Nail Çiler klasiği, sosyal etki merkezi

Gebze denince aklıma hep Gebze Ticaret Odası (GETO) Başkanı Nail Çiler gelir.

Eğitimden sağlığa, bilimden teknolojiye, ticaretten sanayiye verdiği katkıyı, esirgemediği desteği anımsarım.

Siyasilere, sanayicilere, iş insanlarına mütevazi ve hoşgörülü oluşunu, nezaketini, beyefendiliğini, yardımseverliğini, farkındalık yaratan toplumsal sosyal sorumluk projelerini örnek gösteririm.

Köşeme konuk ettiğim sevgili Nail Çiler’i anlatmaya nereden başlayacağımı bilemiyorum.

Gebze Teknik Üniversitesi’nin (GTÜ) Prof. Dr. Haluk Görgün döneminde Kocaeli ve Türkiye’nin “Bir Numarası” olmasındaki desteğinden mi başlasam.

Bilişim Vadisi ile ilgili özverili çalışmalarını mı yazsam.

Eğitim ve sağlık alanında Gebze’ye kazandırdıklarını mı paylaşsam.

Onlarca proje, yüzlerce etkinlik, binlerce program arasından

Sosyal Etki Merkezi”öne çıktı.

Gebze Ticaret Odası, Ford Otosan, Fazla Gıda ve Gıda Kurtarma Derneği işbirliği ile hayata geçirilen

Sosyal Etki Merkezi”açılışına çok istememe rağmen katılamamıştım.

Ama“Gıdanı Kurtar Manifestosu”ile israfın engellenmesi, atığın azaltılması, kurtarılan gıdaların ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacağı sosyal proje ile ilgili öğrendiklerimi paylaşmak istedim.

Sosyal Etki Merkezi, ilk olmanın ötesinde Dilovası’nda tespit edilen 500 ihtiyaç sahibi ailenin (yaklaşık 2 bin kişi) kartlarına yüklenecek puanlarla ihtiyaçları doğrultusunda alışveriş yapabilecekleri farkındalık yaratan bir proje.

Bölgemizde yerel ekonomiyi geliştiren, liderliğini üstlenen Gebze Ticaret Odası

yönetim kurulu başkanı Nail Çiler, Sosyal Etki Merkezi projesi ile kaynakların yerinde kullanım bilincinin yaygınlaştırılmasına da önemli destek vermiş olacak.

Sevgili Nail Çiler ve arkadaşlarıyla paydaşlarının“Gönülden verilene paha biçilmez”sloganıyla başlattıkları proje, 365 oda ve borsa arasında uygulanan bir sosyal yardımlaşma ve dayanışma örneği olarak da hatırlanacak.

Başka? Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılan“Sıfır Atık Projesi”nin yaygınlaşmasını destekleyecek.

GTO Başkanı Çiler’in bir başka sosyal sorumluluk projesi “Kızılay Kan Merkezi” temeli de iki ay içinde Çayırova’da atılacak.

Kocaeli Sanayi Odası (KSO) verdiği sözleri tutmaz, imzaladığı protokolların gereğini yapmazken, Kocaeli Ticaret Odası’nın sosyal projelerini göremezken Gebze Ticaret Odası eğitimden sağlığa her alanda farkındalık yaratan sosyal ve toplumsal projeleri hayata geçirirken kendisiyle yarışıyor.

PROJE PAYDAŞLARI

Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nail Çiler’in yanı sıra Sosyal Etki Merkezi paydaşlarının açılışta yaptıkları konuşmaları da paylaşmak istiyorum.

Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nail Çiler, “Gebze Ticaret Odası olarak hep farkındalık yarattık, yaratmaya da devam edeceğiz. Tüketim toplumundan uzaklaşmak için yola çıktık. Paydaşlarımız da bu konuda bizlere destek verdi. İsrafın önlenebilmesi çok önemli olan bu proje Dilovası’nda sürdürülebilir olursa ikincisini de Darıca’ya açacağız. Bu ülkede kazanıyorsak burada harcayacağız. Hepimiz aynı gemideyiz, birlikte ve güçlü olacağız.”

Gıda Kurtarma Yönetim Kurulu Başkanı Berat İnci,“2017 yılında Gıda Kurtarma Derneği’ni kurduk. Gıda israfı konusunda farkındalığı arttırmak için çalışıyoruz. Çıktığımız yoldaki en önemli unsurun Ford Otosan ve Gebze Ticaret Odası gibi doğru paydaşlar bulmak olduğunu düşünüyoruz. 2020 sonuna kadar hayata geçireceğimiz 7 farklı modülle buranın bir Sosyal Etki Merkezi 360 derece atık yönetim bilinçlendirme, farkındalık arttırma konusunda çalışan bir merkez haline getirmeyi amaçlıyoruz.”

Fazla Gıda Ceo’su Olcay Silahlı,“Biz 2015 yılında 17 tane sürdürebilir kalkınma hedefi ile mücadele etmek ve bunlara çözüm üretmek amacıyla yola çıktık. Türkiye’de her sene 250 milyar TL değerinde gıda çöpe atılıyor. Bunun yüzde 60’ını kurtarabiliriz. Bu Sosyal Etki Merkezi attığımız adımların ilki. Bundan sonra çok daha hızlı bir şekilde ilerliyor olacağız.”

Ford Otosan Kurumsal İletişim Müdürü Gonca Sofuoğlu Temiz,“Ford Otosan olarak tüm paydaşlarımız için tutkuyla 60 yıldır değer üretiyoruz. Sosyal Etki Merkezi destek verdiğimiz tüm çalışmalarda olduğu gibi toplumumuzun sosyal anlamda ihtiyaçlarına temas eden bir projedir. Gıda israfını önlenmesi amacıyla çevrenin korunmasına katkı sağlarken, diğer yandan ihtiyaç sahiplerine ulaşarak topluma fayda sağlıyor.”


******************************************************

KOÜ KONSERVATUVAR, ÖMER HALİSDEMİR YERLEŞKESİNE

Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü’nün en önemli projelerinden biri, Anıtpark Yerleşkesinde ünibel benzeri sağlık ünitesi kurmaktı.

2014 rektörlük seçim öncesi ve sonrası yaptığı açıklamalarda Ünibel konusunda kararlı ve ısrarcı olduğunu vurgulamıştı.

Rektörlük koltuğuna oturmasının ardından ilk işi Anıtpark Yerleşkesindeki Devlet Konservatuvarı ve Güzel Sanatlar Fakültesini taşımak için girişimlerde bulunmak oldu.

Bu amaçla o günkü Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’dan yer konusunda destek istedi.

Büyükşehir Belediye Meclisinin 25 Nisan 2016 tarihli kararıyla Seka Kağıt Fabrikası Mekanik atölye binası “konservatuvar” yapılmak koşuluyla Kocaeli Üniversitesine tahsis edildi.

Konservatuvarın Seka’ya taşınmasının ardından Anıtpark Yerleşkesine de

Adı ünibel olmayan benzer ünite yapılacaktı.

Böylece Tıp Fakültesi Hastanesinden hizmet alan hastalar Umuttepe’ye çıkmadan şehir merkezinde muayene olacaklar, tahlil yaptıracaklar.

Ama Büyükşehir Belediyesi meclis kararına rağmen sözünü tutmayınca aradan geçen 3 yılda konservatuvarın Seka’ya taşınması gerçekleşmedi.

Anıtpark’a yapılması planlanan sağlık birimi projesi de beklemeye alındı.

Adına ister birilerinin istememesi ister parasızlık deyin verdiği her sözü tutan, üniversiteye her türlü desteği veren Büyükşehir Belediyesi konservatuvar konusunda Rektör Hülagü başta olmak üzere herkesi üzdü.

Büyükşehir Belediyesi sadece Sekapark’taki mekanik atölyeyi değil Kullar’da FETÖ’nün boşalttığı Erkul okulları binasını onarmak konusunda da üniversiteyi yalnız bıraktı.

Ama Sadettin Hoca kırılmadı, yılmadı. Konservatuvarı Anıtpark Yerleşkesinden taşımak, yerine sağlık ünitesi kurmak konusunda kararlıydı.

Vakıflardan yıllık 114 bin liraya kiraladığı Kullar’daki Erkul Kampüsünü kendi olanaklarıyla onardı, eğitime hazır hale getirdi.

“Şehit Ast. Sb. Ömer Halisdemir Yerleşkesi”adını verdiği kampüs anahtarlarını konservatuvar müdürü Doç. Dr. Enver Mete Aslan’a teslim etti.

Mete Hoca bugünlerde bir tarafta lisans, lise ve ortaokul öğrencilerinin yetenek sınavı ile ilgilenirken bir yandan da yeni, müstakil, spor ve diğer sosyal etkinliklerin yapılacağı mekanların bulunduğu kampüse taşınmak için kolları sıvadı.

Varsın Büyükşehir Belediyesi yetkilileri meclis kararına rağmen Seka Kağıt Fabrikası Mekanik atölye binasını onarmasın.

Varsın, belediye konservatuvar kursiyerlerinin de aynı çatı altında eğitim almasında ısrarcı olarak meclis kararıyla tahsis edilen binayı teslim etmesin.

Sadettin Hoca, FETÖ/ PDY Silahlı Terör Örgütü ile ilişkisi olduğu için kapatılan Kullar’daki Erkul Kurumlarına ait binaları parasıyla kiraladı.

“Şehit Ast. Sb. Ömer Halisdemir Yerleşkesi”adını vererek FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütü tarafından 15 Temmuz’da haince öldürülen şehidimize sahip çıktı.

Konservatuvar yer sorununu çözen ve yerleşkeye şehidimizin adını veren Sadettin Hocayı kutluyorum.

KOÜ KONSERVATUVARI

Yerel yöneticilerin sanat ve kültür fakiri olduğu, yaşayanların genellikle “arabesk” takıldığı kentimizde KOÜ Devlet Konservatuvarının varlığından haberdar olanların sayısı sınırlı.

Geliniz değerli dostum Prof. Dr. Sadettin Hülagü’nün rektörlüğünü, sevgili öğrencim Doç. Dr. Enver Mete Aslan’ın müdürlüğünü yaptığı KOÜ Devlet Konservatuvarını tanıtayım.

3 bölüm 7 ana sanat / Anabilim dalı'ndan oluşan KOÜ Devlet Konservatuvarı 15 yıl önce kuruldu.

Tam zamanlı ortaokul ve lise bölümlerine de eğitim veren KOÜ Devlet Konservatuarı eylül ayından itibaren Anıtpark Yerleşkesinden taşınarak Başiskele“Şehit Ast. Sb. Ömer Halisdemir Yerleşkesinde”eğitime devam edecek.Türk Müziği(Klasik Türk Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Müziği),Müzikoloji(Genel Müzikoloji),Müzik(Yaylı Çalgılar, Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar, Piyano- Arp- Gitar Bölümleriyle Kompozisyon ve Orkestra Şefliği) olmak üzere 3 bölüm 7 ana sanat / Anabilim dalı'ndan oluşan KOÜ Devlet Konservatuvarı lisans özel yetenek başvuruları 26-29 Ağustos, sınavlar ise 2-4 Eylül tarihleri arasındayapılacak. Ortaokul ve liselere de öğrenciler özel yetenekle alınacak.

SONUÇ:Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, tüm sosyal, sanatsal, bilimsel ve fiziksel imkanlara sahip “Şehit Ast. Sb. Ömer Halisdemir Yerleşkesinde” eylül ayından itibaren ortaokul, lise, lisans ve yüksek lisans öğrencilerine hizmet verecek. KOÜ Devlet Konservatuvarı diğer illerdeki yerleşkelere örnek olmanın ötesinde ilimizin, bölgemizin ve ülkemizin sanat hayatında önemli bir yere sahip olacak.

******************************************************

TÜRKİYE’DE MİYİZ,ARABİSTAN’DA MI?

Çok değer verdiğim bir dostum geçenlerde paylaştığı fotoğrafın altına, “Bugün Symbol AVM’de bir satış standında tek bir kelime Türkçe yoktu. Üzüldüm” yazmış.

Arapça yazılar ve Arap ülkelerinin bayraklarının olduğu fotoğraf; bayramları memleketlerine gitmek için gümrük kapılarında uzun kuyruklar oluşturan, diğer zamanlar savaş bahanesiyle Türkiye’de yaşayan yaklaşık 4 milyon Suriyelinin mülteci olduğu ve Arapça konuştuğu güzel ülkemde bana fazla garip gelmedi.

Arapların Başiskele, Kartepe ve Sapanca’da satın aldıkları villalarda, sitelerde yaşarken çarşıda pazarda her yerde Arapça konuşurken AVM’de Türkçe olmamasını yadırgamadım.

Lise ve üniversite öğrencilerine “en az bir yabancı dil öğrenin” tavsiyesinde bulunduğumuz bir ortamda Arapça’yı yabancı dil saymamakta nereden çıkıyor?

Dış politikada aramız açılan ülkelerin mallarına ve dillerini protesto ederken koruyup kolladığımız, sahip çıktığımız Arapların dili niye rahatsız ediyor ki?

Dilimize, dinimize, bayrağımıza laf söyletmediğimiz “beka” sorunu görerek en üst seviyede korurken her yerde Arapça konuşulması, her yerde Arapça tabelalar asılması da neyin nesi?

Şaka bir yana. Lafı fazla uzatmadan 21 Mayıs 1936 Tarihli Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere bakalım; “Gönen'de Türkçe’den başka dil konuşulması Gönen Belediyesi kararı ile yasak edilmiştir. Çerkesçe, Gürcüce, Arnavutça, Pomakça gibi yabancı dillerle konuşanların cezalandırılacakları tellalla halka ilan edilmiştir.”
Ne dersiniz, 83 yıl sonra gazetelerde belediyelerin böyle bir yasak kararını gazetelerde okuyabilir miyiz?

Ben sanmıyorum. Bırakın Arapça konuşmayı, Arapça tabelaları bile yasaklamak çok zor!

******************************************************

ARZU HOCANINKİŞİSEL SERGİSİ

Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü Öğretim üyesi Arş. Gör. Dr. Arzu Parten Altuncu, 4 Temmuz’da Bulgaristan Haskova, Dimitrovgrad kentinde açtığı kişisel sergisi sanatseverlerden büyük beğeni aldı.

Arzu Hocanın Devlet Sanat Galerisi “ Art Gallery dm” salonunda hafıza, göç ve sınır konuları referansını taşıyan “More than Rose” ismini verdiği sergi Ağustos ayı sonuna kadar sanatseverleri ve ziyaretçileri ağırlayacak.

Arzu Hocayı Kocaeli Üniversitesi ve Türkiye’yi Bulgaristan’da temsil ettiği için kutluyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Galip Ataman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Halk Ekmek uygulamasından memnun musunuz?