Almanya’dan oğlum gelecek, evden çıkman gerekiyor

“Almanya’dan oğlum gelecek, bu yüzden evden çıkman gerekiyor” cümlesini hepimiz en az bir defa duymuşuzdur. Peki bu cümlenin bir geçerliliği var mı? Bu nedenle kiracı evden çıkmalı mı?

Ülkemizin, özellikle son birkaç yıldır yaşadığı ekonomik sıkıntılar herkesin malumu. Vatandaşların yaşadığı en büyük sorunlardan biri de kira sözleşmeleri. Kira sözleşmesinde, kiraya veren taraf kirayı artırmak veya kiracısını tahliye edip evini daha yüksek bir bedel ile kiraya vermek istiyor, kiracı ise artan kira fiyatları nedeniyle evden ayrılmak istemiyor. Bu yazımızda ev sahibinin yukarıdaki cümle ve benzerleri nedeniyle kiracısını tahliye edip edemeyeceği üzerinde duracağız.

Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi, kiraya verenin, kiralananı, kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa tahliye edebileceğini düzenlemiştir.

İşte yazımızın başlığında da belirttiğimiz cümle, yukarıdaki kanun maddesinin halk arasındaki kullanılış biçimidir.

Bunun yanı sıra kiraya verenin kendisinin de kirada oturması veya oturduğu evin konut ihtiyacını karşılamaması, kiraya verenin sağlık durumunun kiraladığı konutta yaşamasını gerektirmesi vb. durumlar kiraya verenin gereksinimi nedeniyle tahliye sebeplerindendir.

Ayrıca kiraya verenin çocuklarının, torunlarının ekonomik, tıbbi, vb. ihtiyaçları veya evlenmeleri, nişanlanmaları nedeniyle kiraya veren, söz konusu maddeye dayanarak tahliye davası açabilecektir.

Kanun, alt soyun yanı sıra üst soyun da gereksinimi sebebiyle tahliye davası açılabileceğini düzenlemiştir. Buna göre kiraya verenin annesinin, babasının veya bakmakla yükümlüğü olduğu diğer kişilerin ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açılabilecektir.

TBK m.350 kiraya verenin, alt soyunun, üst soyunun ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin işyeri gereksinimleri nedeniyle de tahliye davası açılabileceğini düzenlemiştir. Buna göre bu kişilerin işyeri amacıyla başka kişilere kira ödemesi, kiraya verenin kiraladığı taşınmazın işi icra etmeye daha fazla elverişli olması işyeri gereksinimi nedeniyle tahliyeye örnektir ve bu sebeplere dayanılarak tahliye davası açılabilecektir.

Ancak kiraya veren yukarıdaki sebeplere dayanarak bir tahliye davası açmak istiyorsa dayandığı sebeplerin gerçek olması gerekmektedir. Örneğin kiraya veren, oğlunun ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açmışsa ve tahliyeden sonra kiralananda bir başka kişi kiracı olarak yaşıyorsa kiraya veren, eski kiracının açacağı bir dava ile çeşitli yaptırımlarla karşılaşacaktır.

Ayrıca kiraya veren yukarıdaki sebeplere dayanılarak, belirli süreli kira sözleşmelerinde sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir ay içerisinde, belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, fesih dönemine veya fesih için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içerisinde tahliye davasını açmalıdır.

Av.Kubilay SUSAM

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kubilay Susam - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Atasun Optik - Çok faydalı bir makale kaleminize sağlık ?

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 06 Aralık 11:46


Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?
Tüm anketler