Ah şu hikâyelerin dili

Ma’rifet, bilmek ve tanımak demektir. Tahkik, bir şeyi incelemek, araştırmak, soruşturmak ve sağlam yapmak anlamına gelmektedir. Hikmet, basiretle eş anlamlıdır.

Güzel öğüt de basiretin gereği ve paralelidir. Güzel öğüt, yapıcı telkinlerdir. Muhatabı hırpalamak yerine, düşündürtmektir. Kişilikleri rencide etmemek, bağcı dövmeden üzüm yemeye talip olmak ve bunu da muhataba mutlaka hissettirmektir.

İşte, biz de bu yüzden kişileri direk hedef almadan, makamlara zarar vermeden, kendimizce uyarıları sürdürmeye gayret ediyoruz diyelim…

***

‘Gürültü ve parıltının ortasında sükunetle dolaş, sessizliğin içinde huzur bulduğunu unutma.

Başka türlü davranmak gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış.

Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun.

Bağışla ve unut! Ama kimseye teslim olma.

İçten ol. Telaşsız kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver; aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları, çünkü dünyada herkesin bir öyküsü vardır.

Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle, ne kadar küçük olursa olsun ilgilen, hayattaki dayanağın odur.

Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın.

İşini öyle sev ki, başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olasın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol! Sevmediğin zaman sever gibi yapma.

Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz ve unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek kum taneciğinden fazla değildir.

Aşka burun kıvırma sakın; o çöl ortasında yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.

Kaybetmeyi ahlaksızca bir kazanca tercih et.

İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı ömür boyu sürer.

Bazı idealler o kadar değerlidir ki o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en önemli miras dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme, gençliğine yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe.

Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme.

Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir.

Ara sıra isyana yönelecek olursan da unutma ki evrendeki düzeni yargılamak imkansızdır.

Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendinle barış içinde ol.

Doğduğun gün; sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki öldüğün gün herkes ağlasın, sen sevinçle gülümsüyor olasın.’

Sevgiyle kalın dostlar..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kalabalık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.