Bayram geliyor

Daha dün gibi Ramazan başlangıcı. Neredeyse sonuna geldik. Bayram
kapıda.Size bu yazımda çocukluğumun bayramını anlatıcam.
Bizim çocukluğumuzda bayramlar bayram gibi kutlanırdı. Çocukluğumdan
beri bayram sabahı içime bir neşe bir heyecan dolardı. Her şey daha
güzel gelir sanki bahar kokardı ev,cadde ve sokaklar. Çatapat sesleri
gelirdi dışarıdan, sabahın köründe başlardı mahallenin erkek çocukları
kız kaçıran alıp atmaya,ağızlarında kocaman naneli golden sakızlar.
Bir tarafta bakkal hazırlamış kutuların içinde vanilyalı,çikolatalı
gofretleri .Pötibör,finger bisküvileri. Buz gibi içecekler de dolapta
duruyor. Leblebi tozu naylon poşetlerin içinde.Horoz şeker,düdüklü
şekerler tezgahın önünde kırmızı kırmızı duruyor. Birazdan mahalleye
macuncu ve bisikletiyle dondurma satan dondurmacı amca gelecekti.
Bayram namazından çıkan mahalleli birbiriyle bayramlaşır , elinde bir
kutu lokumla 9-10 yaşlarında bir çocuk herkese lokum tutardı.
Büyükler de lokum alıp harçlık verirdi çocuğa.
Biraz sohbetin ardından babam sıcacık ekmeği bakkaldan alıp eve
gelirdi, annem kahvaltı masasını kurmuş,ortalık taze çay kokusuyla
donanmış olurdu.Hala burnuma gelir o sabahın kokusu. O zamanlar tv.da
tek kanal var. TRT 1 kanalı açık bayram sabahı için fasıl olurdu.
Kahvaltı ederdik güle oynaya. Sonra bayram ziyaretleri için bir kaç
gün önce babamın aldığı kırmızı yeni parıl parıl ayakkabılarımı giyme
zamanı gelirdi.Yüreğim kuş gibi. Nasıl da güzel bakıyorlardı bana
uzaktan. Giymeye kıyamazdım. Annemin aldığı bayram elbisem de süt
gibiydi.Üstü beyaz fistolu altı kırmızı kloşe etek.Döndükçe açılıyor
eteklerim .Ne mutluluktu. Saçlarıma yeni kırmızı tokalarımı takardı
annem. Giyinip hazırlanırdık. Mutfakta misafirler için sarma, ev
baklavası hazır olurdu. Şeker ,çikolata ve mendiller de tepside zili
çalacak çocukları beklerdi. Önce ailece bayramlaşırdık.Ardından babam
harçlıklarımızı verirdi hem bize hem anneme . Sonra evden çıkıp
büyüklerimize giderdik bayramlaşmaya. Akşama kadar el öpüp şeker
,harçlık toplardık.Her çocuğun elinde bir torba.İçi
şeker,çikolata,bozuk para dolardı.Birbirimize gösterir yarışırdık.
Akşam ananemlerde hep birlikte bayram yemeği yenirdi .Kuzenlerimle
gülüp eğlenirdik.Bazen gülme krizi tutardı biz gülerdik, annemler de
gülerdi. Bu arada masada yok yok. Çeşit çeşit yemekler,tatlılar
olurdu. Ertesi akşam da babannemlerdeyiz yemeğe. Bu sefer de oradaki
kuzenlerle eğlence,şeker savaşı,harçlık karşılaştırması yapardık. Yine
baklavalar,börekler sofrada ,kuş sütü eksik. Komşular,akrabalar herkes
birbiriyle bayramlaşırdı.Ziyaretlere yetmezdi 3 günlük bayram. Her
şey ne kadar da tadında ve güzeldi. Her ziyarette tatlı ikramı, gelen
çocuklara hediyeler,harçlık verilirdi.Hiç bir çocuk boş çevrilmezdi.
Şimdilerde bu adetler çok azaldı. Çoğu kişi çalışıyor bayramları da
tatil olarak görüp dinlenmek için değerlendiriyor. O bayramlar ve
bayram çocukları bir film karesinde kaldı sanki.
Bayramlar güzeldir çocuklarımızla beraber o bayramları bizler
yaşatıcaz .Nesilden nesile aktararak , yaşatarak. Bayramları
yaşayalım...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Maral Minareci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaelispor’un yeni teknik direktörü Selahattin Dinçel başarılı olur mu ?