Herşey dahil oteller

Yaz mevsimi geldiğinde herkeste bir tatil isteği oluşur. Ve tatile
çıkma zamanı planlanıp rezervasyonlar yapılır. Tam da bu noktada bir
kaç çeşit konaklama modeli karşımıza çıkar.Yarım pansiyon,tam
pansiyon,oda kahvaltı,her şey dahil ve ultra her şey dahil oteller.
Her şey dahil olup alkollü olan otellerde maalesef bizim insanımız
verdiği parayı çıkarabilmek için özellikle alkolü son derece fazla
tüketiyor. Hal böyle olunca tatsızlıkların çıkmaması çok da olağan
değil tabi. Tartışma,kavga ya da hoş olmayan davranışlar diğer
tatilcileri rahatsız ediyor. Alkol tüketimi konusunda bence
otellerin bir sınırı olmalı.Böylece bu tarz olaylar çok daha
azalacaktır. Yabancı turistler içebileceği ölçüde alkol
alıyor.Rahatsız edici bir duruma geldiğini anlarsa da odasına
istirahate çekiliyor.
Yine her şey dahil otellerde açık büfe yiyecek olayını da biz Türkler
abartıyoruz. Tepeleme doldurulan tabaklar gözümüzü doyururken midemiz
buna müsait olmuyor .Sonuç bolca israf. İnanın otellerdeki artık
yemeklerle bir yaz daha aynı sayıda tatilci yemek yiyebilir.
Yabancılara bakın. Onlar yiyebileceği kadar yemek alıyor. Eğer isterse
tekrar alıyor. Ama bizim insanımız yiyecekler bitecek de aç kalacakmış
gibi düşünerek hareket ettiği için dünyanın yiyeceği mundar olup çöpe
gidiyor.
Bütün bunlara bakacak olursak her şey dahil ya da ultra dahil
otellerde israftan başka bir şey görülmüyor.
Tabi bu durum asla otellerin suçu değil. Onlar hizmeti layığıyla
gerçekleştiriyor.Bu bizim insanımızın hatası.
Bu zihniyeti taşıyarak hareket etsek ne kadar güzel olacak.
Bakın başka bir önemli dikkat çeken noktayı da aktarmak istiyorum.
Nedense bizde çöpleri yere atma alışkanlığı var. Otelde olun,sokakta
olun fark etmiyor.
Otelde içeceği aldığınız bardak veya karton bardaklar kumsala
,şezlonglara bırakılıyor. Su,soda şişeleri de aynı şekilde. Mısır
yenilmiş koçanı şezlongta.
Çöp kutuları olmasına rağmen çöplerimiz çevremizde saçılmış durumda.
Biz ne yaparsak çocuğumuz da bizi örnek alır.
Bu yaz gittiğim bir otelde bizzat şahit olduğum şeyi sizlerle
paylaşıcam. 10 yaşlarında erkek çocuğu otelin bahçesinde ilerlerken
elindeki meyve suyu kutusunu çimlerin üzerine attı. Babası da oğluna
neden yere attığını çöpe atmasını söyledi.Çocuk da "ama çöp kovası
burada yok " diyince babası olsun al oğlum çöpe atarız demedi. Ve kutu
yerde kaldı. İşte böyle yetişirse yeni nesil bizim sokaklarımızda ,
çevremizde çöpümüz hiç bitmez. Dünya sokakları bal döküp yalanacak
kadar temizken , bizim sokaklarımız izmarit,pet şişe,kağıt vs dolu.
Neyse konuyu dağıtmayalım, kısacası her şey dahil otellerde hiç bir
şeyin sınırını zorlamadan hareket etmek gerek.
Tatil anlayışımızı ve açık büfe algımızı yenilemek de bence fayda var.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Maral Minareci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.