Ümmetin kafası neden karıştı? (5)

Nasıldı? Bu yanlış hesap bile size abartılı geldi değil mi? Hadisi hatırlayın: “Ûc’un tahtı sekiz yüz zira’idi. Musa’nın boyu on zira’, asasının boyu da on zira’ idi. Musa yukarı doğru on zira’ sıçradı (yani kendi boyu kadar) ve ‘Ûc’a vurdu. (Asa) onun topuğuna isabet etti ve o ölü olarak yere düştü; ceset bir köprü oldu, insanlar onun üzerinden geçtiler” Bu hadiste geçen 1 zira’ ölçüsü, 68‐80 cm. arasında değişen bir mesafe olduğunu hatırlayın. 1 zira’yı ortalama 75 cm olarak alsak, 1 metre 100 cm ettiğine göre Musa yukarı doğru 600 metre sıçramış oluyor. Musa’nın sadece boyu bile 7.5 metre oluyor. Allahın değişmeyeceğini buyurduğu sünnetullaha aykırı bir durum bu. Bu hadisler yüzünden agnostik, deist, ateist olanların vebali sizindir.

Kab’ın karısının oğlu (ifade bile bir acayip) Nevf’ten bazı yerlerin faziletiyle ilgili de rivayet var. Mesela Tûr Dağı hakkında, Allah’ın bir dağa tecelli edeceğini dağlara bildirdiğinde hepsinin kibirlendiğini yalnızca Tûr Dağı’nın tevazu gösterdiğini söylemiş (

54). Düşünsenize mütevazı bir dağ, duygulu, düşünebiliyor da. Ayete göre dağlar istedikleri kadar emaneti yani sorumluluğu yüklenmemiş (ama insan yüklenmiş) olsun (55), bu akıllı dağ istisna (hâşâ)… Bunlar İslam’la tanışanları iten, inananları küflendiren uydurma rivayetlerdir. Basra ve Mısır’ın dünyanın iki kanadı mesabesinde olduğunu, onlar harap olduğunda iki kanadı kırılan kuş misali dünyanın da mahvolacağını anlatır (56). Şam hakkında ise gelecekte geçimin çoğunluğunun bu şehirde olacağını bildirir (57). Müslümanların geleceğiyle ilgili korku ve kehanet hadislerini de rivayet eder (58). Mesih, Mehdi, Deccal haberlerin haddi hesabı yoktur. Kısacası İslam kaynaklarındaki İsrailiyat türü haberlerin menşeini konu edinen bazı araştırmalarda Yahudi ve Hıristiyan kültürüne ait bilgileri İslâm kaynaklarına sokan kişiler arasında Nevf de gösterilir (59). Niyet okuyamasak da yahut bunlar -en iyimser ifadeyle- kasıtlı birer Yahudileştirme ve Hıristiyanlaştırma çabası olmasa da sonuç itibariyle günümüz Müslümanlarını maalesef muharref kitab ehline yaklaştırarak onlara benzetmiştir.

Kab’ın “karısının oğlu” tanımlamasını taşıyan diğer bir kişi de Tübey el‐Himyerî’dir (ö. 719). Bilen bilir; Tübey için kullanılan nitelendirmelerden biri olan ‘el‐Habr’ kelimesi onun İsrailiyatla ilişkisini gösterir. ‘El‐Hibr’ veya ‘el‐Habr’, sonradan Müslüman olmuş veya ehl‐i zimmet olarak kalmış ehl‐i kitab’a mensup âlim kişi demektir (

60). Bu kelime Filistin Yahudi akademilerinde haham rütbesinin altındaki bilginler için kullanılan bir unvandı (61). Bazılarına göre ise o, ‘Rabbi’ rütbesinden sonra gelen ilmî bir unvandır (62). Ebû Züeyb’in tespitine göre ‘habr’ kelimesi İbranca kökenli olup Miladi birinci asra kadar Ferîsî Yahudilere denirdi. Sonraları Ferîsilerin öğretileri diğer Yahudiler arasında yayılınca, öğretiyi yayanlara ‘habr’ denildi. Mişna ve Talmud’u toplayanlara da ‘habr’ denilir. Hadis kaynaklarında ‘habr’, Yahudi geleneğini ve kitabiyatını bilen Yahudi âlimler için kullanılır. Müslüman âlimler için ‘habr’ kelimesinin kullanımı çok nadir olup, onun yerine ‘hibr’ kelimesi tercih edilir. ‘Hibr’ sözcüğü aslında yazma aracı, divit demek olduğundan ilminin çokluğundan kinaye olarak bazı âlimlere ‘hibr’ denilmiştir (63). Onun verdiği bir haber veya geleceğe yönelik bir kehanet tetkik edilmek istenince, Tübey bazen haber kaynağını “Kitaplarda okudum” (64) veya “Kitaplarda buldum” (65) derken bunların hangi kitaplar olduğunu belirtmez. Demiş ki: “Farsça eserleri okuyan kişi dindar ve yumuşak huylu olacağından; Rumca eserleri okuyan kişi, kavi ve kültürlü olacağından; Berberî eserleri okuyan kişi güçlü ve zorlayıcı olacağından; Habeşçe eserleri okuyan kişi ise sakin ve uyumlu olacağından dolayı hata yapmaz” (66). Resulullah Kab’a İslam’ı tebliğ etmiş fakat kabul etmemiş, bu yüzden onun Müslüman olması sahabe Ebu Bekir dönemine (67) veya sahabe Ömer dönemine kadar (68) gecikmiş (69). Bir haberle ilgili olarak İbn Abbas, Kab’tan duyduğu bir sözü Tübey’e sormakta ve aldığı cevap Kab’tan duyduğuyla örtüşünce onu tasdik etmektedir. Bu defa Tübey, Kab’tan duyduğu bir sözü İbn Abbas’a sormakta, İbn Abbas’ın söylediği haber Kab’tan duyduğuna uygun düşünce onu tasdik etmektedir (70). Bu durum da düşündürücüdür…

İsrailiyatın İslamî literatüre girişinde Tübey’in katkısının anlaşılması için ondan gelen haberler incelenince Tübey’de son bulan 23 adet haber tespit edilmiştir. Bunların büyük bir bölümü Nuaym b. Hammâd’ın “Fiten”indedir. Kısa bilgiler hâlindeki bu karamsar haberler Emevîlerin geleceğiyle ilgili olumsuz kehanetlerde bulunur. Örneğin Ümeyyeoğullarından bir adamın soyundan dört melik çıkacağı (

71), Süleyman b. Abdulmelik’in soyundan dört kimse hüküm sürmedikçe Emevî saltanatının devam edeceği (72), dört melikten sonra onların saltanatının inkıtaa uğrayacağı (73), son Emevi halifesinin saltanat süresinin iki yılı (74) bir başka rivayette on sekiz ayı (75) aşmayacağı, Süfyânîlerin askerlerini Merv’e göndereceği (76), Humus’ta bir savaş çıkacağı ve bu şehrin yıkılacağı (77), Horasan’dan siyah bayraklı bir kavmin çıkacağı (78) ve o zamanlarda Humus’u terk etmek gerektiği (79), Süfyanîlerin sonunun geleceği (80), Şam’da binaların ve ağaçların çoğaldığı bir zamanda kıyametin kopacağı (81) bu haberler arasındadır. Ayrıca sarı bayrakların Mısır’a girişinin oradaki halk için bela olacağı (82), bir halifenin Rumları yeneceği (83), onların barış için halifeye elçi göndereceği ve Müslümanlarla onlar arasında barış sağlanacağı, insanların huzur ve güven içinde olacağı (84) bildirilir. Muhtevasında Rumların, Farslıların ve Süleyman Mescidi’nin yer aldığı bir dizi haber anlatılır (85); Mekke’ye sığınacağı hâlde yine de öldürülecek olan birinden söz edilir (86). Bunlar rivayet edilmişse de isabet edilememiş, çünkü gerçek hayatta karşılığı olmamıştır.

Tübey’den gelen haberlerde kıyamet öncesi ortaya çıkacak bazı olaylara değinilerek kehanete kalkışılır. Örneğin Hz. İsa, Yecüc-Mecüc’ten sonra Kudüs’e yerleşecek, bundan sonra savaş bitecek, yeryüzü başlangıçta olduğu gibi bereketlenecek, Hz. İsa ve müminler Kudüs’te senelerce kalacaklar ve sonrasında Allah’ın göndereceği bir rüzgârla ruhları kabzedilecek (

87). Deccal ortaya çıkmadan önce üç alamet çıkacak (88). Hz. İsa, Deccal’ı öldürdüğünde Allah ona, kendisine inananlarla birlikte Tur dağına çıkmasını emredecek; o gün hiç kimse müminlere güç yetiremeyecek; sonra Yecüc-Mecüc türlü fesatlar çıkaracaktır (89). Tübey’in diğer rivayetleri muhtelif konularda olup bunlardan birinde ‘Rabbu’l‐alemîn’ terkibindeki âlemlerin bin millet olduğu, bunun altı yüzünün denizde dört yüzünün karada yaşadığı anlatılmıştır (90). Yine ondan gelen bir haberde tavla oynayan kişinin elini domuz kanına bulayıp da o hâlde namaz kılan biri gibi olduğu bildirilir (91).

KAYNAKLAR:

54. İbn Hanbel, Kitabü’z‐Zühd, I, 125.

55. Ahzab, 72.

56. İsbahânî, Hilye, VI, 50; Nuaym b. Hammâd el‐Mervezî, Ebû Abdillah (844), Kitâbü’l‐Fiten, 138, thk. es‐Süheyl ez‐Zekkâr, Mekke 1991.

57. Nuaym b. Hammâd el‐Mervezî, Ebû Abdillah (844), Kitâbü’l‐Fiten, 391, thk. es‐Süheyl ez‐Zekkâr, Mekke 1991.

58. Bknz. Nuaym b. Hammâd el‐Mervezî, Ebû Abdillah (844), Kitâbü’l‐Fiten, 120, thk. es‐Süheyl ez‐Zekkâr, Mekke 1991; İsbahânî, Hilye, VI, 50.

59. bkz. Abbott, Nabia, Studies in Arabic Literary, Historical Texts, Qur’anic Commentary and Tradition (I‐II), London 1967, II, 8.

60. İbn Manzûr Cemaleddin Muhammed b. Mükerrem el‐Ensârî (1311), Lisânu’l‐Arab (I‐XX), Mısır tsz. V, 228.

61. Lewis, İslam Dünyasında Yahudiler, 113.

62. Schmitz, M., Ka’bu’l‐Ahbâr, İA., VI, 3.

63. İsrail, Ebu Züeyb, Ka’bu’l‐Ahbâr, Kudüs 1976.

64. İbn Asâkir, Târîh, XI, 28.

65. İbn Asâkir, Târîh, XI, 27.

66. Mizzî, Ebu’l‐Haccâc Yusuf b. ez‐Zekî Abdurrahman (1341),Tehzîbü’l‐Kemâl (I‐XXXV), thk. Dr. Beşşâr Avvâd Ma’rûf, IV, 316, Beyrut 1980. Ayrıca bknz. İbn Asâkir, Târîh, XI, 34.

67. İbn Asâkir, Târîh, XI, 29, no. 988; İbn Hacer, Tehzîb, I, 508, no. 945.

68. Zehebî, Siyer, IV, 413.(Zehebî, Şemsüddin Muhammed b. Ahmed b. Osman (1374), Siyeru A’lâmi’n‐Nübelâ (I‐XXV), thk. Şuayb el‐Arnavut, Beyrut 1985).

69. Ali Kuzudişli, (Yard. Doç. Dr), “Ka’bu’l-Ahbar’ın Karısının İki Oğlu ve Rivayetlerinin İsrailiyata İlişkisi”, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 31, 2011, s. 67‐90.

70. Bknz. İbn Asâkir, Târîh, XI, 31; Mizzî, Tehzîb, IV, 315. Bu haber kısmen şu kaynakta da yer almaktadır: Taberî, Tefsir, XIX, 149 (Taberî, Ebû Ca’fer Muhammed b. Cerîr, (922), Câmi’u’l‐Beyân fî

Te’vîli’l‐Kur’ân (I‐XXX), thk. Grup, Kahire tsz).

71. Nuaym b. Hammâd el‐Mervezî, Ebû Abdillah (844), Kitâbü’l‐Fiten, 73, thk. es‐Süheyl ez‐Zekkâr, Mekke 1991.

72. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 112.

73. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 111.

74. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 113.

75. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 419.

76. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 198.

77. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 255.

78. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 189.

79. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 279-280.

80. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 169.

81. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 138.

82. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 433.

83. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 295.

84. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 268.

85. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 313.

86. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 202.

87. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 353.

88. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 319.

89. Nuaym, b. Hammâd, Fiten, 357.

90. Ebu’ş‐Şeyh el‐İsbahânî, Ebû Muhammed Abdullah b. Muhammed (979), Kitabu’l‐Azame (I‐V) thk. Muhammed b. İdrîs el‐Mübârekfûrî, Riyad, 1988, IV, 1433.

91. el‐Beyhakî, Ebû Bekr Ahmed ibnu’l‐Huseyn (1065), Şu‘abü’l‐İmân (I‐X) thk. Ebû Muhammed Hacer Zağlul, Beyrut 1990,V, 240 hds.no. 6515.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yüksel Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.