Susma Platformu ve KODA'dan medya ve ifade özgürlüğü paneli

Sansüre ve Otosansüre Karşı Susma Platformu ve Kocaeli Dayanışma Akademisi'nin işbirliği ile düzenlediği "Online Medya ve İfade Özgürlüğü: Engeller ve Olanaklar" başlıklı panel gerçekleştirildi

Büyütmek için resme tıklayın

Diren Çelik-


Kocaeli Dayanışma Akademisi'nin (KODA) ev sahipliğinde düzenlenen panele gazeteci Ali Duran Topuz ve Burcu Karakaş ile birlikte KODA üyesi Adem Yeşilyurt konuşmacı olarak katılım gösterdi.Panelde konuşan Gazete Duvar Genel Yayın Yönetmeni Ali Duran Topuz, 1950’lerden günümüze Türkiye'de gazetecilik tarihini özetlerken Gazeteciliğin 1980’e kadar güçlü bir kimlik olarak yapıldığını söyledi. Topuz sözlerinin devamında, "80 darbesinden sonra sıkıyönetim koşulları uygulandı, 24 Ocak kararlarıyla birlikte devletle özdeşleşen gazetecilik geçerli oldu. 90'lara geldiğimizde ise neo-liberal politikaları destekleyen yayınlar güçlendi. Yüksek sermayeli gazete sahipleri o dönem sendikasızlaştırma politikasını da güçlü şekilde sürdürdü. Bu dönem iyi gazetecilik prim görmedi. Devlet baskı yapsa da gazete yönetimi asıl baskıyı yapıyordu. Gazeteler patronlara yapılan telefonlarla dizayn ediliyordu" ifadelerini kullandı.

90'LARDA BÖYLESİ YAPILMADI


Standart gazetecilik anlayışının yok edildiğini aktaran Topuz "Artık iktidar yanlısı bir gazete dahi değiller, iktidarın neden hoşlanacağını düşünerek haber yapıyorlar. Neyin yazılmayacağını değil, neyin yazılacağı talimatını alıyorlar" diye konuştu. Bu dönemin hukuku anti-hukuk olarak tanımladığını söyleyen Topuz, yapılan gazetecilik için ise "anti-gazetecilik" tanımını yaptı ve ekledi: "Dersim Katliamı döneminde dahi bu denli gazetecilik yapılmamıştır, 90'larda bile böylesi yapılmadı. 15 Temmuz ile birlikte gazetecilik devlete değil partiye bağlı bir mesleğe dönüştü, artık anti-gazetecilik yapılıyor. ”

SETA RAPORU


Topuz'un ardından konuşan Deutsche Welle muhabiri Burcu Karakaş, 2015 yılında Milliyet’ten ayrılma sürecini anlattı. “ Gezi ve 7 Haziran sonrasında haberlerimiz git gide daha az yayımlanmaya başladı" diyen Karakaş, "Benim gazeteciliğe başladığım dönemde ana akımda iyi gazeteciler vardı, işi öğrenirdiniz o zamanlar. Şimdi bu dönem yeni bir şey. Haberlerimiz basılı gazetede değil artık internet ortamında yayınlanıyor" dedi. Medyascope ve Diken deneyimlerinden de bahseden Karakaş, "Bu güne kadar sansüre uğramadım ama otosansür uyguluyorum kendime, kırmızı çizginin kalmadığını düşünüyorum. Kendisine otosansür uygulamayan yoktur" diye konuştu. Seta'nın "Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları" başlıklı raporu üzerine de konuşan Karakaş, "Daha çok tanınır olduk, raporda yer alan basın kuruluşlarını duymayanlar dahi duydu ama Seta raporu yayınlandığı ile kaldı, bizi çok fazla etkilemedi" ifadelerini kullandı. 
Burcu Karakaş'ın ardından konuşan KODA üyesi Adem Yeşilyurt ise internet yayıncılığı ve yeni yönetmelik üzerine değerlendirmelerde bulundu. İnternet üzerinden radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayınları düzenleyen yeni yönetmeliğin RTÜK'ün internet sitesinde yayımlanmasıyla birlikte bu düzenlemenin internet yayınlarını ve gazeteciliği nasıl etkileyeceğinin tartışma konusu olduğunu belirten Yeşilyurt, "Bu yönetmelik internet üzerinden yayın yapan kuruluşlara maddi külfet getiriyor.

"YALAN HABER"

Yasa şuandaki haliyle çok da uygulanabilir değil" dedi. Netflix tartışmalarına da değinen Yeşilyurt, "Değişimi yasal denetime alarak, sansürleyerek durduramayız. Medyanın maddi ve sembolik boyutu var. İktidar diyor ki 'Sen benim memleketimde para kazanıyorsun, ver bakalım benim haracımı.' Dolayısıyla yasal denetim geldi, sansüre doğru gidiyor" dedi. Son olarak 'Yalan Haber' kavramına da değinen Yeşilyurt, "Kasıtlı olarak, belirli amaç için uydurulan haberlere yalan haber diyoruz. Sosyal medyada üretilen yalan haber siyasi manipülasyona sebep oluyor. Türkiye’de durum biraz bunun tersi. Kalmasa da artık ana akım denilen mecra bu yalan haberleri üretmeye başladı. Ana akımın ürettiği haberleri teyit etmek için diğer medyaya bakmak zorunda kalıyoruz" dedi. Panel katılımcıların soruları ve verilen cevaplarla son buldu.

11 Ekim 2019 Kocaeli/ İzmit- Gündem

Muhabir Diren Çelik


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.