24 Ağustos 2019 Cumartesi
Bellona
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

İsmet Çiğit bunu hep yapıyor

Galip Ataman

22 Temmuz 2019 tarihli yazısı

 Teknolojinin yaşamımıza girmesiyle gençler akranlarıyla değil ekranlarıyla arkadaşlık ediyor.

Gazeteci bilgiye daha çabuk ve kolay ulaşırken vatandaş birden çok gazeteyi ve siteyi masrafsız, zahmetsiz okuyor.

Gündemi kağıt üzerinde takip eden genel yayın yönetmenleri valilik, emniyet, belediye, sendika, STK bültenlerden çıkardıkları başlıkları manşet yapıyor.

Kentin sorunlarını ve gündemi köşelerinde yorumlaması gereken yazarlar eleştiri haklarını sonuna kadar kullanırken güzellikleri teğet geçiyor.

Araştırmacı gazeteciliğin yerini masa başında kes-kopyala-yapıştır habercilik aldı.

Özel haber yapmayı unutan, habere gitmeyi angarya sayan gençler “imece” habercilikle haber ajanslarına rakip oldu.

Sorumluluklarını unutan yazarlar siyasileri ve bürokratları eleştirmek için yarışa girdi.

Masa başı, kulaktan dolma duyumlarla yapılan çoğu gerçeği yansıtmayan haberler medyayı itibarsızlaştırırken gazetecilerin güven yitirmesine neden oldu.

Gazetecilerin gündemden ne kadar uzak olduklarını göstermek için zaman tünelinde geçmişe yolculuk yapmaya, gazete arşivlerini taramaya gerek yok.

Hafta sonu yayınlanan tüm gazetelere bakmak, internet sitelerine bakmak, Lise Geçiş Sınavı (LGS) ve Yükseköğretim Kurumlar Sınavı (YKS) sonuçlarını örnek vermek yeterli.

Eğitimde nereden nereye gelindiğinin somut örneklerinden biri olan öğrencilerin başarısı; kişisel adli bir iki olayı manşetlere taşıyarak kurumları ve yöneticileri itibarsızlaştıran gazetecilerin umurunda değil.

Eğitimde kaliteyi arttırmak için özveriyle çalışan eğitimcilerin performansı ve başarısından bu güne kadar olduğu gibi gazetelerde yine tek kelime haber yok.

Geliniz, köşelerinde ahkam keserek kenti yönetmeye soyunan beylerin unuttuğu LGS ve YKS şampiyonu, Kocaeli’nin gururu öğrencilere göz atalım.

Belki eğitimde yakalanan kaliteyi ve başarıyı öğrenirler, yazılması gerektiğini hatırlarlar da haber yaparlar.

26 bini Kocaeli’de olmak üzere LGS’ye giren bir milyon 30 bin ortaokul mezunu arasında 14 öğrenci tüm soruları yaparak 500 tam puan aldı.

56 bini Kocaeli’den 2 milyona yakın lise mezununun katıldığı YKS’de 8’i ilk 100’de olmak üzere 44 öğrenci ilk 1000’e girdi.

Vali Hüseyin Aksoy cuma günü saat 15.00’de valilikte düzenlediği törende, 14 LGS şampiyonunu kutladı, yarım altınla ödüllendirdi, başarı belgesi verdi.

Ardından il ve ilçe milli eğitim müdürleriyle değerlendirme toplantısı yaptı.

YKS’de 8’i ilk 100’de olmak üzere ilk 1000’e giren 44 öğrenci hakkında milli eğitim müdürü Fehmi Rasim Çelik’ten bilgi aldı.

Ne Vali Aksoy’un LGS şampiyonları için düzenlediği ödül töreni ne YKS’nin şampiyon 44 öğrencisi hiçbir yerde haber yapıldı.

Gündemden valiliğin gönderdiği programlardan öğrenen ve takip eden gazete yöneticilerinin program gönderilmediği için eğitimdeki başarıdan haberleri yoktu.

Hazıra alıştıklarından, emek harcamadan oturdukları yerden programlara ulaştıklarından merak edip araştırmaya bile gerek görmediler.

Bizim Yaka Gazetesi “Haberde Öncü Yorumda Güçlü” farkıyla LGS’nin 14 Altın çocuğu ödül törenini fotoğraflarla okurlarıyla paylaştı.

YKS’de 8’i ilk 100’de olmak üzere ilk 1000’e giren 44 şampiyon öğrencinin adlarını ve okullarını duyurarak her zaman olduğu gibi ilk’e imza attı.

Eminim önümüzdeki günlerde gazeteler ve sitelerin tamamı Galip Hoca’yı her zaman olduğu gibi takip etmeye devam ederek kaynak göstermeden “emek hırsızlığı” yaparak haber yapacaklardır.

Kocaeli’deki yerel gazetecilik böyle bir şey!

Oysaki gazetecilik emek ister, heyecan ister, araştırmak ister, en önemlisi de kişi ve kurumlara güven vermek ister.

 

ÇİĞİT BUNU HEP YAPIYOR

Güven, itibar demişken kurduğu gazeteyi sattıktan sonra maaşla çalışmaya devam eden geçtiğimiz günlerde kendi söylemiyle “kovulan” İsmet Çiğit’in çok konuşulan yazısını anımsadım.

Önce İsmet Çiğit’in yazdığı ve Güngör Arslan’ın internet sitesinde yayınlanan yazısına göz atalım.

Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, eski danışman arkadaşım Ömer Polat aracılığı ile beni görüşmeye çağırdı. Seka Park Oteli avlusunda bir gece buluştuk. Başkan bana şunları söyledi ‘ İsmet abi beni yanlış anlama. Sen bu şehrin bir değerisin. Ben belediye başkanı olarak senin bu şehirde gelecek ay elektrik faturasını ödeyemez duruma gelmeni istemem. Senin aynı kalitede yaşamını sürdürmeni sağlamak benim görevim. Her ay maaşımın yarısını sana vereyim’ dedi.”

O yazıyı okuduğumda, Tahir Hocanın emeğinin karşılığı çocuklarının rızkı  maaşının yarısını her ay İsmet Çiğit’e vereceğini söylediğine inanmamıştım.

Tahir Hoca duygusaldır, çoğu kez insancıl yanı ağır başar, yardımseverdir, dostlarını korur kollar.

Maaşının yarısını vermez ama nazı geçen kişi ya da kurumlardan yardımcı olmalarını, destek vermelerini ister.

İsmet Çiğit’e de büyük olasılıkla böyle bir teklif söylediğini düşünüyorum.

İsmet özel konuşmaları kamuoyuna çarpıtarak anlattığını bildiğimden üstüme vazife olmayan olayla ilgili yorum yapmaya gerek görmedim.

Tahir Hocanın yazılanları, konuşulanları, yorumları yalanlamamasını da doğru buldum.

Cuma günkü görüşmemizde Tahir Hocaya bu olayı sordum.

Konuşmanın detaylarına fazla girmedi ama görüşmenin ve buluşmanın konuşmanın doğru olduğunu söyledi.

Aralarında geçen konuşmanın yazıldığı gibi olmadığı sıkıntılı, rahatsız ve üzgün olmasından anlaşılıyordu.

Tahir Hocanın, yıllardır bu kentte gazetecilik yapan, son yıllarda her çarşamba arayarak hal hatır soran İsmet Çiğit’i gazeteden işine son verildiğinde aramasını yadırgamadım aksine insani bir davranış olarak yorumladım.

Ama Seka Park Oteli avlusunda buluşma ve görüşme talebinin Tahir Hocadan değil de İsmet Çiğit’ten gelmesine rağmen çarpıtılarak Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, eski danışman arkadaşım Ömer Polat aracılığı ile beni görüşmeye çağırdı. Seka Park Oteli avlusunda bir gece buluştuk, konuştuk” cümlelerini kamuoyu ile paylaşması doğru olsa bile bana etik gelmedi.

İsmet Çiğit’in Tahir Hocanın insani duygularla telefonla aramasını, buluşma talebine hayır dememesini kaleme alması bence vefasızlığa, samimiyetsizliğe örnek yakışıksız bir yazı olmuş.

Muhabirlik, genel yayın yöneticiliği, patronluk yapan deneyimli, yılların kurt gazetecisi İsmet Çiğit kimi köşesine konuk eder yazarsa prim yapacağını bildiğinden Güngör Arslan’ın sitesinde Tahir Hocayı yazarak “yem” olarak kullanması şık olmamış.

İsmet Çiğit keşke o yazıyı hiç yazmasaydı. İlk yazısıyla gündem yaratmak, kamuoyunda konuşulmak için Tahir Hocayı seçmeseydi.

Yazı benim için sürpriz olmadığı gibi yol kazası da değil.

İlk olmadığı gibi son da olmayacaktır. Çünkü İsmet Çiğit bunu hep yapıyor.

Tahir Büyükakın, Bilecik Valisi iken adı Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak geçtiği günlerde İsmet Çiğit’in yaptığı görüşme sonrası 5 Ekim 2018 tarihinde attığı “Tayyip bey bilir” manşetiyle sıkıntı yaşamıştı.

Mart 2012’de milletvekilleri İlyas Şeker, Zeki Aygün, başkan İbrahim Karaosmanoğlu, genel sekreter Ersin Yazıcı, genel sekreter yardımcısı Tahir Büyükakın, danışman Ömer Polat ile birlikte gittiği ABD’de yaşadıklarını değişik tarihlerde gündeme taşıyarak İbrahim Karaosmanoğlu, Ömer Polat ve kendisi dışındakilerin Pensilvanya’ya gittiğini, Fethullah Gülen ile görüştüklerini yazmıştı.

Posco firmasının Alikahya’da kuracağı fabrikayı eleştirerek çevreyi kirleteceği gerekçesiyle karşı çıkarken bir haftalık Güney Kore gezisinde krallar gibi ağırlandıktan sonra İzmit’e döndüğünde “Orada bu fabrikanın sakıncası olmadığını gördük. Posco’nun kuruluşunu yapmak istediği bölge zaten organize sanayi bölgesi. Bence burada bu fabrika kurmalılar. Ben çevreyi kirletmeyeceklerine inanıyorum” diyerek yazmış, katıldığı toplantılarda Posco’dan övgüyle bahsetmişti.

 

İSMET ÇİĞİT

 

**********************************************************

 

TAHİR HOCA'YI ELEŞTİRMEK İÇİN BİRAZ DAHA ZAMAN TANIYALIM

 

Bir dönem akademisyen, genel sekreter, vali olarak çalışan, 31 Mart seçimleri sonrası Büyükşehir Belediyesi Başkanlık koltuğuna oturan Tahir Büyükakın ile yararlı olduğu kadar keyifli sohbet ettik.

Bugüne kadar aş, iş, evimin elektrik parası dahil hiçbir istekte bulunmadığım Tahir Hoca ile bir saate yakın son günlerde konuşulan ve tartışılan konuları dobra dobra konuştuk.

Oturulan koltuklarından bir gün kalktığında vatandaşa, yaşamın bittiğinde Allah’a hesap vereceğinin bilinciyle kendisine güvenen insanların gönül rahatlığıyla sorularıma her zamanki gibi açık yüreklilikle cevap verdi.

12 yıl en üst düzey bürokrat olarak çalıştığı Büyükşehri siyasetçi kimliğiyle yönetirken fazla zorlanmadığı her halinden belli oluyordu.

Ama teşkilat şeması dahil yeni bir yapılanmaya giderken taşları yerine oturtmaya çalışırken yanlış anlaşılmaktan rahatsızdı.

Abdullah Köktürk, İbrahim Pehlivan, Nihat Abiş’in oluşturulan koordinatörlük görevlerine atanmasının ardından yapılan yakışıksız yorumlar gibi.

Önceki yıllarda belediye başkanlığı yapan deneyimli isimlerin kendisine bağlı olarak çalışacaklarını, ilçe başkanları üzerinde hiçbir yaptırımları olmayacağını söyledi.

Ofis ve makam aracı tahsis edilmesi, maaş ödenecek olması eleştirilerini anlatırken, “Hocam, ilçe belediyelerinde vatandaşın içinde olan, sorunlarını dinleyen, yapılanları anlatan siyasi başkan yardımcılığı var. Ama büyükşehirde böyle bir görev tanımı yok. Başkan hariç çalışanların tamamı devlet memuru. Koordinatörlük, ilçe belediyelerindeki siyasi başkan yardımcılığının tam karşılığı olmasa da onların yaptıklarını yapacak, gönül belediyeciliğini sahada uygulayacak. Kaldı ki koordinatör olarak atadığım isimlerin hepsi alanlarında başarılı olmuş, deneyimli, siyaseten tehlike oluşturacak, ekonomik sorunu olan insanlar değil” dedi.

Son günlerde sıkça eleştirdiğim Gazi Lisesi tarihi binasına alışveriş yapacak ailelerin çocukları için yapılacağı açıklanan çocuk eğlence merkezine neden karşı olduğumu sordu.

Beni dinledikten sonra İnönü Caddesi esnafıyla buluştuğunda söylediklerinin hiç de konuşulanlar ve yazılanlar gibi olmadığını şu sözlerle anlattı, “Ben tarihi Gazi Lisesinin çocuk eğlence merkezine dönüştürülmesini hiçbir yerde söylemedim. Ama şehir merkezinde alışverişi canlandırmak için ailelerin çocuklarını bırakabilecekleri güvenli bir yere ihtiyaç var. Benim düşüncem Gazi Lisesi bahçesinin duvarlarını kaldırarak sanat sokağı ile birlikte bölgeye hareketlilik kazandıracak projeyi hayata geçirmek. Daha ileride bahçenin altını otopark yapmak.”

Benim ucuz ekmek dediğim kamuoyuna halk ekmek olarak tanıtılan 1.25 TL olan ekmeğin 1.00 TL satılmak istenmesiyle ilgili çekincelerimi öğrenmek istedi.

Ardından, amacının Büyükşehirde başlatmak istediği esnafla vatandaşı buluşturmak, kimseyi mağdur etmeden çözüm bulmak olduğunu anlattı.

Fırıncıların mağdur olmayacağı, vatandaşın ucuz ekmek yiyeceği projede Büyükşehrin kaybeden ya da kazanan taraf olmayıp sadece belirlenecek ekmek satış noktalarına konacak büfeleri alacağını söyledi.

Son günlerde basında çıkan ucuz ekmek konusunda fırıncıların samimi davranmayıp oyun bozun taraf olması halinde gerekirse Büyükşehir belediyesi olarak ekmek üretecekleri mesajını verdi.

Tahir Hoca, evsel atıkların bertaraf edilmesi konusunda akademik odalar platformu ile görüşmelerin projeye yeni bir ivme kazandırmayacağı görüşüme katılmadığı anlatırken, “Ben genel sekreterlikten ayrıldığımda çöp fabrikasıyla ilgili kredi dahil her şeyi hazırlamış ihale aşamasında bırakmıştım. Aradan 2 yıl geçmiş, gecikmenin sorumlusu olarak 3 aylık başkanlık dönemimin sorumlu tutulması haksızlık” dedi.

Önümüzdeki günlerde Akademik Odalar Birliğinden somut, kalıcı, büyükşehrin de onay vereceği bir öneri gelmezse yer seçimi dahil evsel atıkların bertarafı ile ilgili projelerini uygulayacaklarını söyledi.

Mannesman boru fabrikası arsası üzerine yapılan Kongre Merkezinin 2 ay sonra açılacağı, tramvayla gelenlerin ulaşımı için üst geçit yapılacağı müjdesi verdi.

Tramvayın sefere başladığı günlerde 12 bin kişinin ilk kez kent kart çıkartarak toplu taşıma kullanmaya başladığını, güvenli, konforlu ve seri olması nedeniyle tercih edildiğini, bugün 40 bin yolcu rekoruna ulaşıldığını anlattı.

İnönü caddesinde trafiğin tek yönlü akması nedeniyle bir grup esnafın haklı olduğunu ancak benim ortak çözüm için bir araya gelmemin hemen ardından eylem yapmasının samimi bir hareket olmadığını belirtirken “yanlış yapan bedel öder” demedi ama yapılanların yanlış olduğunun ısrarla altını çizdi.

SONUÇ: Tahir Hoca ile sohbeti özlemişim. Benim için yararlı oldu. Son günlerin gündemdeki konularını ilk ağızdan öğrenmiş oldum. Tahir Hocayı dinlerken eleştirilerin erken olduğundan rahatsız olduğunu, açıklamalarının çarpıtılmasına, sözlerinin yanlış anlaşılmasına üzüldüğünü gözlemledim, gördüm.

 

74178ded687bf50aea425a1562f84c79

 

 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford BasiskeleSanayi
konak hastanesi Medicalpark Davetiyem