Asgari ücret beklentisi ve banka promosyonları

Malum yılın son ayındayız. Ülkemizdeki milyonlarca işçinin gözü kulağı yeni yılı kapsayacak asgari ücret görüşmelerinde olacak. 

 

Tabii ki bu durum ülkemizde yaşam mücadelesi veren milyonlarca emekçi için çok önemli. 

Bu yıl diğer yıllardan bir hayli farklı olacak çünkü önümüzde hem ülke geleceği için hem de iktidar partisi için çok önemli bir seçim periyodu var. Özellikle iktidar partisinin elindeki bütün kozları kullanmak zorunda olduğu bir zaman diliminin içinde olacağız. 

 

Zaten halihazırda kendilerine karşı pozitif düşüncelerden ziyade negatif yaklaşımları benimseyen bir oy durumu var. Öyle zannediyorum ki bunu AK Parti içerisinde görev yapanlar dahi inkar edemeyecek durumdalar...

 

Çeşitli sebeplerden dolayı partiye soğuyanlar, ülke insanımızın özellikle ekonomi konusunda çektikleri zorluklar, yerli ve milli olarak tanıtılan otomobilin seri üretimine başlanacağı tarihin söylenildiği gibi 2023 yılı olmak yerine önümüzdeki beş yılda olacak olması gibi.

 

Ben de yıllarca AK Parti içerisinde görev yapmış ve şu anki birçok kişiden daha fazla çaba harcamış biri olarak bunu söylemek zorunda kalıyorsam varın düşünün muhalefet partisine gönül veren diğer seçmenleri... 

 

Bir de bunların üstüne daha öncesinde yıllarca AK Parti'ye oy vermiş olmasına rağmen çeşitli sebepler ve bunların en önemlisi olan ekonomi anlamında geriye gidiş sebebiyle tepkili olan seçmenleri koyun. Ortaya ne kadar da korkunç bir tablo çıkıyor öyle değil mi? 

 

Durum böyle olunca da AK Parti'nin elinde toplumun refah düzeyini olabildiğince hatta ve hatta olabildiğinin de üstüne çıkarmaktan başka çok fazla bir seçenek kalmıyor. 

Olmuyorsa da tabiri caizse kanlarının son damlasına kadar çabalamak zorunda olunduğu gerçeğiyle yüzleşmek gerekiyor. 

 

Yazının başında da söylediğim gibi ülkemizin insanlarının fıtratımı diyelim yoksa başka bir şey mi diyelim bilemiyorum ama her şey maalesef ki maddiyattan geçiyor. Böyle düşünülmesi de çok da garipsenecek bir durum değil aslına bakarsanız... Günümüz dünyasında maalesef ki maddiyat olmadan değirmen dönmüyor. 

 

O sebeple gerek milyonlarca emekçiyi ilgilendiren asgari ücret konusunda gerekli adımların en üst tabandan başlaması ve sonuçlandırılması oldukça önemli bir hal alıyor. 

Tabii konu maddi gereksinimler olunca onların aylardır süregelen bekleyişlerinden de söz etmeden geçmek olmaz. Kimlerden mi bahsediyorum? 

 

En az özel sektörde çeşitli iş kollarında çalışan emekçiler kadar alın teri döken ama maalesef insanımız tarafından “ oturdukları yerden para kazanıyorlar, benim vergilerimle maaş alıyor’’ diye küçümsenen sağlık çalışanlarından bahsediyorum. Bilenleriniz vardır belki o insanlar düşünülenin aksine sağlık memuru değil sağlık çalışanı olarak geçiyorlar. 

 

Hani pandemi döneminde en az doktor hemşire teknisyen vb. meslek grupları kadar ter döken ama hakları hiçbir zaman verilmeyen hak ettikleri değeri hiçbir zaman göremeyen sağlık çalışanları... 

 

Sözüm ona ‘’ sağlık çalışanlarına minnettarız’’ diyerek destek naraları atan siyasetçilerin konu pandemi dönemi ödeneklerine geldiğinde ‘kim takar küçük enişteyi’ mantalitesine sığındılar. 

 

Şaşırdık mı tabii ki hayır! Konu memurların alacakları maaşlar olduğunda veya herhangi bir ödenek olduğunda üç yahut dört gün içerisinde karara bağlayanlar bu aralar yine dut yemiş bülbüle döndüler. 

 

Hani yukarıda da söyledim ya şu anda AK Parti'nin toplumun her kanadından oy alabiliyor olması için elle tutulur tek odak noktası ekonomi olarak gözüküyor diye... 

Maalesef ki sağlık bu konuda da ister istemez zarara uğratıldı. 

 

Normal şartlarda her 3 yılda bir yenilenen banka ihaleleri bu yıl sözleşme bitimine bir yıl olmasına rağmen yenilenme kararına gidildi. Birçok kamu kuruluşu bu sebeple çalışanları için ihalelere girdi ve banka promosyonları yeni dönem için atılan imzalar sonrasında yavaş yavaş da olsa miktarlar belli olmaya ve kimi yerlerde ödenmeye başladı. Ama durum özellikle Kocaeli Devlet Hastanesi için pek de aynı değil.  Hatta içler acısı daha ağırını söyleyeyim tam bir fiyasko! 

 

Bundan en az üç-dört ay öncesinde başlayan görüşmelerden hiçbir sonuç alınamadı ve yılın ayına girdiğimiz bugünlerde bir arpa boyu yol alınmadığına tanıklık etmekteyiz. 

Halihazırda Ziraat Bankası ile yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamamış olması ve 12 Aralık’ta kapalı zarf usulüyle yapılacak ihale neticesinde bir noktaya varılması amaçlanıyor. 

Amaçlanıyor diyorum çünkü bu oturumdan da istenilen neticenin alınamayacağını düşünenlerdenim. 

 

Yanarım yanarım da memurlarının ve kendi milletvekillerinin maaşlarını bir gecede onaylayan ‘devlet büyüklerinin’ konu sağlık çalışanlarına geldiğinde kollarını kaldırmaya aylardır çözülemeyen bu konu hususunda hiçbir şekilde çözüm odaklı olmamalarına yanarım. 

Maalesef mevcut durumda sağlık çalışanlarının da elinden ‘gelin ata binmiş ya nasip demiş’ demekten başka bir demekten başka bir şey gelmiyor. 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Enes Şen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?
Tüm anketler