Uğur Dündar'a 'OKUMA' cezası

Derince Merkim depolarındaki BHC’lerin Stockholm Sözleşmesi kapsamında

Bertaraf edilmesi için paketlendiği ve yurtiçi-yurt dışı sevkiyatın başladığını yazarken sitelere düşen bir haber dikkatimi çekti.

Yıllardır hiçbir sorumluluğu olmadığı halde Vefa İbrahim Aracı’yı boy hedefi gösteren gazeteci Uğur Dündar’ın “hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada 11 ay 20 gün hapis cezası aldığını okudum.

Yazımda bahsettiğim Vefa İbrahim Aracı’yı Sözcü Gazetesi’nde yazdığı yazılarda hak etmediği şekilde eleştiren Uğur Dündar, tevafuk olacak ki İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’a Sözcü Gazetesi’nde yazdığı bir yazıda hakaret ettiği gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılmıştı.

Geliniz o mahkeme kararını okuyalım:

Gazeteci Uğur Dündar hakkında 2014 yılında yazdığı bir köşe yazısında AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’a hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada verilen 11 ay 20 günlük hapis cezası, kitap okuma yaptırımına çevrildi.

Daha önceden kasıtlı suçtan mahkum olduğu için hükmün açıklanmasının ve geriye bırakılmasına yer olmadığına hükmeden mahkeme, sanık Dündar'ın yaşı, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ile yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı dikkate alarak cezasını yarıya indirdi.

Buna göre Uğur Dündar mahkum olduğu cezanın yarısı kadar olan 5 ay 25 gün süreyle haftada en az 2 saat olmak kaydıyla mesai saatleri içerisinde Yüksek Öğretim Kurumları kütüphanesinde“Şerefe Karşı Suçlar”ile ilgili makale, tez ve kitap okuyacak.

KİTAP OKUMAK

Uğur Dündar’a verilen mahkumiyet kararını okurken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün,“Gazeteci kalemini hedefine saplanacak ok gibi sivri, düşmanın kellesini bir vuruşta alacak kadar keskin olmalıdır”sözünü anımsadım.

Başkomutanlık, Başkanlık, Başöğretmenlik, başyazarlık yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu sözü hakaret içermeyen, kişilik haklarına saldırı da bulunmayan eleştiri yazıları için söylemişti.

Kaldı ki İnsan Hakları Mahkemelerinin, eleştirilerin incitici, kırıcı, yıpratıcı, hatta sarsıcı olacağı yönünde onlarca yüzlerce kararı var.

Aynı kararlarda eleştiri yazısı gerçek ve güncel olması, kamu yararı bulunması, hakaret içermemesi, kişilik haklarına saldırılmaması şartı da aranıyor.

Uğur Dündar’ın 5 yıl süren yazısında hakaret suçu işlendiğine hükmedildiğine göre yapılacak bir şey yok.

Uğur Dündar olması ceza almayacak anlamına gelmediği gibi Uğur Dündar’a ceza verilemez diye bir kural da yok.

Yazılarında hakaret eden, aşağılayan, küfür eden, yalan yazan kim olursa olsun yasanın öngördüğü cezaya çarptırılır.

Hele hele hakkında daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyet kararı verilen gazeteci yazarken daha dikkatli olacak.

Bence Uğur Dündar verilen 11 ay 20 günlük hapis ya da indirim sonrası 5 ay 25 gün hapis cezasını cezaevinde geçirmiş olsaydı bazı çevrelerce kahraman ilan edilirdi.

Yükseköğretim kurumlarında günde 2 saat 5 ay 25 gün kitap okuma cezası verilmesi Uğur Dündar’a verilecek en ağır ceza olmuş.

Allah’tan okuyacağı“Şerefe Karşı Suçlar”ile ilgili makale, tez ve kitapların özetini çıkarması istenmemiş!

**************************************************************

DEPODAKİ "BHC'LER" İZAYDAŞ ve Fransa'ya gönderilecek

Halil Bezmen tarafından 1980’de ithal edilen, 1985’de yasaklan, o tarihten buyana Derince’de depolarda bekletilen kimyasal madde BHC’den kurtuluyoruz.

İş adamı Vefa İbrahim Aracı’yı “Günah Keçisi” ilan eden, “BHC Çetesi” kurmakla suçlayan Uğur Dündar başta olmak üzere yazan gazetecilerle çevrecilerin gözü aydın!

45 yılda Kocaeli’de bakanlar, valiler, milletvekilleri, başkanlar, STK başkanları görev yaptı.

Aralarında BHC’leri bertaraf etmek için çaba harcayanlar, hatta bir miktarını risk alarak yurt dışına gönderenler oldu.

Ama kimileri umursamadığından, kimilerinin gücü yetmediğinden, kimileri sadece slogan atarak eleştirdiğinden BHC’ler depolarda bertaraf edileceği günü bekledi.

Türkiye’nin imzaladığı Stockholm Sözleşmesi kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı- United Nations Development Programma), Türkiye Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Ofisi yetkilileri bir araya geldi.

Önce UNDP denetiminde açılan ve bedeli Vefa İbrahim Aracı tarafından ödenen 265 ton kontamine malzeme (Ambalaj, varil, beton vs.), ihaleyi alan İZAYDAŞ tarafından yakma tesislerinde bertaraf edildi.

Yüzde 80’i Birleşmiş Milletler Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilecek 2 bin 700 ton BHC bertaraf ihalesi Ekim 2018’de yapıldı.

UNDP sorumluluğunda bertaraf edilmek üzere açılan ihaleyi alan Yunanlı Polyeco firması Temmuz ayında UNDP kuralları ve ihale şartları doğrultusunda paketleme çalışmalarına başladı.

Derince Merkim depolarında bugüne kadar toplam 170 ton KOK ve KOK’la kirlenmiş atık paketlenmiş olup paketleme işlemi devam ediyor.

UNDP Kimyasallar ve Atık Sektör yöneticilerinden edinilen bilgiye göre, paketlenen BHC’lerin 880 tonunun Fransa’ya, 780 tonunun İzaydaşa’a olmak üzere toplam 1.660 tonun bertaraf edilmek üzere yurt içi ve yurt dışına gönderilmesi planlanıyor.

Bugüne kadar İzaydaş’a yakılarak bertaraf edilmek üzere gönderilen BHC miktarı 120 ton.

İzaydaş demişken küçük bir parantez açmak istiyorum. İzaydaş, tesisin yenilenmesi sonrası ülkemizde oluşan ve giderek artan kimyasal ve özellikle klorlu atıkları bertaraf etmekte lisanslı tek tesise sahip.

İzaydaş, BHC’lwerin bertarafı için açılan uluslararası ihaleye lisanı olmasına rağmen davet edilmese de ülkemiz için gerekli olan Yüksek Sıcaklıkta Yakma (HTI) tesislerinin yeterlilik elde etmesinin desteklenmesi amacıyla tercih edildi.

Bu arada Basel sözleşmesi kapsamında notifikasyon süreci tamamlanmadığından yurt dışına (Fransa) paketlenmiş atıklar henüz gönderilmedi.

Sürecin tamamlanmasının ardından bertaraf edilmek depolarda paketlenen BHC’lerin Fransa’ya sevkiyatına başlanacak.

DEPODAKİ İŞLEMLER

45 yıl sonra da olsa UNDP’nin (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı- United Nations Development Programma) olmazı başardı.

Derince Merkim sahasındaki depolarda bulunan Kalıcı Organik Kirlertici (KOK) stoklarının bertaraf edilmesi için 3 aşamalı çalışma başlatıldı.

Birinci aşamada: Sahanın giriş kısmında bulunan depoların temizlendi, içerideki toplam 265 ton KOK ve KOKlarla kirlenmiş atıklar bertaraf edilmek üzere İzaydaş’a gönderildi.

İkinci aşamada: UNDP tarafından yapılan uluslararası ihale sonrası yaklaşık 2.100 ton KOK ve 400 ton KOK’larla kirlenmiş atıkların bertaraf edilecek tesislere gönderilmesi için depoda paketlenerek İzaydaş ve Fransa’ya gönderilecek.

Üçüncü aşamada: Binanın KOKlardan temizlenmesinin ardından çevreye duyarlı bir şekilde duvarların yıkımı ve çatının kaldırılması gerçekleştirilecek.

İkinci ve üçüncü aşamada gerçekleştirilecek işlemlerin 2019 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor.

ARACI’YA TEŞEKKÜR

Yıllardır kamuoyunda oluşturulan algıya, insanların ölüme terkedildiği yaygaralarının aksine 45 yıldır bölgede bir kişinin dahi BHC’lerden öldüğü görülmedi, belgelenemedi.

Dahası BHC’lerin bertaraf edilmesine hiçbir sorumluluğu olmamasına rağmen maddi ve manevi en büyük katkıyı Vefa İbrahim Aracı belli gazeteciler ve çevreciler(!) tarafından hep hedef gösterildi, eleştirildi, suçlandı.

Gelinen noktada; Depolardaki BHC’ler UNDP yetkilileri denetiminde paketlenerek yurt içi ve yurt dışı tesislere bertaraf edilmek üzere gönderiliyor.

BHC’lerin bertaraf edilmesine bırakın destek olmayı yazılarıyla eylemleriyle köstek olanlar, 45 yılın sonunda olmazın gerçekleşmesi için en büyük katkıyı veren Vefa İbrahim Aracı’ya “özür ve teşekkür “borçlular.

Teşekkür ederler mi özür dilerler mi bilemem.

Bildiğim, Kocaeli’nin 45 yıldır depolarda bekleyen BHC’lerden Vefa İbrahim Aracı’nın ısrarlı takipçiliği sonunda kurtulacak olmasıdır.

Bir başka teşekkürü de yöneticiliğini Mahmut Osmanbaşoğlu’nun yaptığı UNDP Kimyasallar ve Atık Sektör çalışanları hak ediyor.

Mahmut Bey başkanlığında bir ekip geçtiğimiz günlerde Kocaeli’ye gelerek Derince Merkim depolarında yapılan paketleme işlemlerini denetledi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.