“Ahlakın kural koyucusu insan ilişkileridir”

Öğrenci Veli Derneği (VELİ-DER)’in düzenlediği ‘Eğitim ve Ahlak’ konulu söyleşi bugün Yazar Ünal Özmen’in katılımıyla gerçekleşti.

Büyütmek için resme tıklayın

Sivil Toplum Merkezi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe Veli-der Kocaeli Şube Başkanı Göksal Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyeleri Ayşe Irmak, Yeşim Akpınar, Beyhan Korkmaz ile Eleştirel Pedagoji Dergisi ve Bir Gün Gazetesi yazarı Ünal Özmen’in yanı sıra öğrenci, öğretmen ve katılımcılar katıldı.

“AHLAK KAVRAMI DİNSEL BİR KAVRAM DEĞİLDİR”

Söyleşide konuşan bulunan Yazar Ünal Özmen, “Bazı konuşmacılar için salonda bulunanların sayısı çok önemlidir ancak benim için beni gerçekten dinleyecek kişi sayısı daha önemlidir. Kocaeli’de de kolu olan kendi başına sivil insanların çıkardığı tek bağımsız dergiyiz. Bu tür sohbetlerin interaktif alanlara oranla çok daha samimi olduğunu düşünüyorum. Teknoloji karşıtlığından değil de düşünceyi öldürdüğü yönüne değinmek istiyorum. Piyasa ahlakı gazetelerde yer alan yazılarımdan alınmış bölümlerden oluşmuyor. Kitabım, eğitim üzerine düşünmeye başladığım süzülmüş düşüncelerimi ifade ediyor. Ahlak kavramını eğitimin merkezine oturtmaktan bahsettim kitapta. Eğitim konuşurken insan yetiştirmek üzerine konuştuğunuzda önce insanlara ahlak kazandırmak gerektiğini söyler ama pratikte kimse buna yönelmez. Dinin rolünü de sorgulamaya çalışıyorum. Ahlak kavramının dinsel bir kavram olduğu yönünde düşünceler var. Hristiyanlık ve Müslümanlık gibi merkez dinlerde ahlaki ilkelerin kuralları daha sonra dinselleştirildi” ifadelerini kullandı.

“ÇÖKÜŞ NOKTASINDAYIZ”

Ahlakın seküler bir kavram olduğunu söyleyen Özmen, “Ahlak, laik olmasının yanında dinle çelişir. Hepimiz dünyanın gidişatı üzerine fikir sahibiyiz. Çevre konusunda çok duyarsız insanlar bile insan ve insanlığın bozulduğunu ifade ediyor. Geldiğimiz nokta gerçekten bir çöküşte olduğumuzu gösteriyor. Küresel bir kriz yaşanıyor. Varmaya çalıştığım sonuçta neden ahlakı eğitiminin merkezine koymam gerektiğini; ahlakın küresel ve evrensel ölçüde kuralları kendisinin belirlediği bir hukuk kavramı olmasına bağlıyorum. Biz hayatı şekillendirirken evrensel bir ilişkinin içine de giriyoruz. İnsanın yerel kültürlerle, mikro davranışlarla yaşayamayacağı bir dünyaya gidiyoruz. Egemen sermayenin yönettiği bir kültür var. Bugün bir birey olarak kendimce fikrimi söylemeye çalışıyorum ve ahlakın kurallarının insanlar tarafından konulan değerler bütünü olmasına bağlıyorum. Ahlakın kural koyucusu herhangi bir din değildir. Bu kuralları yazılı olmayacak şekilde insan ilişkileri belirler”  şeklinde konuştu.

SEKÜLER KAVRAM

Sözlerine devam eden Özmen, “İnsanların kendilerinin oluşturduğu ve başka bir otoritenin telkinine dayanmadığı için seküler ve laik bir kavramdır, ahlak. Ahlakın üzerinde durmamın bir nedeni de dinin etkisinden kurtarmak. Dinler insanların geliştirdiği ahlaki kuralları geliştirirken manipüle etmişler. Bugün kadının miras hakkını belirleyen kutsal kitaplar kimse tarafından ahlaki bulunmuyor. Dinlerin ahlakla çok ilişkisi yoktur. Dinlerin kamusal alanın kurallarını benimsemeye hakkı yoktur. Ahlakın aynı zamanda bireylerin bizzat kendileri tarafından konulduğu kurallar olduğunu belirtmek istiyorum. Ahlak aynı zamanda sürekli değişen bir yapı. Ahlakla eğitimin ilişkisini kurarken aynı zamanda eğitimin de güncellenmesi gerektiğini söylemeliyim. Laik ahlak sadece toplumu değiştirmekle olan bir şey değildir. Ahlak dediğimiz şey yazılarak öğrenilen bir şey değildir. Görülebilen, hissedilebilen bir şeydir ” diyerek sözlerini noktaladı.

05 Ekim 2019 Kocaeli/ İzmit- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.