Önemsizleştirilen Kutsallar

Binlerce kilometre yol yapıldı.

Yüzlerce tünel, köprü, üst geçit, viyadük yapıldı.

Metrolar, demiryolları, hızlı trenler..

AVM’ler, yeni yeni çok katlı binalar, siteler..

Her şehre havaalanı, üniversiteler..

Yenilenen hastaneler, adliye sarayları, cezaevleri..

Önemli hizmetler, işler başarıldı…

Ama;

‘Daha iyi, iyinin düşmanıdır’ derken, “daha kötü, kötünün de unutturanı olabiliyormuş” demek ki..!

Eskilerin şikâyet konularını aratan ve hatta hafifleten yeni şikâyetler,

Eski haksızlıkları mumla aratan yeni haksızlıklar,

“Olmaz bu kadar” denilen hukuksuzluklara rahmet okutan, büyüyen adliyelerimizdeki “yeni hukuk” sistemi(!),

Beğenmediğimiz eski eğitim sistemini bile sanırım mumla aratan, inşa yapısı modernleşen okul binalarımızdaki “yeni eğitim” sistemi(!),

Kayırmalardan dert yanılan, haklı günleri ve yılları masum bırakan “yeni kayırmalar”,

Çalınan sorularla dahi olsa yapılan sınavları, liyakat aranmasını(!) (şeklen de olsa) aratan “yeni nepotizm”…

Eskiden sadece askeri vesayeti bahsederken, gelen “yeni vesayetler”,

İlk “Kardak Kayalıkları” için yaşanlardan bugüne, adalarımızdaki mangal partileri..

Ama görmeyen gözler.., ezilmeyen gönüller..!

Mehmet Ali Paşa’da olduğu gibi yıkılmaya çabalanan camiiler..,

Simgesel yasaklardan, geçilen düşünce ve fikri yasaklarla, niyet okuyup cezalandırmalara…

Sadece el değiştiren eğitim sevdalısı(!) ve gönüllüsü(!) cemaat ve vakıflar..,

Kamu gücü ile büyütülen, bu sefer de başkaca vakıflar..,

Koltuk bahşedilen ve kamu imkanlarıyla donatılan dünürler, enişteler, kayınçolar..,

Kardeşler, bacılar, yeğenler, baldızlar, kuzenler…

Sarmaşık gibi yayılan “azıcık bizimkiler(!)”…

Farklılaştırılan yeni hanedanlar…

Eskiden çocuk gelinleri konuşurken, şimdi hastanelerde kuyruğa giren hamile çocuklar…

“Bir kereden bir şey olmadığı” için tecavüze uğrayan başka başka çocuklar…

Basılıp, dağıtılıp, alelacele toplatılan eğitim kitapları…

Devredilen sahipsiz, bakımsız ve yine kontrolsüz öğrenci yurtları…

Her yıl değişen sınav sistemleri(!)…

Boş laflar enflasyonuna terk edilerek hafifleştirilen, “millilikler”, “vatanseverlikler” ve “vatan hainlikleri”…

Köreltilen vicdanlar, incitilen yürekler…

Değiştirilen renkler, simgeler, isimler…

Yarıştırılan(!) şehitlik ve gazilikler…

Önemsizleştirilen kutsallar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kalabalık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

cemal yapici - günümüzün MUKEMMEL ÜSTÜ Özeti kaleminize saglik ÜSTADIM

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Şubat 10:46
02

Mehmet Ertan - Bu günün geleceği 1994 den belliydi. Çok bağırdık ama nafile.Eski günleri arayacağımız o günden belliydi. iş işten geçti.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Şubat 10:46
01

Salih Bozlak - At gözlüğü ile gezen, sadece işine geleni gören ve duyanların, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenlerin azaldığı günlere ulaşmak dileğiyle kalemine sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Şubat 10:46