Kocaeli Depremi konuştu

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Üniversitesi’nin ev sahipliğinde 6. Uluslararası Deprem Sempozyumu, "Kocaeli ve Düzce Depremlerinin 20. Yılına Özel Sempozyum" temasıyla gerçekleştirildi

Büyütmek için resme tıklayın

DİREN ÇELİK-

Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen deprem sempozyumu The Ness Hotel’de yapıldı. "Kocaeli ve Düzce Depremlerinin 20. Yılına Özel Sempozyum" temasıyla gerçekleşen programa Valisi Hüseyin Aksoy, Kocaeli Büyükşehir Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın ve eşi Dr. Figen Büyükakın, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Genç, Rektör Vekili ve Yardımcıları, AK Parti Milletvekili İlyas Şeker, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere yurtdışı ve yurtiçinden 300 akademisyen, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fadime Sertçelik, AFAD Deprem Dairesi Başkanı Dr. Murat Nurlu ve sivil toplum örgütleri katıldı.

“DEPREMİ, DEPREMİN MERKEZİNDE KONUŞUYORUZ”

Programda ilk olarak konuşmasını gerçekleştiren KOÜ Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fadime Sertçelik, “1999 Gölcük Depremi’nin üzerinden sadece 87 gün geçmişken 12 Kasım Düzce Depremi meydana geldi. Merkez üssü olan Gölcük’te deprem 45 saniye olarak kayıtlara geçti. Depremin ardında bıraktığı bilanço 20 binin üzerinde insan hayatına ve 185 bin konutun zarar görmesine neden oldu. Bizler bu ana gelene kadar neler yaptık yapamadık bu organizasyonla kendimizi sorgulayalım istedik. Dün İstanbul’da paniğe yol açan depreme şahit olduk. Bölge için olağandışı değildi ancak yine de bir kargaşaya ve korkuya sebep oldu. Şu an biz depremi, depremin merkezinde konuşuyoruz” şeklinde konuştu.

“AFETLER TOPLUMDA DERİN İZLER BIRAKIR”

Sertçelik’in ardından konuşan Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Genç, “Her iki depremin üzerinden de 20 sene geçmiş. Duygusal bakımdan çok şey söylenebilir. Büyük afetler toplumda derin izler bırakır. Ancak bilim denildiğinde başka bir konu akla gelir. Bilim kendi yöntemiyle meseleye nesnel olarak bakar. Jeoloji ya da yer bilim, bilimsel yöntemlerle neden sonuç ilişkisi içinde deprem izahını yapar. Bilim insanları yeni teorileriyle depremin anlaşılmasını sağlamak üzere deneysel çalışma yapıyor. Üniversite olarak üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Yapılacak her şeyin başında yer alan bilinçlenme durumu bizim için daha önemli. İyi projeler iyi mühendislerle birlikte depreme karşı bilinç kazanacağımızı biliyorum” ifadelerini kullandı.

“DEPREM GERÇEĞİNİ YAŞARKEN ÖĞRENDİK”

Söz alan KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, “Kocaeli ve Düzce depremlerinin 20’nci yılına geldiğimizde geçen süreci nasıl değerlendirdiğimiz büyük önem taşıyor. Dünkü deprem 4,6 gibi olsa da vatandaş gözünde daha büyük sonuçlar doğurdu. Sistemi ve dengeyi yaratan insana akıl ve kavrayış verilmiştir. Bu toplantılar akılda geldiğimiz son noktayı değerlendirmek için önemli bir faaliyet olacaktır. Deprem gerçeğinin şahsım adına özel bir hassasiyeti de bulunuyor. Türk insanının öğrencisinde akademisyeninde kapasite ve kavrayış, zeka, analiz anlamında dünyadaki emsallerinden eksiği olmadığına inanan bir bilim insanıyım. Deprem gerçeğini yaşarken öğrendik. Kentiyle bütünleşmeyi misyon edinen üniversitemiz ülkenin her sorununa hassasiyetle yaklaşmaktadır” dedi.

“BARDAĞIN BOŞ TARAFINA BAKALIM”

“Zemininden bina güvenliğine kadar yapmamız gerekenlere odaklanalım” diyerek konuşmasını gerçekleştiren Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Uygulama kısmına geçtiğimizde yakından fark ettim ki aradaki boşluğu dolduracak elemanlara ihtiyacımız var. Biz akademisyenler için bu sempozyumlar doçentlik, profesörlük dosyalarına konacak ve puan getirecek bilgilerden ibaret kalmasın. Hayatı içinden yaşamaya gayret edelim. Hayata dokunan çözümler için sonuçlar çıkaralım. Kağıt üzerinde yer alan afet bilinci gerçekte muhtemelen yoktur. Sivil toplum örgütlerini özellikle bu konuda tebrik ediyorum. Akademisyenler bu kuruluşlara daha aktif destek versin istiyorum. İki yapı buluşmadan kağıt üzerinde istediğimiz kadar güzel plan yapalım netice alamayacağız. Bardağın artık boş tarafına bakmalıyız. Boşu doldurmadığımızda maliyeti insan hayatı oluyor” şeklinde konuştu.

“KOCAELİ’NİN RİSK POTANSİYELİ YÜKSEK”

“Kocaeli afet açısından önemli bir konumda bulunuyor” diyerek sözlerine başlayan Vali Hüseyin Aksoy, “1999 depreminden sonra devletin ilgili kurumları farklı amaçlarla çalıştı. İlimizde tüm kurumsal paydaşlarla 26 hizmet gurubu müdahale hizmet planı dahil 15’e yakın hizmet kuruluşuyla işbirliğindeyiz. Kocaeli afet planı kağıt üzerinde çok güzel ancak uygulama noktasında sıkıntı yaşıyoruz. Biz kendi içimizde bu eylem planında eksikliklerimizi gidermek zorundayız. Toplumun tüm fertlerinin bilinçli hale gelmesi lazım. Sadece AFAD’a ve belediyeye değil hepimize birey olarak önemli görevler düşüyor. Deprem öncesinde alınacak tedbirler çok önemli bu bakımdan tedbirlerin zamanında alınması ve eksiklik kalmaması, daha sonra yaşayacağımız depremde sıkıntı yaşamayacağımız anlamına gelir. Her türlü eksikliklerimizi Marmara Bölgesi olarak telafi etmek durumundayız. Bu günkü çalışma bu anlamda yol gösterici olmaktadır” dedi.

DEPREM ÇANTASI

Açıklamalarına devam eden Vali Aksoy, “AFAD Başkanlığımız her ay bir konuyu gündeme alıyor. Eylül ayının gündemi de deprem çantası oldu. Bir deprem anında acil durum çantamızda neler bulunmalı bunlar belirlenmiştir ve bu konu da deprem anında büyük önem arz etmektedir. Deprem öncesinde alınacak tedbirlerin zamanında alınması, bir deprem anında bize gerçek manada avantajlar sağlayacaktır. Hasarlı binaların gözden geçirilmesi, güçlendirme ya da yeniden inşa etme gerekiyorsa bunlar gözden geçirilerek bir an önce çalışmalar hızlandırılmalıdır. Bu anlamda hep birlikte el ele verdiğimizde bu gibi zorlukların üstesinden geleceğimize inanıyorum” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

 

“DEPREM ERKEN UYARI SİSTEMİNE GEÇİLECEK”

Katılımcılara genel bilgiler veren AFAD Deprem Dairesi Başkanı Dr. Murat Nurlu, “ 17 Ağustos Depremi bize her yönden deprem olmadan neler yapılmalı dedirtti. Bu ülkede her zaman deprem olacak diyebiliyoruz. Önemli olan birey olarak buna hazırlıklı olmamız gerektiği. Geçmişe baktığımızda ülke depreme hazırlıklı değildi ve koordinasyon sağlanamamıştı. Planlama söz konusu değildi ve bir kaos ortamıyla karşı karşıyaydık. Şu an günümüze geldiğimizde nispeten bu acıları mühendislik anlamında silebilmiş vaziyetteyiz. Kocaeli ili bölge illerdeki çalışmalara örnek olarak deprem zararlarının azaltılması amacıyla akıllı şehir uygulamasına geçecek. Deprem anında cep telefonunuza gelecek en yakın toplanma yerini gösteren uyarı örneği başta olmak üzere erken uyarı sistemleri ile teknolojiyi etkin olarak kullanmalıyız. Bu konuda proje ve planlar yürütüyoruz ancak plan oluşturmanın yanında tasarlanan planın aynı zamanda uygulamaya geçmesi de gerekiyor. Afet planlama süreci risk azaltma ve iyileştire bünyesinde tam teşekküllü çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

25 Eylül 2019 Kocaeli/ İzmit- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.