22 Temmuz 2019 Pazartesi
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Akşener’den siyaset dersi

Galip Ataman

07 Haziran 2019 tarihli yazısı

Pazartesi günü Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken 22 Mart 1997’de İzmit’te Aydınlar Ocağı toplantısında anlattıklarını yazmıştım.

O tarihlerde çalıştığım Özgür Kocaeli Gazetesinde yazdığım köşe yazımı paylaşmış, Başkan Erdoğan’ın 22 yılda hiç değişmediğine dikkat çekmiştim.

Bugün İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, İçişleri Bakanı iken Kasım 1996 tarihinde İzmit’te Aydınlar Ocağı konuğu olarak yaptığı “21. Yüzyıl Organizasyonları” konulu konuşmasını yazacağım.

O toplantıda Akşener’in ne anlattıklarından, 20 Kasım 1996 tarihli “Akşener’den Siyaset Dersi” başlıklı yazımda ben ne yazmışım ondan bahsedeceğim.

 

 

20 KASIM 1996

20 KASIM 1996

 

 

 

10 KASIM 1996

10 EKİM 1996

 

İzmit’ten hiç kopmayan, İzmit’i ve İzmitlileri hiç unutmayan Akşener ile o toplantıdan 10 gün önce 8 Kasım 1996 tarihinde atandığı İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturmadan milletvekili lojmanında konuşmuştuk.

Sabah çaylarımızı yudumlarken sohbetimizi “Hocam, Türkiye’deki tüm gazeteleri ve televizyoncuları atlattınız. Benimle ilk röportajı yapan gazeteci siz oldunuz. Ben bakan olarak kapımı ilk size açarken ilk konuşmamı da sizin ile yaptım” diyerek noktalamıştık.

Gündoğdu’da doğan, köyde tütün çapalayan, Bursa Kız Öğretmen Okulu ve İstanbul Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünü bitiren Akşener, öğretmenlik yaptı, akademisyen olarak çalıştı.

İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı olamadı ama milletvekili seçildi, İYİ Parti’yi kurdu, Cumhurbaşkanı adayı olarak Erdoğan ile yarıştı, 24 Haziran ve 31 Mart seçimlerinin kaderini belirleyen lider oldu.

 

AKŞENER İZMİT\'TE

 

23 YIL ÖNCE SÖYLEDİ

Türkiye’nin ilk kadın içişleri bakanı Meral Akşener, lise ve üniversite Hocası olarak yüzlerce öğrenciye ders verirken, siyasetçi kimliğiyle meydanlarda on binlere hitap ederken, başkanlık kürsüsünde TBMM’yi yönetirken sakin ve otoriterdi.

Ama 23 yıl önce annesi Sıdıka Hanım ile ablaları karşısına geçip doğup büyüdüğü kentte salonu dolduran konuklara seslenirken gururlu olduğu kadar heyecanlıydı.

“Gönül borcum dışında kimseye borcum yok. Köyümü, arkadaşlarımı, öğrencilerimi hiç utandırmadım. İddialı konuşuyorum. Alnım ak, başım dik” derken bugün olduğu gibi o tarihte de haksızlıklara meydan okuyacak kadar cesur, ilkeli, kararlı, özgüveni yüksek siyasetçiydi.

23 yıl önce “Dün politikacılar toplumu yönlendiriyordu. Bugün oy verenler politikacıları yönlendirir hale geldi. Eski seçmen kitlesi yok. Seçmen farklı politikacı tipi görmek istiyor. Eskiden siyasi partiler üye çokluğuyla övünür, seçim kazanırdı. Bugün sivil toplum örgütleriyle ne kadar çok diyalog kurulursa başarılı olunuyor. Sivil toplum örgütlerinin sayısı arttıkça yaptırım gücü de artacaktır. Sivil toplum örgütleri güçlendikçe siyasi icra üzerindeki baskı artıyor, etkili oluyor” “derken Mevlana’nın ünlü “Dün dünde kaldı cancağızım bugün yeni bir şeyler aramak lazım” sözlerini hatırlatıyordu.

“Artık rastgele seçim kazanmak yok. İnsanları tek tek ikna etmek gerekecek, çok kişiyle konuşmak gerekecek. Seçmen bizim müşterimiz. Şeffaflık, açıklık, korkmamak ön plana çıkacak” cümlelerini 23 yıl önce sanki 23 Haziran’da İstanbul’u kazanmak için yarışan Yıldırım ve İmamoğlu mesaj verir gibiydi.

Meral Akşener’in 23 yıl önce söyledikleri sadece o tarihte Türkiye’yi yöneten ve yönetmeye talip olan siyasetçilere değil bugünkülere de mesaj olduğu için yazımda 23 yıl önceki “Akşener’den Siyaset Dersi” başlığını kullandım.

SONUÇ: İzmit’in kızı, İzmitlilerin bacısı, ablası Meral Akşener 23 yıl da hiç değişmemiş, değişecek gibi de görünmüyor. Bedel ödeme pahasına doğru bildiklerini söylemekten korkmayan, inandıklarını yüksek sesle haykıran Akşener her dönem makam ve mevki uğruna ilkelerinden vazgeçmedi. Siyasetçilere ders verirken siyasete sadece renk getirmedi, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ezber bozdu, 31 Mart seçimlerinde oyun kurdu. Umarım bugünün siyasetçileri, Meral Akşener’in 23 yıl önce söylediklerinden, siyasi mesajlarından yeterli dersi almışlardır.

 

*****************

 

 

 

EĞİTİM SİSTEMİMİZ VE DİJİTAL VATANDAŞLIK       

 

Hayat pahalılığı, işsizlik, terör, yenilenecek İstanbul seçimi gündemin ilk sıralarına otursa da daha önemli konular ve sorunlar var.

Okullarda sosyal barış, müdürlerin liyakati, öğretmenlerin motivasyonu, öğrencilerin sınav stresi, bakanların sözlerini tutması ve kararlarının arkasında durması, kısaca “eğitim sistemi”.

Bakmayın siz herkesin ahkam kestiğine, esip gürlediğine, açıklama yaptığına.

Eğitim sistemi,  Ziya Hoca dahil gelmiş geçmiş bakanlar, sendikacılar, yöneticiler, öğretmenler, öğrenciler ve veliler kimsenin umurunda değil.

Herkes kendisini düşünüyor. İşine gelen kararlara alkış tutuyor, gelmeyenleri eleştiriyor.

Ortaokul 8. Sınıf öğrencileri 1 Haziran’da Liseye Geçiş Sınavına (LGS) girdi. Lise mezunlarının gireceği Yükseköğretim Kurumlar Sınavı (YKS) 15-16 Haziran’da yapılacak.

Ama eğitim “milli ve kalıcı” olmak yerine her bakan değişikliğinde yap-boz tahtası oluyor.

Her bakan değişikliğinde eğitim sistemi, atama ve sınav yönetmelikleri değiştiriliyor, okullarda sosyal barış bozulmaya, öğretmenler itibarsızlaştırılmaya devam ediyor.

AK Parti’nin tek başına aralıksız 17 yıl iktidar olduğu dönemde 7 bakan (Erkan Mumcu, Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Ömer Dinçer, Nabi Avcı, İsmet Yılmaz, Ziya Selçuk) değişmesine rağmen bakanlar aldığı kararlara sahip çıkamıyor, değişikliklere seyirci kalıyor.

Hüseyin Çelik’in milli eğitim bakanlığı üst düzey yöneticileri ile il müdürlerinin değiştirilmesine “Bakanlığın kurumsal hafızasına ve tecrübe birikimine çok büyük zarar verilmiştir” açıklaması sisteme değil kadrosuna sahip çıkıyor.

Önceki bakanlardan Nabi Avcı’nın dönemindeki kararların iptal silmesine sessiz kalıp bugünkü bakan Ziya Selçuk’un “Dijital vatandaşlık” kavramına “Bu uygulama ile MEB’in kurumsal hafızasına ve tecrübe birikimine çok büyük zarar verilmiştir” eleştirisi kişileri ilgilendiriyor.

Eğitimciler dahil, öğrenci ve velilerin umurunda olmayan bu eleştiriyi Avcı’nın.

önceki milli eğitim bakanı olarak değil de bilişim teknolojileri bağımlılığının etkilerinin incelemek amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu başkanı sıfatıyla yapması kimsenin umurunda değil.

Eğitimi değil de kendilerini düşünen sendikacılar ise kaliteyi arttırmak yerine milli eğitimi yönetmek peşindeler.

Değişmeyen tek şey; Ziya Hocanın liyakatsız müdür görevlendirmelerine imkan tanıyan kararında ısrar etmesi, Öğretmen Meslek Kanunu ve 3600 EK Gösterge başta olmak verilen sözlerini tutmaması. Sendikaların eğitimi değil koltuklarını düşünmesi.

 

NABİ AVCI

 

ZİYA SELÇUK

 

DİJİTAL VATANDAŞLIK

İnternetin hızla yaygınlaşması ve teknolojinin gelişmesiyle dijital ortamlara merak duyulmaya başladı.  

Bunun sonucu olarak eğitimin tüm sorunları çözülmüş, paydaşların her türlü ihtiyaçları karşılanmış gibi “Dijital Vatandaşlık” kavramı müfredata girdi.

Milli eğitim bakanı Selçuk’un, amaçsız ve kontrolsüz ellerde her an tehlikeye dönüşebilecek dijitali müfredata koyması ilk bakışta bilinçli üreten ve tüketen topluma dönüşmek için yararlı algılanabilir.

Dijital vatandaşlık dersini müfredata koymadan önce keşke dijital etik, dijital haklar ve sorumluluklar, dijital güvenlik gibi kavramları disipline edecek, yanlış kullananlara sorumluluk getirecek dijital kanun çıkarabilseydik.

 

 DİJİTAL YURTTAŞ AFİŞ

 

Tarihini bilmeyen, örf ve adetlerini unutan gençlere kural tanımayan, yasası olmayan dijital kullanımını özendirecek kararlar almasaydık.

SONUÇ: Geleceğimizin teminatı gençlerin örf, adet ve geleneklerden uzaklaştırılmalarına seyirci kalındıkça, akranlarıyla değil de ekranlarıyla arkadaş olmalarına izin verildikçe, bakanlar sözlerini tutmadıkça, sendikalar milli eğitimi yönetmeye kalkıştıkça eğitimi daha çok konuşuruz, kurumsal değil bireysel başarılarla övünürüz.

 

 

***********

 

 

ARACI, TBMM DEVLET ÜSTÜN HİZMET ÖDÜLÜNÜ HAK EDİYOR

 

 

İBRAHİM ARACI

 

Koruma Şirketler grubu sahibi ve Gebze Kimya İhtisas OSB (GEBKİM) Başkanı Vefa İbrahim Aracı’nın toplumsal sosyal projelerini imrenerek takip ediyor, keyif alarak yazıyorum.

Aracı kardeşlerin (İbrahim, Zümran, Kemal, Ayşe) eğitim ve sağlık alanında kazandırdıklarını bilmeyen kalmadı.

“Aracı kardeşler olarak anamıza, babamıza ve ailemize ait ne varsa devletimize vakfetmeye devam edeceğiz” diyen İbrahim Aracı’nın “hayır eli”, insanları mutlu etmeye devam ediyor.

Tabelalara fabrikalar yerine aile büyüklerinin adını yazdıran Aracı kardeşlerin

okul ve hastanelerinden yararlananların dualarıyla projelerine yenileri ekleniyor.

İbrahim Aracı’nın sosyal sorumluluk projeleri, Koruma Şirketler Grubu tarafından yaptırılanlarla sınırlı değil.

 

GEBKİM MTAL

 

Koruma Şirketler Grubu olarak ablası Zümran Hanım ile mesailerinin büyük bölümünü sosyal sorumluluk projelerine ayıran İbrahim Aracı’nın kurduğu GEBKİM, örnek ve modern ihtisas OSB olarak gösteriliyor.

GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini sınavla öğrenci alan proje okul yaptırmayı başararak bölgenin en prestijli okulu haline getirmekten gurur duyuyor.

Mimari projesi Murat Sayar’a ait olan, özgün eserleri Hikmet Barutçugil ve Semih İrteş gibi dünyaca tanınan sanatçıların imzasını taşıyan bin 200 kapasiteli GEBKİM Camisini de geçtiğimiz günlerde ibadete açarak bir hayalini daha gerçekleştirmiş oldu.

Sırada; kadın istihdamını arttırmak, kadınlarımızın iş gücüne katılmasını sağlamak için çocuğunu bırakabileceği “kreş” var.

 

GEBKİM CAMİ

 

ÖDÜLÜ HAK EDİYOR

Vefa İbrahim Aracı sahibi olduğu Koruma Şirketler Grubu, başkanlığını yaptığı GEBKİM OSB olarak üstlendiği sosyal sorumluluk misyonuyla bugüne kadar hayata geçirdiği sayısız projelerle hep örnek gösterildi.

Aldığı ödüller arasında 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün verdiği “Şükran Madalyası” ile gururlandı.

Semahat Aracı Onkoloji ve Palyatif Bakım Merkezi açılışı sonrası 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilerek onurlandırıldı.

Hayırsever iş insanı Vefa İbrahim Aracı, halkın mutluluğu, refahı, eğitimi, sağlığı, sosyal yaşamı için katkıda bulunanlara verilmesi öngörülen “TBMM Üstün Hizmet Ödülünü” fazlasıyla hak ediyor.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Medicalpark BasiskeleSanayi
konak hastanesi Davetiyem