Bozcaada

Bozcaada'yı herhalde pek çoğunuz duymuşsunuzdur. Ben de bu haftaki yazımda Bozcaada'yı size anlatmak istedim.Bu adada dikkatimi çeken üçilginç şey vardı. Bunları sizinle de paylaşmak istedim. Birincisi; burada poşet kullanılmıyor. Esnaf daha önce çıkan poşet yüzünden oluşan yangın sonrasında poşet kullanımını bitirmiş. Bir şey aldığınızda kese kağıdı ya da aldığınız şeye göre örneğin yiyecek ise şeffaf kaplar kullanılıyor. Yerlerde çöp görmeniz mümkün değil. Aralıklı olarak çöp kutuları var ve hiç kimse elindeki çöpü yere atmıyor. Hatta daha da ilginç bir şeyi paylaşacağım. Tuvaletlerde bir 'Dikkat' yazısı var ki bence çok hoş. Kullanılan tuvalet kağıdı vs. şeylerin klozetlere
atılmaması, atılan her maddenin denizi kirlettiği ve doğal yaşama zarar verdiğinin anlatıldığı birkaç cümlelik yazı asılı.

Dolmuşlara ya da feribota binerken de insanların birbirine saygı göstermesi hemen sıraya girmeleri, ezmeden sırayla hareket edilmesi son derece hoştu. Görmek isteyip de göremediğimiz güzellikler bunlar. Bir diğer dikkat çeken şey mimari yapıydı. Eski mimari bozulmadan kendini korumuş. Renklendirilmiş eski binaların içinden bir pansiyon ya da bir şarap evi çıkabiliyor. Kurabiye-pasta satan yerler de yine bu şirin köy evlerinde hizmet veriyor. Hediyelik eşya satan dükkanlar sıralı ve dükkan önleri o kadar renkli ki, bakamadan geçemiyorsunuz. Tarihi hava her yerde kendini hissettiriyor. Yemeniler, iğne oyalı rengarenk tezgahlarda asılı. Bir an kendinizi melodisi huzur veren bir şarkının içindeymiş gibi sanıyorsunuz. Sokaklar da aynı şekilde etnik dokuyu kaybetmemiş.

Ada halkı bisiklet kullanılmasından yana. Hatta bunu hediyelik eşyalara da yansıtmış. Dışarıdan gelen araçlar aslında adaya zarar veriyor. O yüzden ne kadar az araç gelirse o kadar iyi. Özellikle adaya ait otlar ve enteresan reçeller satıcıların tezgahlarında yer alıyor. Biber reçeli bile var. Bir diğeriyani üçüncü dikkat çeken şey tabi ki fiyatlar. Gerek oteller gerekse yiyecek ,içecek biraz pahalı.
Bazı şeylerin satış rakamı normalin iki katı.

Turistik bir yer olması sebebiyle fiyatlar yüksek tutuluyor. Tüm yerli halk halinden memnun. Ancak çok da kalabalık olmasına gerek yok bu adanın. Yani bırakalım otantik özelliğini korusun. Ne kadar insan o kadar sorun bunu hepimiz biliyoruz. Kendini son derece güzel geliştirmiş ada halkı, Bozcaada'nın temiz ve tarihi dokusunu korur şekilde kalmasını istiyor. Bence çok da haklılar. Büyük şehirlerde yaşanan en büyük sıkıntı çevre kirliliği ve yapılanma yani betonlaşma. Bu ada kendi kendini nasıl koruması gerektiğini gayet iyi biliyor. Bu yüzden de yürekten tebrik ediyorum her bir ada sakinini.

Darısı şehirlerimizin başına...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Maral Minareci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.