İnsanın nankörlüğü üzerine

İnsan denince akla ilk gelen kelimeler arasında çok sayıda olumsuz ifade de bulunmaktadır. İnsanın doğuştan iyi, kötü veya nötr olduğu yönündeki tartışmalar binlerce yıldır bir sonuca kavuşturulamadı. Bu konuda benim de kafam biraz karışık.

Dini metinler çerçevesinde konuya yaklaşıldığında bile çok farklı açıklamalarla karşılaşılacaktır.

Mesela Hristiyanlıkta insanların doğuştan kötü/günahkarlıklarına vurgu vardır. İlk günahtan kaynaklı, doğuştan günahkâr olmak ve ancak vaftiz ile temizlenmek bu bağlamda bir yaklaşım tarzını ortaya koymaktadır.

İslam’da ise bütün çocukları masum ve temiz olarak kabul eden bir anlayış vardır. İnsanı doğuştan temiz olarak gören bu anlayış, bireysel kararların insanı iyi veya kötü yaptığının altını çiziyor.

Bir ilahiyat uzmanı değilim. Dolayısıyla din konusunda yazdıklarım bu çerçevede değerlendirilmelidir.

İslam’da (anladığım kadarı ile) insanın mayasında iyi ve kötünün birlikte bulunduğu, bireylerin kendi amelleri ile hangi tarafının daha fazla öne çıkacağına karar verecekleri anlayışı vardır. İnsan hem yaratılmışların en değerlisi olarak hem de yaratılmışların en aşağılığı olarak tasvir edilmektedir.

Demek ki insanlar cüz-i iradeleri ile kendilerini hem çok değerli hem de çok kötü yapabiliyorlar.

Tasavvufta da insanın nefsinin kötü olduğu üzerinde durulur. Nefis, hep kötülüğe yönlendirmeye meyillidir. İnsan-i kâmil olmanın yolu ancak nefis tezkiyesi veya terbiyesi ile mümkün olabiliyor.

İnsanın nankörlüğü üzerinde dini metinlerde çok sayıda örnek vardır. İsrail Oğullarının nankörlük kıssaları insan doğasını anlamak bağlamında oldukça değerlidir.

İnsanın açgözlülüğü ve haseti dolayısıyla nelere sebebiyet verebildiğini de yine dini metinlerde görüyoruz. Habil-Kabil çekişmesi ilk insandan günümüze hiç değişmedi.

İnsanlara en büyük darbeyi genelde çevresindekilerin vurdukları, en büyük nankörlüğün en çok sevilenlerden geldiği genel kabul gören bir durumdur.

Sizden fedakârlık isteyenlerin sizin için parmağını oynatmaması bu durumun en görünür örneğidir. Siyaset kurumu sizden hep fedakârlık ister lakin sizin haklı taleplerinize dahi kör-sağır kalabiliyor. Eş, dost, akraba ilişkisi yoksa sizin hiçbir değeriniz yoktur.

Geçen yıl 30 kişilik bir öğrenci grubu ile Ankara’ya yaptığımız gezide beni çok etkileyen bir olay oldu. Aradan zaman geçtiği halde hiç unutamadığım ve beni hep rahatsız eden bir olay…

TBMM ziyaretimiz esnasında AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz bizlerle çok yakından ilgilendi. Kahveleri yudumladıktan sonra meclis yemekhanesinde karınlarımızı bir güzel doyurduk.

Otobüste geri dönerken bir öğrenciyle muhabbet ederken sayın vekile çok masraf yaptırdığımızı söyledim. Öğrencinin yaklaşımı beni çok şaşırtmıştı:

“Aman hocam düşündüğün şeye bak, onlara hiç üzülmem”…

Bu cümle o gün bugün beni rahatsız etmeye devam ediyor. Hiçbir mecburiyeti yokken, ufukta seçim görünmüyorken, sırf Allah rızası için bizimle ilgilenen ve ağırlayan bir insana karşı yaklaşım bu olmamalıydı.

Bu kafadaki insanlar beni hep ürkütmüştür.

Hep bir şeyler bekler ve hiç memnun olmaz.

Hep daha fazlasını vermelisiniz..

Dünya sanki kendilerinin etrafında dönüyor.

Siyasete yaklaşım da aynı.

Yol, köprü, şunu, bunu yaptı diyorsun, yapacak tabi diyor. Babasının parasıyla mı yaptı diye de ekliyor.

Lakin hizmet yapmayanlara yönelik en ufak bir eleştirisini göremiyorsun.

Ortalık, birileri sayesinde bir yerlere gelmiş fakat çıkar ilişkisi bitince nankörlük peşinde koşanlarla dolu.

Kimisi kapı kapı gezip, kendini adam yapana ihanet etmek için fırsat kolluyor, kimisi de kendini bir nimetten sanıp, “bana bir şey olursa iki mektup bıraktım” diyecek kadar zıvanadan çıkıyor.

Pardon! Sen kimsin, kaç kuruşluk değerin var da tehdit altında olasın…

Allah bizleri nankörlerin şerrinden korusun…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdulvahap Akıncı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Yalçın Koca Döli - Abdulvahap bey göriüslerinizde haklısınız ( bir devir bitmek üzereykende hatırlanmak alt tabanı hep rahatsız etmiştir buda halk dilinde hep seçim zamanı hatırlıyorlar muhabbetini doğuruyor ve insanları görüs ayrılıgına sebebiyet veriyor bu sadece benim ve gören gözlerin tespiti sanırım makalemiz çok iyi yerlere dokunmuş tesekkürler???)

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Ocak 16:45


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?
Tüm anketler