Muhsin nerede biz oradayız…

İnsan sevdiğinden gelen her mesajı defalarca okur değil mi?

Lütfen şimdi söyleyeceklerimi iyice düşünün , gözlerinizi kapatın hayal kurun , herhangi bir yaşta , herhangi bir yerde sevdiklerinizden uzaktasınız ….

Misal ; askerlik olur , gurbet olur , eğitiminiz için gitmiş olabilirsiniz , iş icabı olur , olurda olur.

Sevdiklerinizden uzaktasınız ve sizi en çok seven en çok önemseyen biri sizi düşünerek , önemseyerek , içinde sizin kendisinden uzakta iken dikkat etmeniz gerekenlerle ilgili bir mesaj , bir mektup yollamış!

Bu mesajı yollayan anneniz babanız veya sevgiliniz olabilir , sizin çok sevdiğiniz sizide çok seven birinden tavsiye ve nasihat içeren bir mektup geliyor diye düşünün ….

Defalarca okursunuz değil mi ?

Duygulanırsınız , umursandığınızı önemsendiğinizi , koruma iç güdüsüyle sizi düşünerek yazdığını bilir , önemser eğer zerrece aklınız varsa , tavsiyelerine dikkat edersiniz , değil mi?

Etrafınızda sizi yoldan çıkartmak isteyenler de olur bu arada , ya boş ver bişey olmaz derler , ama her seferinde neye bir şey olmaz denmişse olur değilmi !

Ne deriz sonra ! keşke dinleseydim bak başıma neler geldi deriz.ama iş işten hep geçmiş olur değilmi !

Evet muhterem okuyucular ….

Kuran-ı Kerimin her ayeti , peygamber efendimizin her hadisi ve öğüdü böyledir işte.

Bizi yaratan yüce mevladan , bizi düşünerek yolladığı öğütleri ulaştıran alemlere rahmet peygamberinden bizi daha fazla seven birileri olabilir mi ?

Bizim daha fazla sevdiğimiz olabilir mi !,

Biz yaradılan her şeyi yaradandan ötürü sevenler değil mliyiz !

Size bir soru soracağım , sizce Kuran-ı Kerim sevap kazanmak için mi , yoksa anlamak anladıklarımızı yaşantımıza tatbik etmek için mi okunur !

Elbette anlamak için okunur , peki o zaman İslam ülkelerindeki İslami eğitim sistemlerinde sizce bir yanlışlık yok mu ?

Sizce bütün müslümanlar o yüce mevladan gelen her mesajı okumuş olsa , okuyup anlamış olsa , anladıklarını uygulamış olsa ümmet olarak bu halde olur, üzerimizde hain planlar yapanların gülen yüzlerine kanar mıydık !

İsterseniz boş bir gününüzde sokağa çıkın ve sadece insanları gözlemleyin , birbirlerine karşı davranışlarını , her hareketlerini iyice tahlil edin ve sonra birlikte yaşadığınız bu insanlara islami bakış açınız ile puan verin.

Sonra da kendinize puan verin ve düşünün. Bizi çok seven özenerek yaratan yüce mevladan gelen mesajları yeterince okumuş muyuz veya kaç müslüman okumuş ve yaşantısında uyguluyor ve özellikle kul hakkı düsturu ile uyguluyor olabilir, bunu kafanızda kıyaslayın .

Sonra İnternetteki arama motoruna “İslam” yazın ve görsellere basarak karşınıza çıkan algı yöneticilerinin bizi dünyaya lanse etmeye çalıştıkları resimlere bakın ve şunu düşünün , siz bu şartlarda islamı merak eden ve araştıran bir genç olsanız , müslüman insanları ve müslüman devletleri gözlemledikten sonra kararınız ne olurdu , Müslüman olurmuydunuz !

Terörle ve ekonomik sorunlarla uğraşan müslüman ülkeleri bırakın bir tarafa , terörden ve maddi sıkıntıdan uzak Suudi Arabistan’ı düşünerek bu sorunun cevabını kendi kendinize verin . Kutsal topraklardaki , sahabelerin , evliyaların ve halifelerimizin soyundan gelen onlarla akraba olan arap dindaşlarımızı ve yaşantılarını düşünün !

Bilimle , medeniyet ile islam ile ne kadar ilişkileri var , düşünün !

Bizler aynı zamanda islamı tebliğ etmesi ve özendirmesi gereken kullar olarak vebal ve sorumluluk sahibi değil mliyiz?

Bir buçuk milyarlık islam dünyasında bizi bize kırdırmaya çalışanlar , bizi bizden nefret ettirmeye çalışanlar , bizi bizle didiştirerek ortaya çıkan kaosta bizi yönetmeye çalışanlar , sınırlarımızla ve sinirlerimizle oynayanlar acaba kimler ve nasıl olurda başarılı olurlar diye hiç düşündünüz mü ?

İslamın hukuk dini , adalet dini , marifet dini , hoş görü dini , güven dini , yardımlaşma dini , tövbe dini , medeniyet dini , ilim dini , ilkeli insanların dini olduğunu müslüman olmayanlara ne kadar yansıtabiliyoruz , ne kadar özendirebiliyoruz?

Yoksa gücü yeten yetene bir düzende , etliye sütlüye dokunmayan bir hayat yaşayıp , başarıyı her zaman güçlünün yanında durup , doğru yer tutmak olarak mı değerlendiriyoruz?

Tüm bunları sizce kendi kendimize sormamız gerekmez mi?

Geçenlerde internette bir videoda rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu reisimiz kürsüde konuşurken , dinleyenler “Muhsin nerede biz oradayız” diye slogan attığını duygulanarak izledim.

O’da hemen kalabalığı susturarak sakın böyle söylemeyin bu söz yanlış , Hak Nerede Biz Oraday

ız demelisiniz dedi.

Unutmayın Muhsin doğrudan ayrılırsa , Muhsin yanlış yaparsa siz de ondan ayrılın , insana dayanmayın elbet ölür , ağaca dayanmayın elbet kurur , duvara dayanmayın elbet yıkılır , dayan

ırsanız Hakk'a dayanın o bakidir.

Sizi bu duygular içerisinde Allah'a emanet ediyorum dediğini göz yaşlarıyla izledim.

Ve sonra neden aramızdan çok erken ayrıldığını bir kez daha anladım .

Tüm insanlığın mevki makam ve madde gibi geçici dünyalık hırslardan uzak , Hakka , hakikata ve adalete dayandığı bir anlayış için dua ederek , sizlere saygı ve sevgilerimi sunuyorum , lütfen irademizi bizi yanlışa sürükleyen hiç kimseye hiçbir zaman teslim etmeyelim.

Selam ve dua ile ….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yücel Alpay Demir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.