17 Temmuz 2019 Çarşamba
Yüksel Yılmaz

Yüksel Yılmaz

sijoyukselyilmaz@windowslive.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Ümmetin kafası neden karıştı? (12)

Yüksel Yılmaz

31 Mayıs 2019 tarihli yazısı

Şimdi bu zalim hükümdarlarla iyi geçinen İbn Şihâb ez-Zuhrî, Buhari’den önce hadis toplasa ne olur toplamasa ne olur? Şartlar ortada. Bu yüzden müsteşrikler tedvîn ile tasnif konusunu karıştırabilirler; bunun çok önemi yok. Bize ne onlardan. Biz kendimiz kendimize sorun olmuşuz.

 

Buhârî, eserinin “kitabu’l-ilm” bölümünde rivayet yollarından semâ’, kıra’at, arz, münavele ve mükatebeye yer verdiğini ifade etmesine rağmen eserinde rivayetleri hangi tahammül yoluyla aldığını belirtmediğinden şârihler Buhârî’nin rivayet metotlarını tespite çalışırken farklı sonuçlara varırlar. Sahîh-i Buhârî’de isnad zincirinden kimi râvîlerin hazfedilmesinden dolayı “ta’lik” olarak adlandırılan ve eserin yaklaşık beşte birini teşkil eden bir takım rivayetlerin rivayet yollarından hangisine ya da hangilerine idhal edileceği, sıhhat bakımından konumlarının ne olacağı sürekli münakaşa konusudur.

 

Fuat Sezgin bile, Sahîh’de özellikle kitâbu’l-tefsîr bölümünde karşılaştığı filolojik malzeme ve kaynaklarını değerlendirirken Buhârî’nin “Hz. Peygamberin sünnet ve hadislerini içine alan muhtasar bir kitap meydana getirmek” şeklindeki gayesinin dışına çıktığını filolojik eserlerin cazibesine kapıldığını dolayısıyla Sahîh’inde özellikle Ebû Ubeyde ve Ferrâ’nın fikirlerine önemli yer verdiğini; bunu yaparken de genellikle isimleri müphem bıraktığını ifade eder. Sezgin, el-Firebrî nüshasının karışık oluşundan dolayı ondan istinsah eden râvîlerin nüshalarında farklılıklar bulunduğunu ve bugün elimizde mevcut olan Sahîh-i Buhârî’lerin yaklaşık yüzde ellisinin el-Firebrî nüshasına bağlı rivayetlerin edisyonunu yapan Yunûnî (ö. 1301) nüshasına dayandığını belirtir.

 

El-Cami‘u’s Sahîh’in kaynaklarının tespiti gayesi ile vücut bulan “Buhâri’nin Kaynakları” adlı çalışma, oryantalist söylemin dillendirdiği hadislerin kaynağının yazılı metinlere değil de şifahî rivayetlere dayandığı ve tedvînin çok geç bir vakitte gerçekleştiği şeklindeki eleştirilere cevap mahiyetinde hazırlanmış. Fakat dönemin sultanlarının müsamahası hiç dikkate alınmamış. Ayrıca koca bir Buhari Külliyatı’nın tümünün bu kaynaklara dayandığını söylemek ve bu kaynakların dönemin çalkantıları sebebiyle sağlıklı olmalarını beklemek mümkün değildir. Müslümanın kanının bile helal kabul edildiği, rivayetlerin bırakın sahihliğini tefrikaya ve fitneye sebep olduğu bir arenada kaleme alınanları Buhari nasıl tetkik edecekti? Emevilere mi Abbasilere mi inanacaktı?

 

Emevi taraftarı bir muhaddis Resulullahın iki şey bıraktığını ve bunların “Allah’ın Kitabı ve Resulunun sünneti” (135) olduğunu söylese…

 

Abbasi taraftarı bir muhaddis Resulullahın iki şey bıraktığını ve bunların “Allah’ın kitabı ve Âl-i Beyt” (136) olduğunu söylese…

 

Her iki taraftan da olmayan tarafsız bir müslüman Resulullahın bir şey bıraktığını ve bunların “Allah’ın kitabı” (137) olduğunu ve Kuran’da Allah’ın dininin tamamlandığını (138) söylese üçünden hangisine inanacaksınız?

 

Buhari topladığı hadisleri Resulullahtan ulaşan ravilerden müsned olarak isnat zinciri ile alsa ne olur almasa ne olur; çünkü kendisinden önce fitnenin kol gezdiği son derece karışık bir dönemde yazılmış tefsir kitaplarından almış olup bu çabası 200 küsur yıl sonra söz konusudur. Ayrıca bunlar Sahih-i Buhari’nin onda biri kadardır (139). Ayrıca bu hadisler senetsizdirler! Hatta toplamda adı bile “Sahih” olan bu kitapta 1341 adet isnatsız hadis vardır ki buna Resulullaha ulaşmayan “mevkuf ve maktu” hadisler dâhil bile değildir. Bir de bunları dâhil etsek gerisini siz hesap edin… Şimdi tam da burada Fuat Sezgin Hocaya “Ta'lik/muallâk hadislerin Buhari’den eski olması bu hadislere hala itibar verir mi?” diye sormak icap ederdi ya (birkaç ay evvel vefat etti; kendisine Allah rahmet eylesin)…

 

Buhari; başta Garibu’l-Kuran konusu olmak üzere birçok konuda Ebu Ubeyde, Ferra, en-Nadr b. Şumeyl ve Ebû Ubeyd el-Kasım gibi yazılı belgelerin geçerliğini, gerçek olup olmadıklarını araştıran filologlardan da epey faydalanmıştır (140). Buhari şehir şehir dolaşıp hadis toplamış hele hele bir hadis için altı ay yolculuk yapmış değildir. Kendisinden önce yazılmış hadis kitaplarından aynen iktibaslar yaparken Sahih’inin onda birini İmam Malik’in Muvatta’ından almıştır. Şeyhi Alî b.el-Medeni’nin kitaplarından 303 hadis almıştır. Süfyan’dan rivayet ettiğini söylediği hadisler “el-Câmi”den nakildir. Fıkhı Şafii’den, kelamı el-Kerabisi ve İbn-i Küllab’tan almıştır (141). Hatta bazen bablarla içindeki hadisler arasında öylesine konu çelişkileri vardır ki, kimi Buhari şarihleri kitabın yarım kaldığını ve Buhari tarafından temize çekilmediğini düşünmüş, kimisi de cahil müstensihlerin tahriflerine bağlamıştır. Buhari rivayet zincirini Resulullaha kadar ulaştıracağına dair sözünü (müsned) tutamamakla isnadın otoritesini ilk sarsan hadisçimizdir. Böylece isnadın önemini ikinci sıraya indirmiştir. Yaşadığı devirde bulunan hadis külliyatının bir nevi hulasasını yapmaya çalışmıştır (142). Buhari, başını İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin çektiği Ehl-i Kuran ve’l-Akl’a karşı kendi fıkhını hadisle inşa etmiştir. Önce bab başlıklarını tespit edip sonra bu bablara göre hadis toplamıştır. Hatta bu yüzden onlarca bab’a hadis bile bulamadığından boş bırakmıştır. Ulemanın, “Buhari’nin fıkhı kitabının babları arasında saklıdır!” ifadesi ilahiyat camiasının hadis alanında meşhurdur. Yani kitabı hadis kitabından ziyade, kendi fıkhıdır ve hadis bunun için yalnızca bir araçtır. Onun derdi salt hadis toplamak değil, o dönemdeki ehl-i akıl ve Kur'an karşıtı grubun akaid ve fıkhını rivayet esaslı inşa etmektir. Onun birçok meselede İmam Şafiî'ye muvafakat etmesi, Şafiî Mezhebi’ne mensup olarak şöhret bulmasına sebep olmuş olsa bile, Keşmîrî ile bir grup hadis ve fıkıh âlimine göre Buhârî ne belli bir mezhebe intisap eden mukallid, ne de herhangi bir mezhebin sınırları içinde ictihadda bulunan mezhepte müctehiddir (143).

 

Amr b. Meymûn’un, “Ben cahiliye döneminde bir grup maymun tarafından taşlanan bir maymun gördüm, onlar onu zina ettikleri için taşlıyorlardı. Ben de onlarla beraber onu taşladım” (144) gibi hadisleri bize ne verebilir? Hangi yaramıza merhem olabilir? Bu rivayet İmam Buhârî’nin Sahihi’inin Menakıbu’l-Ensâr bölümünde geçiyor. Prof. Dr. Ali Akpınar “Buhârî üzerinden sünnet düşmanlığı” isimli makalesinde bu hadisi savunmak için, “Bu tıpkı 25 bin beyitlik Mevlâna Mesnevîsinin birkaç müstehcen hikâye sebebiyle yerden yere vuran zihniyete benziyor” diyor. Böylece Mevlana’nın müstehcen hikâyelerine de Buhari’nin mitolojik rivayetlerine de kapı aralıyor. Sanki “olabilir, insanlık hali” der gibi. Bir bardak suya iki damla çamur damlamış, ne olacak sanki?

 

KAYNAKLAR:

135. Muvatta, Kader 3, (2, 899).

136. Tirmizî, Menâkıb: 31; Müsned, 3:14, 17, 26.

137. İbn Hişam, es-Sire, c. 4, s. 250-252; Taberî, Tarih, c. 3, s. 168-169; Ahmed İbn Hanbel, Müsned, c. 5, s. 30, 262, 412, c. 1, s. 384, 453; Müslim, Sahih, c. 4, s. 41-42; İbn Mâce, Sünen, c. 2, s.1024-1025.

138. Bknz. Maide, 3.

139. Buhari, “Kitabu’t-Tefsir” Bölümü, s. 149.

140. Buhari, “Kitabu’t-Tefsir” Bölümü, s. 150.

141. Buhari, “Kitabu’t-Tefsir” Bölümü, s. 108.

142. Buhari, “Kitabu’t-Tefsir” Bölümü, s. 13.

143. Keşmîrî, Feyzü'l-bâri 'alâ Sahîhi'l-Buhârî, Kahire, 1357/1938, 1/278.

 

144. Buhârî, Sahih, Kitabü Menâkıbi’l-Ensâr, Bâbü’l-Kasâme Fi’l-Câhiliyye, 27, No: 2849.

ÜMMETİN KAFASI NEDEN KARIŞTI? (12)

 

Şimdi bu zalim hükümdarlarla iyi geçinen İbn Şihâb ez-Zuhrî, Buhari’den önce hadis toplasa ne olur toplamasa ne olur? Şartlar ortada. Bu yüzden müsteşrikler tedvîn ile tasnif konusunu karıştırabilirler; bunun çok önemi yok. Bize ne onlardan. Biz kendimiz kendimize sorun olmuşuz.

 

Buhârî, eserinin “kitabu’l-ilm” bölümünde rivayet yollarından semâ’, kıra’at, arz, münavele ve mükatebeye yer verdiğini ifade etmesine rağmen eserinde rivayetleri hangi tahammül yoluyla aldığını belirtmediğinden şârihler Buhârî’nin rivayet metotlarını tespite çalışırken farklı sonuçlara varırlar. Sahîh-i Buhârî’de isnad zincirinden kimi râvîlerin hazfedilmesinden dolayı “ta’lik” olarak adlandırılan ve eserin yaklaşık beşte birini teşkil eden bir takım rivayetlerin rivayet yollarından hangisine ya da hangilerine idhal edileceği, sıhhat bakımından konumlarının ne olacağı sürekli münakaşa konusudur.

 

Fuat Sezgin bile, Sahîh’de özellikle kitâbu’l-tefsîr bölümünde karşılaştığı filolojik malzeme ve kaynaklarını değerlendirirken Buhârî’nin “Hz. Peygamberin sünnet ve hadislerini içine alan muhtasar bir kitap meydana getirmek” şeklindeki gayesinin dışına çıktığını filolojik eserlerin cazibesine kapıldığını dolayısıyla Sahîh’inde özellikle Ebû Ubeyde ve Ferrâ’nın fikirlerine önemli yer verdiğini; bunu yaparken de genellikle isimleri müphem bıraktığını ifade eder. Sezgin, el-Firebrî nüshasının karışık oluşundan dolayı ondan istinsah eden râvîlerin nüshalarında farklılıklar bulunduğunu ve bugün elimizde mevcut olan Sahîh-i Buhârî’lerin yaklaşık yüzde ellisinin el-Firebrî nüshasına bağlı rivayetlerin edisyonunu yapan Yunûnî (ö. 1301) nüshasına dayandığını belirtir.

 

El-Cami‘u’s Sahîh’in kaynaklarının tespiti gayesi ile vücut bulan “Buhâri’nin Kaynakları” adlı çalışma, oryantalist söylemin dillendirdiği hadislerin kaynağının yazılı metinlere değil de şifahî rivayetlere dayandığı ve tedvînin çok geç bir vakitte gerçekleştiği şeklindeki eleştirilere cevap mahiyetinde hazırlanmış. Fakat dönemin sultanlarının müsamahası hiç dikkate alınmamış. Ayrıca koca bir Buhari Külliyatı’nın tümünün bu kaynaklara dayandığını söylemek ve bu kaynakların dönemin çalkantıları sebebiyle sağlıklı olmalarını beklemek mümkün değildir. Müslümanın kanının bile helal kabul edildiği, rivayetlerin bırakın sahihliğini tefrikaya ve fitneye sebep olduğu bir arenada kaleme alınanları Buhari nasıl tetkik edecekti? Emevilere mi Abbasilere mi inanacaktı?

 

Emevi taraftarı bir muhaddis Resulullahın iki şey bıraktığını ve bunların “Allah’ın Kitabı ve Resulunun sünneti” (135) olduğunu söylese…

 

Abbasi taraftarı bir muhaddis Resulullahın iki şey bıraktığını ve bunların “Allah’ın kitabı ve Âl-i Beyt” (136) olduğunu söylese…

 

Her iki taraftan da olmayan tarafsız bir müslüman Resulullahın bir şey bıraktığını ve bunların “Allah’ın kitabı” (137) olduğunu ve Kuran’da Allah’ın dininin tamamlandığını (138) söylese üçünden hangisine inanacaksınız?

 

Buhari topladığı hadisleri Resulullahtan ulaşan ravilerden müsned olarak isnat zinciri ile alsa ne olur almasa ne olur; çünkü kendisinden önce fitnenin kol gezdiği son derece karışık bir dönemde yazılmış tefsir kitaplarından almış olup bu çabası 200 küsur yıl sonra söz konusudur. Ayrıca bunlar Sahih-i Buhari’nin onda biri kadardır (139). Ayrıca bu hadisler senetsizdirler! Hatta toplamda adı bile “Sahih” olan bu kitapta 1341 adet isnatsız hadis vardır ki buna Resulullaha ulaşmayan “mevkuf ve maktu” hadisler dâhil bile değildir. Bir de bunları dâhil etsek gerisini siz hesap edin… Şimdi tam da burada Fuat Sezgin Hocaya “Ta'lik/muallâk hadislerin Buhari’den eski olması bu hadislere hala itibar verir mi?” diye sormak icap ederdi ya (birkaç ay evvel vefat etti; kendisine Allah rahmet eylesin)…

 

Buhari; başta Garibu’l-Kuran konusu olmak üzere birçok konuda Ebu Ubeyde, Ferra, en-Nadr b. Şumeyl ve Ebû Ubeyd el-Kasım gibi yazılı belgelerin geçerliğini, gerçek olup olmadıklarını araştıran filologlardan da epey faydalanmıştır (140). Buhari şehir şehir dolaşıp hadis toplamış hele hele bir hadis için altı ay yolculuk yapmış değildir. Kendisinden önce yazılmış hadis kitaplarından aynen iktibaslar yaparken Sahih’inin onda birini İmam Malik’in Muvatta’ından almıştır. Şeyhi Alî b.el-Medeni’nin kitaplarından 303 hadis almıştır. Süfyan’dan rivayet ettiğini söylediği hadisler “el-Câmi”den nakildir. Fıkhı Şafii’den, kelamı el-Kerabisi ve İbn-i Küllab’tan almıştır (141). Hatta bazen bablarla içindeki hadisler arasında öylesine konu çelişkileri vardır ki, kimi Buhari şarihleri kitabın yarım kaldığını ve Buhari tarafından temize çekilmediğini düşünmüş, kimisi de cahil müstensihlerin tahriflerine bağlamıştır. Buhari rivayet zincirini Resulullaha kadar ulaştıracağına dair sözünü (müsned) tutamamakla isnadın otoritesini ilk sarsan hadisçimizdir. Böylece isnadın önemini ikinci sıraya indirmiştir. Yaşadığı devirde bulunan hadis külliyatının bir nevi hulasasını yapmaya çalışmıştır (142). Buhari, başını İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin çektiği Ehl-i Kuran ve’l-Akl’a karşı kendi fıkhını hadisle inşa etmiştir. Önce bab başlıklarını tespit edip sonra bu bablara göre hadis toplamıştır. Hatta bu yüzden onlarca bab’a hadis bile bulamadığından boş bırakmıştır. Ulemanın, “Buhari’nin fıkhı kitabının babları arasında saklıdır!” ifadesi ilahiyat camiasının hadis alanında meşhurdur. Yani kitabı hadis kitabından ziyade, kendi fıkhıdır ve hadis bunun için yalnızca bir araçtır. Onun derdi salt hadis toplamak değil, o dönemdeki ehl-i akıl ve Kur'an karşıtı grubun akaid ve fıkhını rivayet esaslı inşa etmektir. Onun birçok meselede İmam Şafiî'ye muvafakat etmesi, Şafiî Mezhebi’ne mensup olarak şöhret bulmasına sebep olmuş olsa bile, Keşmîrî ile bir grup hadis ve fıkıh âlimine göre Buhârî ne belli bir mezhebe intisap eden mukallid, ne de herhangi bir mezhebin sınırları içinde ictihadda bulunan mezhepte müctehiddir (143).

 

Amr b. Meymûn’un, “Ben cahiliye döneminde bir grup maymun tarafından taşlanan bir maymun gördüm, onlar onu zina ettikleri için taşlıyorlardı. Ben de onlarla beraber onu taşladım” (144) gibi hadisleri bize ne verebilir? Hangi yaramıza merhem olabilir? Bu rivayet İmam Buhârî’nin Sahihi’inin Menakıbu’l-Ensâr bölümünde geçiyor. Prof. Dr. Ali Akpınar “Buhârî üzerinden sünnet düşmanlığı” isimli makalesinde bu hadisi savunmak için, “Bu tıpkı 25 bin beyitlik Mevlâna Mesnevîsinin birkaç müstehcen hikâye sebebiyle yerden yere vuran zihniyete benziyor” diyor. Böylece Mevlana’nın müstehcen hikâyelerine de Buhari’nin mitolojik rivayetlerine de kapı aralıyor. Sanki “olabilir, insanlık hali” der gibi. Bir bardak suya iki damla çamur damlamış, ne olacak sanki?

 

KAYNAKLAR:

135. Muvatta, Kader 3, (2, 899).

136. Tirmizî, Menâkıb: 31; Müsned, 3:14, 17, 26.

137. İbn Hişam, es-Sire, c. 4, s. 250-252; Taberî, Tarih, c. 3, s. 168-169; Ahmed İbn Hanbel, Müsned, c. 5, s. 30, 262, 412, c. 1, s. 384, 453; Müslim, Sahih, c. 4, s. 41-42; İbn Mâce, Sünen, c. 2, s.1024-1025.

138. Bknz. Maide, 3.

139. Buhari, “Kitabu’t-Tefsir” Bölümü, s. 149.

140. Buhari, “Kitabu’t-Tefsir” Bölümü, s. 150.

141. Buhari, “Kitabu’t-Tefsir” Bölümü, s. 108.

142. Buhari, “Kitabu’t-Tefsir” Bölümü, s. 13.

143. Keşmîrî, Feyzü'l-bâri 'alâ Sahîhi'l-Buhârî, Kahire, 1357/1938, 1/278.

144. Buhârî, Sahih, Kitabü Menâkıbi’l-Ensâr, Bâbü’l-Kasâme Fi’l-Câhiliyye, 27, No: 2849.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Medicalpark BasiskeleSanayi
konak hastanesi Davetiyem