"Ceza ve infaz indirimi yapalım"

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, koronavirüsü salgını nedeniyle TBMM’ye yaptığı ceza ve infaz indirimi çağrısını gazetemize detaylı olarak açıkladı. Feyzioğlu’nun çağrısını Kocaeli Baro Başkanı Bahar Gültekin Candemir ve CHP eski İl Başkanı olan aynı zamanda da ceza avukatı olarak ilimizde geniş kesim tarafından tanınan Avukat Cengiz Sarıbay da yorumladı

Şermin Özcan
Şermin Özcan Tüm Haberleri

Geçtiğimiz günlerde yaptığı öneri ile TBMM’ye çağrıda bulunan TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, koronavirüsün mahkumlara bulaşma ihtimaline karşı dile getirdiği ceza ve infaz indirimi önerisini gazetemize değerlendirdi. Konu hakkında gazetemize açıklamada bulunan Feyzioğlu, “ Salgın nedeniyle bir defaya mahsus ceza ve infaz indirimi yapalım. Cezaevlerinde kapasitenin 4 katı fazla hükümlü ve tutuklu var. Cezaevindekiler hijyen ortamı olmayan mekanlarda, tuvaletler önüne serilen aynı yatakta 3 vardiya yatıyor. Virüs dışarıdakileri tehdit ediyor, içeridekilere bulaşmıyor diye bir şey yok. Bugün cezaevlerinde koronavirüse rastlanmadı ama önümüzdeki süreçte olmayacak anlamına gelmez. Bu öyle bir virüs ki içerideki dışarıdaki fark etmez” dedi. Öte yandan Feyzioğlu’nun önerisini Kocaeli Baro Başkanı Bahar Gültekin Candemir ve CHP eski İl Başkanı olan aynı zamanda da ceza avukatı olarak ilimizde geniş kesim tarafından tanınan Avukat Cengiz Sarıbay’a da sorduk.

“YOĞUNLUĞU  AZALTMALIYIZ”

Konu hakkında Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, yeni tip  koronavirüs salgını nedeniyle cezaevlerindeki hasta olmadan sayıyı azaltmak için acilen infaz indirimi yapılması ve cezaevinde kalma süresinin azaltılması gerektiğini söyleyerek, “Dışarıdakilerin sağlığı için içerideki aşırı yoğunluğu azaltmamız gerekiyor. Cezaevlerinde kapasitenin 4 katı fazla hükümlü ve tutuklu var. Cezaevindekiler hijyen ortamı olmayan mekanlarda, tuvaletler önüne serilen aynı yatakta 3 vardiya yatıyor. İçerideki aşırı yoğunluğu azaltmalıyız” diye konuştu.

“İÇERİ DIŞARI  FARK ETMEZ”

Koronavirüsün içeride ve dışarıda fark etmediğini ifade eden Feyzioğlu, “Virüs dışarıdakileri tehdit ediyor, içeridekilere bulaşmıyor diye bir şey yok. Bugün cezaevlerinde koronavirüse rastlanmadı ama önümüzdeki süreçte olmayacak anlamına gelmez. Bu öyle bir virüs ki içerideki dışarıdaki fark etmez. Toplu taşıma araçlarını kullanan, dışarıdakilerle sosyalleşmek adına birlikte olan infaz koruma memurları tutuklu ve hükümlülerle temas ediyorlar. Virüsten korunmanın en önemli şartlarından biri hijyen olduğu anlatılıyor. Hijyen ortamı olmayan cezaevlerinde kapasitenin çok üstünde hükümlü ve tutuklu bulunuyor” dedi.

“İNDİRİM YAPALIM”

“İçeridekiler hasta olmadan sayıyı azaltmazsak hastanelerde yeterli yoğun bakım ve izole odası bulamayız” diyen Feyzioğlu, “Hastalık yaygınlaşmadan cezaevlerindeki yoğunluğu düşürmeliyiz. Tutuklu ve hükümlüleri hastalığa yakalanmadan bırakmalıyız. Salgın nedeniyle bir defaya mahsus ceza ve infaz indirimi yapalım. İçeriye virüs bulaşırsa çok büyük sıkıntı doğar. İnsanların rehabilite ve ıslah olmasını sağlayalım derken terör örgütü, uyuşturucu, cinsel istismar suçluları ile katilleri de yaşam hakkı gerekçesiyle tahliye edilmek zorunda kalınır” ifadelerini kullandı.

“ADALETSİZLİĞE NEDEN OLUR”

Son olarak kalıcı ceza infaz reformunun olması gerektiğine dikkat çeken Feyzioğlu, “Bu da büyük bir adaletsizliğe neden olur. Cezaevlerindeki sayıyı makul düzeye indirelim. Adaletli, indirimli infaz yasasına ihtiyaç var. Kalıcı bir infaz reformu yaparak, hem cezaevlerindeki anormal birikimi önleyelim hem de cezasızlık algısını yıkalım. Hapis cezası alan seçenek yaptırıma dönüşmemişse cezaevine girsin, cezasını çeksin. Cezasızlık algısı ortadan kalksın. İnfaz reformunu yapabilmek için cezaevlerinin acilen, hızla mevcudunun azaltılması lazım” dedi.

“TEYAKKUZ HALİNDEYİZ”

Yapılan önerinin doğru bir yaklaşım niteliğinde olduğunu dile getiren Kocaeli Baro Başkanı Bahar Gültekin Candemir, “Cezaevleriyle alakalı baro başkanları olarak geçtiğimiz günlerde bir bildiri de yayınladık. Cezaevlerinde kapasitenin çok üstünde insan bulunuyor. Salgın hastalık gerçeği karşısında tutuklu ile hükümlülerin durumunun yeniden değerlendirilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğü suçları bağlamında başka tedbirler uygulanarak cezaevlerindeki insan sayısının azaltılması lazım. Bu nedenle Türkiye Barolar Birliği Başkanı’nın önerisi doğrudur ve olmalıdır. Cezaevleri ve oradaki tutukluların durumları önemli ayrıca bugün başka bir gerçekle de uğraşıyoruz. Öte yandan duruşmalar ertelendiği için bizim kendi sorunlarımız da var. Ama bir adli ya da resmi tatil ilan edilmediği için idari ve adli süreler işliyor. Barolar olarak teyakkuz halindeyiz. Hem meslektaşlarımızda hem de vatandaşlarımızda kaygı doğurabilecek günlerden geçiyoruz, taleplerimiz var” şeklinde konuştu.

“EVDEN ÇALIŞMA USULÜ”

“Aile içi şiddet, çocuk istismarı gibi suçların infaz indirimi düzenlemesi halinde kesinlikle kapsam dışında tutulması gerektiğini düşünüyorum” diyen Candemir, “Avukatlarla alakalı cezaevi görüşmelerinde maske kullanmak koşuluyla herhangi bir kısıtlama yok. Şu an açık ve kapalı cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin salgın nedeniyle görüşleri 2 hafta ertelendi. Baro olarak acil eylem planını aldık. Özel sektörde yapıldığı üzere baro çalışanlarımıza da evden çalışma usulünü getirip nöbetçi personel bıraktık. Baro binamız, odalar, adliyeler dezenfekte edildi. Salgın nedeniyle mağdur kişi sayısı artıyor. Her anlamda acil eylem planı geliştirilmesi gerekir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“İNFAZ İNDİRİMİ LAZIM”

Ceza indiriminin doluluk oranı gözetilerek doğru bir yaklaşım olduğunu söyleyen CHP eski İl Başkanı ve ilimizin tanınmış ceza avukatlarından olan Av. Cengiz Sarıbay, “Metin Feyzioğlu doğru bir şey söyledi. Çünkü cezaevleri korkunç kötü durumda. Avukatlar görüşe gidemiyor, noterler gidip vekaletname alamıyor. Tabi orada basın emekçilerinin, yazarların, haksız yere tutuklananların, siyasi iktidarın eliyle tutulan insanların olduğuna göre bu infaz indirimi de dahil cezaevindeki hayatın normale döndürülmesi önemli. Kandıra Cezaevi ilk yapıldığı zaman 9-13 kişilikti şu an her odada 28-32 kişi kalıyor. Adım atacak yer yok. Bu kadar rezil bir şekilde cezaevinde yaşam var. Tutuklu sayısı 250 bini aşmış durumda. Bunu karşılamak mümkün değil. Cezaevlerinde infaz indirimi lazımdır” dedi.

“MÜVEKKİLLERİMİZLE GÖRÜŞMÜYORUZ”

“Bu indirimin de adi suçları kapsaması lazım” diyen Sarıbay, “FETÖ ve örgüt suçlarını kapsar nitelikte olmamalı. Bu aşamada avukatlar olarak müvekkillerimizle görüşmüyoruz. Çok elzem durumlarda da görüşün formalitesi uzun oluyor. Şartlar korkunç kötü. Çok acil durumlarda cam arkasından telefonla görüşme yapılıyor. Avukatlar olarak çalışma süremizi de bu aşamada mecburen azalttık. Hükümetin dışarı çıkmayın uyarısına bizler de uyacağız. Halkımızın da bu kurallara uymasını bekliyorum. Eğer uyarsak bulaşıcı hastalığı daha çabuk yayılmasını önleriz, o da çabuk atlatmamıza neden olur” şeklinde konuştu.

“SON AŞAMA”

Konuya ilişkin olarak devam eden çalışmalar kapsamında ise AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, yaptığı açıklama ile İkinci Yargı Paketi'nin TBMM'ye sunulduğunu da duyurdu. Ceza infaz düzenlemesinin görüşmelerin ardından süratle Meclis'e geleceğini söyleyen Muş, öngörülen tarihin önümüzdeki hafta olduğunu da dile getirdi. “İnfaz düzenlemesiyle alakalı son aşamaya gelmiş bulunmaktayız” diyen Muş, “Mecliste önümüzdeki hafta diğer siyasi parti gruplarıyla görüşmeler yapacağız. Onlarla görüştükten sonra teklifimizi nihai hale getirip Meclis Başkanlığına sunacağız" şeklinde konuştu.

20 Mart 2020 - Gündem

Muhabir Şermin Özcan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?