Akıl, Bilgi, Epistemoloji ve Toplum

Teknolojik gelişmelerden doğru şekilde yararlanıldığında, insanın “acaba”ları azalıyor. En azından, çok kısa sürede aradığın “acaba” cevapsız da kalmıyor..

Artık, herhangi bir konuda, çok kısa sürede bir fikir sahibi olmak istiyorsak, başvurduğumuz sanal alemdeki sırdaşımız, danışmanımız vikipedia-özgür ansiklopedi oldu.

Eğitim ve öğretimin, bilgi ile ilginin aralarındaki ilişkileri, bilgileri olmasına rağmen tamamen cahilce, bilgisizce veya cüretkar bir şekilde aksini yapanlar için acaba ne yapılabilir? diye düşünceler içindeyken ben de vikipedia-özgür ansiklopediye başvurdum.

Bilgi dediğin nedir? sorusuna farklı nasıl bir cevap alabilirim ki diye sormak istedim!

Karşıma, bilginindoğası, kapsamı ve kaynağı ile ilgilenenfelsefedalı olarak “epistemoloji” çıktı.

Bilginin sadece eğitim ve öğretimle değil, doğruluk, gerçeklik, temellendirme ve akılcılık gibi sayılabilen daha ayrıntılı, hatta çoğumuzun bilgi ile bağdaştıramayacağı bir soyutlukta yaklaşımların olduğu görülüyor..

Çevremizde bilgili geçinip haksız konumlarda bulunan insanların, özellikle toplum adına yetki ve sorumluluk alıyorlarsa eğer, onları oraya getiren insanların da bilerek, inanarak ve güvenerek bu konumları kendilerine teslim etmeleri gerektiğine inanırım.

En azından günümüz yaşam koşullarında, her şeyin sadece alışkanlıklarından kaynaklanan “doğru gibi!” şeyleri mutlak doğru olarak görmemeleri gerektiğine de…

“Allah akıl fikir versin!” diye hepimizin hemen hemen her gün kullandığı sadece dört kelimelik bir cümleyi, ne için, kimler için kullandığımızı lütfen bir düşünün..

Gerçekten de, öncelikle bilginin kaynağının akıl olduğunu farkına varmalıyız..

Tabi “akıl”ın, insanlık adına, çevre adına, toplum adına olumlu kullanılmasını kastettiğimi de vurgulamalıyım.

Doğru akıl yürütüp, doğru işler yapıldığında, bilgi ile birlikte muazzam işler yapılıyor.

Bunu dünya tarihi ve bizim tarihimiz bizlere, en güzel örnekleriyle miras bıraktı aslında…

Ama onları da görebilmek, anlayabilmek gerekir önce.

Sonra da, olumsuz ve belki de yanlış dostluklar, girişimler, insana yapılan yatırımları da görmek tabi…

Siyaset ve siyasetçinin; toplumların en bilgili, ilgili, doğruluktan, dürüstlükten, gerçeklikten, akıldan zengin olması gereken özellikleridir benim için..

Siyaset, vazgeçilemez bir zorunluluktur hepimiz için..

Senin adına, senin paranla, senin imkanlarınla, yine sana rağmen, senin için yapılması gereken hizmetlerin gerçeğidir “siyaset”…

Siyaset; işgal ettiğin veya edeceğin makam, mevki ve koltuktan değer almak değil!

Akıl, bilgi, eğitim, görgü, inanç, sevgi, saygı, hoşgörü ile bütünleşmiş kendi değerinle, işgal ettiğin veya edeceğin makama değer katabilmektir benim için…

Bunları yapacak olan da, akıl ve bilgi ile var olan, önce “politikacı” sonra da “siyasetçi”dir elbet…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kalabalık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?