Metroyu unutalım, teleferiğe bakalım

Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın,şanssız bir dönemde koltuğa oturdu.

Görkemlibir büyükşehir markası inşa edeceğini açıklayan Tahir Hocanın masasında ulaşımdan trafiğe, metrodan toplu taşımaya, kentsel dönüşümden günlük 2 bin ton çöpün bertarafına, kültürden sanata, turizmden spora onlarca dosya var.

Ama AK Partili Başkandan devraldığı belediyenin kasasında para yok.

Vergi toplayamıyor, Ankara’dan hak ettiği payı alamıyor, hak edişleri ödemekte zorlanıyor.

Yeni nesil belediyeciliği hayata geçirecek profesyonel ekibi yok.

Risk alarak Basın Ofisinin başına getirdiği Adem Turgut ilk günden “Benden bu kadar” deyip bıraktı.

İstihdam Ofisinin başına geçen Öztekin Kaşukci’nin ilk açıklamalarına bakılırsa, niyeti iş yapmak değil laf üretmek ve siyaset yapmak.

Genel sekreter atayabilmek, kadrosunu kurabilmek için pazar günü yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini bekliyor.

Bu arada brifingler alıyor, sivil toplum örgütleriyle konuşuyor, bakanlardan destek istiyor.

Önceki gün KSO’da konuşan Tahir Hoca, “Sizlerden önümüzdeki günlerde bir randevu alıp projeler ile sizlere gelip yine anlatacağız. Bu şehrin lojistik yükü çok ağır. Lojistik master planı yapan ilk il biziz. 2016 yılında bitirmiştik. Kocaeli’ye gelen 200 birim kamyonun trafiği Kocaeli’de sonlanıyor. Kuzey Marmara bu şehre çok önemli katkı sağlayacak. TEM Otoyolu bu şehrin çevre yolu gibi kullanılması bizim için çok önemli. Limanlarımızın dış ticaret hedefleri için elleçleme kapasitesi arttırılmalı. Kuzey Marmara üstüne yapılacak olan yüksek hızlı tren hattı sonrası şu anki tren hattı liman yükü taşınması için çok önemli. İZBAN gibi bir banliyö sistemi lojistik trafikte kullanılırsa şehrin yükü alınacaktır. Marmara havzasını bir bütün olarak yapmamız gerekiyor. Tankerlerin şehrin iç yollarını kullanmak yerine deniz taşımacılığı ile iç bölgelere yönlendirilmesi daha iyi oldu” diyerek konulara ne kadar vakıf olduğunu anlatmaya çalıştı.

Sizin anlayacağınız açıkça“Bugüne kadar karayollarının görev alanına giren D-100 ve D-130’da transit geçişi sağlamak için köprülü kavşakları, tünelleri yaptık. Darıca-Gebze OSB Metro inşaatını başlattık. Milyarlarca lira harcadık. Ama Kocaeli olarak bütçeden hak ettiğimiz payı alamadık. Büyükşehir olarak yapacak gücümüz kalmadı. Destek istiyoruz”demedi ama Büyükşehir Belediyesinin kasasının boşaldığını ima ederek destek istedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhanise“Siyasal ve iktisadi krizden önce, insanlık krizi yaşanıyor. Yakın coğrafyamızda kan gövdeyi götürüyor, bana ne diyemeyiz. Dünyanın yaşadığı ekonomik kiriz sürecinde herkesin taşın elinin altına koyması gerekiyor” dedi.

“Gebze-Köseköy Metro” yapımı ile ilgili “Başınızın çaresine bakın” demedi ama “118 kilometrelik Gebze-Sabiha Gökçen Havalimanı-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı kısmında etüt-proje çalışmalarını tamamladık. Bütçe imkanları dahilinde yapım ihalesine çıkmayı planlıyoruz” diyerek fazla umutlanmayın, ‘bu gidişle daha çok beklersiniz’ demeye getirdi.

METROYU UNUTALIM

Siyasetten ekonomiye kara bir tablo çizen Bakan Turhan ve Metro başta olmak üzere ulaşımdan altyapıya mali destek isteyen Başkan Büyükakın’ın konuşmalarını okurken biraz gerilere gittim.

Konforlu, güvenli, seri, ucuz tramvay projesinin tamamlanmasının ardından attığım, “Tramvay Tamam, Sırada Metro Var” başlığı hatırladım.

Gebze’nin trafik yükünü büyük ölçüde azaltacak, inşaatı devam eden 14.6 kilometre çift hat, saatte 5 bin yolcu taşımayı hedefleyen,“Darıca-GOSB Metrosunu” Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin öz kaynaklarıyla ihale edildiğini düşündüm.

Başkan Büyükakın ne diyor, “Bu şehrin lojistik yükü çok ağır.Karayollarının görevi olan kavşakları, köprüleri, tünelleri, yolları bugüne kadar Büyükşehir olarak biz yaptık. Kasada para bitti. Yaklaşık 50 kilometre uzunluğundaki Gebze-Köseköy Metrosunu Ulaştırma Bakanlığı yapsın. Ankara, İstanbul, Antalya’da olduğu gibi.”

Bakan Turhan ne cevap veriyor, “Ekonomik kiriz sürecinde herkesin taşın elinin altına koyması gerekiyor. 118 kilometrelik Gebze-Sabiha Gökçen Havalimanı-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı kısmında etüt-proje çalışmalarını tamamladık. Bütçe imkanları dahilinde yapım ihalesine çıkmayı planlıyoruz”.

Demek ki neymiş efendim. Dünyadaki ekonomik kriz iş adamlarını, belediyeleri etkilediği gibi Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığını da etkilemiş.

Bütçeden ödenek ayrılabilirse 118 kilometrelik Metro Hattı ihaleye çıkacakmış!

Varsayalım ki para ya da dış kaynaklı kredi bulundu ve ihaleye çıkıldı.

118 kilometrelik metro hattında öncelik Gebze-Köseköy değil Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanının olacaktır.

Biz Gebze-Cengiz Topel Havaalanı Metrosundan vazgeçtik. Körfez-Köseköy Metrosuna razıyız. Yeter ki yapılsın.

O nedenle her seçim öncesi açıklanan, “2023’te Metro’ya bineceğiz” sözünü unutalım.

------------------------------

BAŞKAN KOCAMANTELEFERİK YAPIMIKARARLI VE İSTEKLİ

3 yanında mavi bayraklı plajları olan denizi, bir yanında göl manzarası, 1.600 metre yükseklikte Kartepe Kış Sporları Merkezi, aşağıda termal otellerle övünüyoruz.

Tarihi değerlerin, doğal güzelliklerin kıymetini bilmediğimiz gibi sahip çıkamıyor, koruyamıyoruz.

Sonra da çıkıp, Kocaeli’nin yaz ve kış turizmiyle bölgenin cazibe merkezi olduğunu söylüyoruz.

Yerli ve yabancı turistleri çekebilmek için Kocaeli’yi “turizm kenti” olarak pazarlamaya çalışıyoruz.

Başiskele’de bin metre derinlikten çıkarılan yüksek debili 50 derecedeki termal suyu değerlendirmek, termal tesisler kurmak isteyen yatırımcıların önüne set çekiyoruz.

“KartepeThe Green Park Hotel veKış Sporları Merkezine” teleferik yapmak isteyen Üstündağ’a “Sana burada teleferik yaptırmayız” diyerek göz dağı veriyoruz.

Başkan Hüseyin Üzülmez, Derbent-Kuzuyayla arasında çalışacak teleferik projesi ihalesini alan Valter Asansör yetkilileri ile 350 bin TL kira bedeli dışında işletilecek tesisten toplam elde edilen gelirden yüzde 17.2 oranında pay verme koşuluyla sözleşme imzalıyor.

Sonra da çıkıp, “Bu kentin 50 yıllık hayalini gerçekleştirdim” diyerek hava atıyor.

Ama 10 Aralık 2018 tarihinde temelini attığı, yazın piknik yapmak, kışın ekmek arası sucuk yemek için yapılacak teleferik projesi erken patladı.

Kartepe Teleferik Projesini 29 yıllığına yap-işlet-devret yöntemiyle alan

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi asansörlerini yapan Valter Asansörleri firması kredi bulamadığını söyleyerek havlu attı, “para bitti, iş paydos” dedi.

Yıllar önce “KartepeThe Green Park Hotel veKış Sporları Merkezini” yapmaya soyunan, kaba inşaatı tamamlanmadan işi bırakan STFA (Sezai Türkeş-Fevzi Akkaya) gibi.

O tarihte Adil Üstündağ adında bir adam çıktı. Yabancı ve yerli firmaların cesaret edemediği ihaleyi alarak 50 milyon Dolarlık yatırım için kolları sıvadı.

Yap-İşlet-Devret yöntemiyle 2004’te başladığı, 5 yıl süre verilen“KartepeThe Green Park Hotel veKış Sporları Merkezi”projesini özel sektör mantığıyla risk alarak 10 ayda tamamlayarak 2005 yılında hizmete açtı.

Kocaeli’nin dünyaya açılan penceresi Kartepe Kış Sporları Merkezi ve Green Park Oteli, Türkiye’de ve dünyada teleferiği olmayan tek kış sporları merkezi olarak ünlendi.

STFA’nın yarım bıraktığı tesislerin iş yapmayacağını söyleyerek ihaleye girmeye cesaret edemeyenler, tesislerin açılmasıyla koro halinde Adil Üstündağ’ı “günah keçisi” ilan ettiler.

Neymiş efendim, koca alan bir kişiye verilmişmiş. Haksız kazanç sağlıyormuş, rekabet ortamı yokmuş!

Sahi, Kocaeli Valiliği STFA’nın yarım bıraktığı Kartepe Kış Sporları Merkezi ve Oteli ihalesini yaparken bugün “homurdananlar” o gün neredeydi.

Onlara siz bu ihaleye katılamazsınız mı?” dendi.

Dün her şey şeffaf ve kamuoyu önünde yapılırken susanların, seslerini çıkarmayıp alkışlayanların bugün konuşmalarını anlamak mümkün değil.

Hele hele projesini hazırlatan, parasını bankaya bloke eden Adil Üstündağ’ın Kartepe Kış Sporları Merkezine yapmayı planladığı “teleferik projesine” engel olmaya hiç hakları yok.

9. Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel’in dediği gibi, “İhaleye girmek, Kartepe Kış Sporları Merkezi ve Oteli yapmak istediler de engel olan mı oldu?”

KREDİ BULAMIYOR

Gelelim asıl konumuz Kartepe Belediyesi’nin ihaleye çıkardığı yazın piknik yapmak, kışın ekmek arası sucuk yemek için Derbent-Kuzuyayla arasında yapılacak teleferik projesine.

Önceki Başkan Hüseyin Üzülmez teleferik ihalesini yaparak, temelini atarak

kentin 50 yıllık bir hayalini gerçekleştirdi.

Ama 31 Mart seçimleri öncesi temel atan Valter Asansör yetkilileri taahhüt ettikleri krediyi bulamayınca tek çivi çakmadılar.

STFA’nin yıllar önce “Kartepe Kış Sporları Merkezi ve Otel”

inşaatında olduğu gibi yarım bıraktılar.

Yaklaşık 100 milyon lira harcanması beklenen teleferik projesinde havlu atan Valter Asansör işletmesi sahiplerinin işe devam edip edemeyeceğini Başkan Mustafa Kocaman’a sordum.

Mustafa Başkan’ın cevabı, “Hocam, firma yetkilileri bana geldi, kredi bulmak için 3 ay süre istedi. Ben bir ay süre tanıdım. Bir aylık süre bugünlerde tamamlanacak. Gerekli krediyi bulamaz, taahhüdünü yerine getirmez işe kaldığı yerden başlamazsa ihaleyi iptal edeceğim” oldu.

Dün itibariyle Başkan Kocaman’ın kapısını çalan, krediyi, bulduğunu söyleyen, taahhütlerini yerine getireceğini söyleyen olmadığına göre bugün yarın ihale iptal edilecek.

Bu arada Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ile konuşan Başkan Kocaman, Valter firması ya da başkası kimle olursa olsun teleferiği yapmak konusunda kararlı.

O kadar kararlı ki, siyasilerin ve bürokratların bugüne kadar kapısını çalmadığı, ortak projeleri konuşmadığı “KartepeThe Green Park Hotel veKış Sporları Merkezi” sahibi Adil Üstündağ ile bir araya geldi, görüştü.

Umarım olumlu sonuç alınır, sorun çözülür, Kış Sporları Merkezi dahil Kartepe zirvesine çıkacaklar teleferiği kullanırlar.

**************

DEV ÇINARLAR YAĞMURADAYANAMADI, DEVRİLDİ

İzmir’in kavakları gibi İzmit’in eski demiryolu yeni yürüyüş yolu kenarındaki çınarların yeri ve özelliği farklıdır.

1888’de İzmit mutasarrıflığına atanan Selim Sırrı Paşa’nın diktirdiği yaklaşık 250 çınar sayısı doğal afetlerle, izinli kesilerek, kendi, kendine devrilerek sayıları 100’ün altına indi.

Yaklaşık 130 yıl önce dikilen ve tescilli ağaç olarak tabiat varlıkları kurulu envanterine kaydedilen çınarlar, her yıl birer ikişer eksiliyor.

Yürüyüş Yolu boyunca sıralanan ve İzmit’in sembolü haline gelen çınar ağaçları yakın gelecekte tükenecek.

Önceki gün yağmurda vatandaşlar devrilen çınar ağacının altında kalmaktan son anda kurtulmalarına rağmen bölgede önlem alınmamış olması dikkat çekici,

Bir başka dikkat çeken konu, çınarların bakım, onarım kesim kime, hangi kuruma ait olduğu.

Kimilerine göre Büyükşehir Belediyesi, bazıları İzmit Belediyesi diyor.

Ama doğrusu önceleri Kültür bakanlığı Anıtlar ve Kültür Varlıkları Kurulu iken 2011 yılından itibaren her türlü tasarruf Kocaeli şehircilik il müdürlüğü bünyesinde kurulan tabiat varlıklarını koruma kurulunun.

Yağmurlar başta olmak üzere değişik şekillerde devrilen çınarlarla ilgili gerekli önlemler alınır, olası kazalar önlenmiş olur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.