Sosyal Stresörler

Toplum içinde yaşayıp da strese girmeyen var mıdır acaba?

Peki stres nedir?

İnsanda “kaygı, gerginlik yaratan ve rahatsız eden her şey” bir stres etmeni olarak tanımlanır. Stresin kaynaklarının ise; Bireysel Stresörler, Sosyal Stresörler ve Fiziki Çevre Stresörleri olarak üçe ayrıldığını görüyoruz.

Bende bu hafta sizlerle, stres kaynaklarından olan sosyal stresörler konusunda ve sosyal bilimlerin her insan için öngörüde bulunduğu bazı konulardan bahsetmek istedim.

Hepimizin zaman zaman yaşam sürecimizde karşılaştığı, toplumdan dışlanmışlık, ötekileşmişlik, önemsizlik hissi ile kaplanmamıza sebep olan, bazı insani tavır ve davranışlar..

İnsanların, öncelikle kendisine, ailesine ve geleceğine dair hedefler koymamasından kaynaklanan, yaşadıkları sosyal ortamlarındaki hoşnutsuzlukları, mutsuzlukları ve ümitsizliklerinden, yine en başta kendisi ve ailesi olmak üzere çevresindekilere karşı amaçsızlık duygularıyla yaşamaya başlarlar.

Ne yapacağını, nereye gideceğini, kimi dinleyeceğini bilmek bir yana, yemeden içmeden kesilir ve tüm olumsuzlukların kendisine hücum ettiğine inanır, karanlık bir yolda elinde ışık olmadan giden birisi gibi yaşam sürerler..

Bu olumsuzluklar, bir zaman sonra sosyal hayattan uzaklaştırmaya, yabancılaştırmaya kadar varır. İçin için fesatlık, ümitsizlik, nefret duygularıyla kendilerini beslemeye, etrafındaki herkesi kendisine karşı düşmanmış gibi görmeye, herkesin kendisiyle sorunu olduğunu var saymaya, bu düşüncelerinin doğruluğuna en başta da kendisi inanmaya başlar.

Bir zaman sonra en yakınlarıyla ilişkilerinin bozulmasına, hatta aile içi sorunlar yaşanmasına, sağlıklı bir yaşantıdan giderek uzaklaşılmasına, sadece büyükleriyle ilişkilerinin değil, küçüklerle de arasının açılmasına, çocukları var ise onlarla arasındaki iletişimin, karşılıklı sevgi, saygı ve güvenin azalmasına sebep olmaya başlar.

Sonrasında da yaralayıcı sosyal ilişkilerin başlangıcı ve devamı ile gelecek hakkındaki olumsuz duygu ve düşüncelerinin şiddetlendiğini görürüz. Öyle ki tüm yaşantısı, olumsuzlukların hep kendisinin peşinde olduğundan, şanssızlıktan, kaderinin kötü olduğundan şikayet etmeye, kendisini toplumdan dışlanmış hissetmesi ile giderek ümitsiz bir hal almaya başlar…

Hepimizin bilmesi ve yürekten inanması gereken bir gerçek!

Karamsarlık yaşam kalitemizi düşürür!

Bu durum sadece sosyal hayatına değil, iş yaşamına da sirayet etmeye başlar bir zaman sonra..

İş tatminsizliği, işyerindeki mutsuzluk ve huzursuzluklarının başlaması, belki de işinden olmasına ve sonuçta da mali durumunun bozulmasına doğru gider.

Sadece bu kadar mı? Elbette ki hayır! En önemlisi de bunca sorun yumağının neticesinde insanın sağlığında sorunlarının başlamasına sebep olmaz mı? Kaçınılmaz sonuç, insan sağlığının giderek kötüleşmesidir.

Nihayetinde de; ‘İnsan önce para kazanmak niçin sağlığını kaybeder, sonra sağlığını kazanmak için parasını’…

Doğan Cüceloğlu, “Savaşçı” kitabında, sizin üzerinize düşecek, sizi uyandırmak için çabalayacak arkadaşları; “kişinin huzursuzluğu, mutsuzluğu, gerginliği, sıkıntısı, depresyonu onu uyandırmaya çalışan önemli dostlarıdır” diye tanımlar…

‘İnsanlar mutlaka sosyal roller içinde bulunacaktır ve sosyal roller içinde yaşamını sürdürecektir. Önemli olan, bu sosyal rollerin ona empoze mi edilmiş, yoksa kendi istemi ile mi bu sosyal rolleri yüklenmiş olduğudur. Bazı insanların hayatları onlar için kararlaştırılır, onlarda kendilerine düşen rolleri, kendilerine söylendiği gibi oynarlar. İşte buna “ikinci elden yaşamak” denir.’

“Sıradan olmayan insan; her şeyi üstesinden gelinmesi gereken bir öğrenme fırsatı olarak görürken, sıradan insan her şeyi, ya şükredilecek, ya da küfredilecek bir şey olarak görür.” Don Juan

Siz siz olun, çok para kazanmak, mevki makam sahibi olabilmek uğruna, sağlığınızdan, dostluğunuzdan, kişiliğinizden ve insanlığınızdan asla ödün vermeyin..

Geçici hevesler, anlamsız, değersiz ve önemsiz hiçbir şeye hak ettiğinin fazlasını vermeyin.

Ne paranızı, ne zamanınızı, ne ilginizi ne de sevginizi…

Gerçek ve samimi dostlar edinmeye çalışın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kalabalık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.