Gamarjoba

Bacanağım Murat öğretmenin gel gidelum Batum'a! demesiyle başladı her şey.

"Hayırdır! Ne işin var?" diye sormak âdetim değildi, sormadım.

Daha önceki pek çok yurt içi ve yurt dışı seyahatim de, fazla düşünmeden gelirim! diye verdiğim bir söz ile başlamıştı.

Havaalanına giderken tanıdığım, Shota Gabaidze ile sohbet ederken öğrendim seyahatin detaylarını.

Shota; Kocaeli Üniversitesi'ni sindire sindire yani 7-8 yılda bitirmiş, ince fikirli pırlanta gibi bir Gürcü delikanlısı.

Artvinli ve Aslen Gurci olan bacanağım Murat hocanın babası Dursun Ali amcanın, Shota’nın babası Jambul Gabaidze ile eski dost ve arkadaş olması idi bizleri bir araya getiren.

Murat hocayı misafir etmek istemişler, ben de nasipli olduğumdan dahil olmuşum, bütün mesele bu.

Şhota’nın babası Jambul Gabaidze, annesi Guli Gabaidze ve akrabaları tam bir Batum asilzadesi, bizi gerçekten Gürcü misafirperverliği ile karşılayıp yolcu ettiler.

Ben de bir Ahıska Türkü olarak hiç yabancılık çekmedim, hatta yemek kültürümüzün ve insani özelliklerimizin benzerliğine şaşırmadım dersem yalan olur.

Annemin yaptığı hingal, haçapur, sinori ve lobianın lezzetinin Shota’nın annesi Guli Gabaidze’nin elinin lezzeti ile benzer olması da ayrı bir hoş anı oldu.

Türkiye'ye sık sık ticaret ve eğitim için gidip gelen halkının Türkçe biliyor olması sayesinde hiç yabancılık çekmedim.

Trafik kurallarına bizden fazla uyan, sessiz ve güler yüzlü insanları, bir şey almak için zorlamayan saygılı esnafları, 2 milyonluk şehrimizde ve Batum nüfusuyla denk hiçbir ilçemizde olmayan kent meydanı.

145 metre uzunluğundaki Alfabe kulesi, 8 metrelik Ali ve Nino figüründen oluşan Hareketli Aşk Heykeli, Karadeniz’e açılan temiz plajları, tam 1 gününüzü ayırabileceğiniz eşsiz Botanik bahçesi.

Işıklarda oturup siz çağırmazsanız gelmeyen size yapışmayan onurlu dilencileri, şehrin her yerinden gözüken adres bulmanızı kolaylaştıran çok farklı mimarilere sahip binaları ve yöresel lezzetleri ile.

Tekrar gitmeye, yeniden görmeye değer bir şehir kaldı hafızamda.

Sizlere de tavsiye ederim.

Onlar da zaten kumar, hovardalık ve gece hayatı için gelmeyen Türk’lerin özlemini çekiyor.

Zaten turizmin o bölümü de Türkiye’den giden ve yoğunlukla yaşadığı semti İstanbul’un lalelisine benzeten Karadeniz bölgemizin girişimci insanlarının elindeymiş ya neyse.

Bazı sosyal medya ve forumlarda yazdığı gibi, Türkiye’den turist gelsin de dolandıralım diye düşünen bir Gürcü’ye rastlamadım, hepsi işinde gücünde düzgün insanlar.

Ha olur mu olur! İhtimalen o dolandırıcı da bizim ülkemizden oraya giden bir girişimci olabilir!

Yurt dışına gidenler olarak kendimizi gözden geçirsek!

Tamam, hiçbirimiz evliya değiliz ama!

Yine de ara sıra durup, Müslüman Türk imajına zarar verip vermediğimizi düşünsek ne iyi olur!

Alkol kumar alışkanlığı olmayıp, para deyince kendini kaybeden, tarikat cemaat ehli olduğunu iddia eden bazı insanlarımız da bu eleştiriye dahil!

Çünkü onlardan daha çok yakınıyorlar!

Hani biz diyoruz ya ecdat şuraya gitmiş iz bırakmış, ecdat şuraya gitmiş dinimizi tebliğ, imar etmiş, ihya etmiş diye!

Bizler de gelecek neslin ecdatları olarak, geriye dönüp bıraktığımız izlere baksak iyi olur sanki.

İleride torunlarımızın aklına ecdat gelince…

Güzel şeyler gelsin isteriz değil mi?

Allah’tan oralarda devletimizin açtığı ve yönettiği Türk okulları ve Müslüman Türk’ü doğru temsil eden öğretmenlerimiz var da Batum Gürcüleri’nin Türk Milleti’ne bakışı fazla zarar görmemiş.

Halkın güvendiği, saygı duyduğu, özellikle Müslüman Gürcüler’in dinimizi Türk kültürünü öğrenmelerinde de katkı sağlayan Batum Türk Koleji Müdürü Mustafa Yaylacı ve tüm öğretmenlerimizden de Allah razı olsun.

Birkaç yıl önce faaliyete başlayan Türk kolejimize, 18 Mart Çanakkale Zaferimizin 104. yıl dönümünde gitmek nasip oldu, gezdik gördük ve gurur duyduk.

Gamarjoba’yı hala merak ediyorsanız, Gürcü dilinde başarı dilekleri içeren bir selamlama ifadesi.

Olur da giderseniz, “ki gidin” ve bir Gürcü’ye Gamarjoba derseniz o da size Gagimarjos der. Kolayca tanışmış olursunuz.

Çarşamba günümüz de mübarek olsun inşallah.

Selam ve dua ile...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yücel Alpay Demir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Mustafa yaylacı - Cok tesekkur ederim sayın baskanım.ne guzel anlatmişsıniz,selam ve saygılar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Mart 11:54