Kibirle değil hizmetle, gönülle makamda ol

Bütün makamlar geçicidir ve hiç kimse vazgeçilmez değildir. Yöneticinin kral, yönetilenin köle görüldüğü yanlış düşünceler bitmeli artık. Hiç kimse diğerinden ne aşağıda ne de yukarıdadır. Unutulmasın ki makamından güç alanlar değil, makamına güç katanlar yaşatır devleti, milleti ve insanlığı...

Sorumluluk almadan emeksiz yükselen şımarıklar, iktidarı ve koltuğu paylaşmak istemezler. Özellikle insanların içindeki boşluklar makam ve para eline geçince ortaya çıkar. Orada; bilinçaltındaki arızalar, bastırılan kötü hisler ve kişilik bozuklukları dile gelir. Onların sözleri nereden çıkarsa karşısındakilerin orasında yer bulurlar. Sözleri, halleri tehlikeli olmaya başlar, çalışanın şevkini kırar ve boş şeylerle yorarlar.

Çalışana hâkim olabilmek için baskı uygular ve sindirerek kayırmacı, adaletsiz kararlar alırlar. Adaletli olmayı sevmezler. Çünkü adalet olursa, başta kendileri yok olurlar. Kirli planları olduğu için yanlışlarını hatırlatacak kimseyi çevresinde istemez. Çalışanı kumaş kendisini terzi görür. Keyfine göre keser, biçer ve diker. Makam hastalığına yakalanmış olmasından dolayı korkuya dayanan saygı ve ilgi ile kendinden geçer. Bunun devamı için yalan yanlış her şeyi yapar. Sosyal statünün devamı için olmadık kılıklara girerler. Çevresinde el pençe divan duracak dalkavukluklar ararlar. Talimatla iş yaptırır, siparişle teşekkür, takdir belgesi dağıtır. Yetkisini çekiç, sorunları da çivi gördüğü için zorbalığı uygular. Nefis imparatorluğu kuran bu kişiler, hizmet etmeyi değil, kendisine hizmet ettirmeyi düşünürler. Takiple değil, tahakkümle disiplini sağlamaya çalışır. İnsanları sevmeyen ve kavrayış becerileri olmayan böyle kişiler rutinlerle herkesi bıktırırlar. Çünkü kendileri de öyle gelmişlerdir. Bir ideolojinin, bir grubun veya siyasilerin uydusu olarak yükselmişler.

Geçmişte siyasetin kirlettiği ve o kirlilikle yükselen kamu, özel sektör makamları da aynı tutarsızlığı yaşadı yıllarca. Geçmiş yıllarda toplum, bürokratik makamların tehditleriyle korkutulmuş, sersemleştirilmiş ve çok sıkıntı yaşamıştır.

Bu makam bağımlıları, koltuğunda oturur, hava atar, çene yapar, ziyarete gider, ziyaretçi kabul eder. Makam şoförüyle işten eve, evden işe rutin emekliliğini doldurur. Tehditle, sinirle iş buyuran böyle kişiler çalışanı ve toplumu yorarlar. Sorunlu ve zorunlu iş yaptırır ve hep "iyi çalışana" yüklenir. Kaytaran ve tembellere iş yaptıramaz. Ahlaki gelişimleri yeterli olmadığı için yalan ve yanlışla düzenlerini sürdürmek isterler. Çıkarlarına dokunduğun anda fena satarlar! "Yap desen iş yapmazlar git desen gitmezler." Görevden alınınca da kıyameti koparırlar. Mahkemeleri uğraştırırlar. Ben buraya nasıl geldim demeyi unutur. Yeniliğe karşı çıkarlar, yenilenmezler ve eskiye tutunurlar.

Unutulmasın ki yanlışı alkışlayanlar dost değil, düşmandırlar aslında!

Kibirleri çok, sevgileri olmayan makamlar istemiyor toplum. Ayıran değil, bütünleştiren ve aidiyet duygusunu geliştiren görevliler istiyor. "Haklı olanın" kuvvetli olmasını, fırsat eşitliği ve adaleti istiyor insanlar.

Kötü zihniyet kolay bitmiyor. Kirli ruhlar kolay temizlenmiyor. Temizlik oluyor ama zaman alıyor. Her şeye rağmen devlet ve özel kurumlarda düzelmeler ümit veriyor ve umutluyum.

Yöneticinin hamiyetli, yönetilenin emniyetli olduğu haller istiyor toplum.

Herkes, "özellikle unvan sahipleri" kendi hak ve hukukunu bildiği kadar başkalarının hak ve hukukunu bilse yaşamak ne güzel olurdu diyorum.

Nefsin her isteğine boyun eğmeyen, aynaya bakar gibi kendi kusurlarına bakabilen ahlakı düzgün insanları istiyor makamlarda.

Makamların hizmetlerle, gönüllerde kurulması dileğiyle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrullah Demiray - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.