarını, bu sonuçlarla ortaya çıkan yasama faaliyetlerini, bürokratik gelişim, değişim ve dönüşümleri de ekleyelim…

Son yıllarda, başta HSYK, Danıştay ve Yargıtay olmak üzere, yargı erklerinde yapılan anayasal ve yasal değişimleri, dönüşümleri, düzenlemeleri, düzeltmeleri, tekrar düzenlemeleri, tekrar düzeltmeleri..

İçeri atılanları, dışarı salınanları, sonra da içeridekilerin dışarıya salınmaları, dışarıdakilerin içeriye atılmaları..

Her değişimin yargı üzerinden yapılmalarını da, bir kenara koyalım ama unutmayalım!

İçinden geçtiğimiz OHAL ve KHK’ler dönemini, bu döneme neden olan birliktelikleri, ayrılıkları, ayrışmaları, suçları, suçluları, kanmaları, kandırmaları ve kandırılmaları, saf yerine konulmaları da kabul buyuralım..

Devletin daha da merkezileştiğini görelim,

Meşruluğun henüz sorgulanmadığını,

Varlık mücadelelerini,

İtaat ve bağlılık kültürünün, liyakatin önüne geçtiğini de kabul buyuralım izninizle..

Sonra da tarifleri, uygulamaları boş verip, varlığını sorgulayalım, ne olduğunu sorgulayalım, nasıl olması gerektiğini tartışalım ve yeni bir ideoloji tarifi yapalım.

Çünkü ideoloji de karıştı, resmi ideolojimiz de..!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kalabalık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?