21 Temmuz 2019 Pazar
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

AK Parti’de “basiret” bağlanması yaşanıyor

Galip Ataman

22 Mayıs 2019 tarihli yazısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisini genelde ve yerelde 17 yıl aralıksız tek başına iktidar yapmayı başardı.

Seçmene verdiği güvenin yansı sıra “biat ve itaat” kültürüyle 5 Haziran 2015 seçimleri hariç girdiği her seçimi açık ara kazandı.

2001 yılındaki “Yoksulluk, Yolsuzluk, Yasaklarla Mücadele” sloganının yerini parti içi çekilmelerin yanı sıra yaşanan yol kazaları ilk günkü heyecanı azalttı.

31 Mart’ta Türkiye genelinde oyunu korusa da Ankara, İstanbul, Antalya başta olmak üzere birçok ilde seçimin kaybedilmesi AK Parti’de sinirleri gerdi, moralleri bozdu.

CHP’nin 15 yıl aradan sonra İzmit Belediye Başkanlığını kazanmasının ardından AK Parti’de “basiret bağlanması” yaşanmaya başladı.

Son olarak Abdullah Eryarsoy ve yönetiminin istifa ettirilmesinin ardından 25 gündür il başkanı ataması yapılamayarak bir ilk yaşanıyor.

Kurucu il başkanı Nihat Ergün milletvekili ve bakan oldu, genel başkan yardımcılığı, TBMM Grup Başkan vekilliği görevlerinde bulundu.

İbrahim Karaosmanoğlu 3 dönem 15 yıl Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı.

Fikri Işık milletvekili, bakan, başbakan yardımcılığının yanı sıra genel merkez ve TBMM’de önemli görevler üstlendi.

Zeki Aygün milletvekili, MKYK üyesi ve son olarak belediye başkanı seçildi.

Mahmut Civelek başkanlığı döneminde parti geleneğine uymayan, etik bulunmayan davranışları nedeniyle her seçimde milletvekili aday adayı olmasına rağmen listeye bile alınmadı.

Şemsettin Ceyhan milletvekili olmak için kendi isteği ve özgür iradesiyle istifa etti ama listede yer verilmedi.

Abdullah Eryarsoy Kocaeli’de herkesin kayıp gözüyle baktığı Dilovası, Derince, Körfez, Gölcük hatta Kandıra seçimlerini kazandı.

Büyükşehir ve 11 ilçenin yanı sıra tüm belediye meclislerinde çoğunluğu sağlayan teşkilatın başkanı olarak İzmit yenilgisinin sorumlusu gösterildi.

Ve 49 il yönetim üyesiyle birlikte istifa ettirilerek İzmit faturası ödettirildi.

Aradan 25 gün geçmesine rağmen AK Parti il başkanı atayamıyor.

 

ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Ankara’dan heyetler geliyor, milletvekilleri, parti kanaat önderleriyle görüşüyor.

Kocaeli sorumlusu heyetin belirlediği 5 isim Mehmet Ellibeş, Halit Çokan, Berna Abiş, Ali Korkmaz, Şahin talus Ankara’ya davet edildi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın huzuruna çıkarılarak bire bir görüştürüldü.

Kamuoyunda Mehmet Ellibeş’in favori gösterildiği 5 isme ”Sizden il başkanı olmaz” denmese de teşekkür edildi.

Sorumlu heyete de “Gidin Kocaeli teşkilatını toparlayacak, kucaklayacak yeni isimler belirleyin” denerek ikinci kez Kocaeli’ne gönderildi.

Kulislerde heyetin belirlediği Halil Vehbi Yenice, Abdullah Köktürk, Zihni Yılmaz, Mehmet Ali Okur, Mahmut Civelek’ten oluşan 5 ismin Ankara’ya çağrılacağı konuşuluyor.

Bu listeden il başkanı çıkar mı, 3’üncü tur yaşanır mı bilemem.

Ama AK Parti’de “31 Mart travması” yaşanıyor.

Küskünlerin, kırgınların, güvenini yitirenlerin sayısı artıyor.

AK Parti’yi içine düştüğü durumdan çıkaracak, partiyi toparlayacak, heyecan kazandıracak, fabrika ayarlarına döndürecek isim aranıyor.

Bu gidişle zor bulunacak gibi.

Bulunsa bile 25 gündür yaşananları, kırılan onurları, kaybedilen prestijleri, çizilen karizmaları düzeltmek zor.

CHP’lilerin “Her Şey Çok Güzel Olacak” sloganını AK Parti’ye uyarladığımızda “Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak” diyebiliriz.

SONUÇ; CHP’nin ağır topları Sefa Sirmen, Hikmet Erenkaya, Fikret Toker, Hurşit Güneş, son 15 yılda görev yapmış tüm il başkanları ve milletvekillerinin yapamadığını Fatma Kaplan Hürriyet İzmit Belediye Başkanlığı koltuğuna oturarak yaptı. AK Parti’nin fabrika ayarlarını bozdu.

 

 

ABDULLAH EYARSOY VE YÖNETİMİ

*************

 

DEPREMDE

TOPLANMA

YERLERİ HAZIR

        

17 Ağustos 1999 asrın felaketi depremin üzerinden 20 yıl geçti.

O günlerde deprem uzmanlarının “30 yıl içinde İstanbul’da büyük deprem bekleniyor. Kocaeli de bu depremden etkilenecek” açıklamalarının gerçekleşmesine 10 yıl kaldı.

Bugüne kadar beklenen deprem gerçekleşmediğine göre önümüzdeki 10 yıl içinde her an olabilir.

Peki 20 yılda ne yaptık?

Olası İstanbul depremine hazır mıyız?

Gölcük depreminden dersler çıkararak önlemler aldık mı?

“Deprem öldürmez, tedbirsizlik, ihmaller, çürük binalar öldürür” sözünü tutabildik mi?

Kağıt üzerinde hazırız ama uygulamada değiliz.

Deprem Çalıştayları düzenledik.

Alınan kararları kitaplarda topladık.

Hazırlanan raporlara hasarlı binaların yıkılması gerektiğini yazdık.

Her 17 Ağustos yıldönümünde törenler düzenledik.

Olası İstanbul depremine dikkat çektik.

Can ve mal kaybı konusunda hazırlıklı olunması açıklamaları yaptık.

Ceset torbalarını mezarlıklar müdürlüğü depolarına istifledik.

AFAD bünyesindeki konteynırların içini çadır, yatak, battaniye, mutfak setleri ve benzer ihtiyaç maddeleri ile doldurduk.

Deprem anında vatandaşların toplanacağı alanları belirledik.

Çadır kurulacak bölgeleri tespit ettik.

Deprem sonrası yapılması gereken her türlü önlemi fazlasıyla aldık.

Depremden en az zararla çıkmak için önceden alınması gereken tedbirlerle ilgili ne yaptık?

Kocaman bir hiç!

Hasarlı binaları yıkamadık.

Kentsel dönüşümleri gerçekleştiremedik.

Öğrencileri deprem konusunda bilinçlendirdik ama analarını ve babalarını eğitemedik.

 

331 TOPLANMA ALANI

Deprem öncesi alınması gereken önlemleri almazken deprem sonrası yapılacak işler konusunda maharetli bir toplumuz.

İnsanların depremde ölmemesini değil de öldükten sonra defnedilmesini daha çok önemsiyoruz.

Binaların yıkılmamasına değil de yıkılan binaların enkazını kaldırmaya daha çok akıl yoruyor, para ve zaman harcıyoruz.

Geçenlerde merak ettim deprem sonrası alınan önlemlerden toplanma yerleri ile ilgili küçük bir çalışma yaptım.

Kocaeli’de deprem başta olmak üzere olası bir afete karşı 331 toplanma ve 82 çadır kent alanı olduğunu öğrendim.

Toplanma alanlarının olduğu yerlere belediye tarafından tabelalar takılmış.

Tabelayı görenlerin olduğunu, görenlerden de merak edenlerin ilgilendiğini sanmıyorum.

AFAD sitesinde yayınlanan toplanma yerleriyle ilgili bilgileri kaç kişinin okuduğunu da merak ediyorum.

Hala on binlerce ölü, yüzbinlerce yaralı, milyarlarca maddi hasara neden olan 

17 Ağustos 1999 deprem öncesi mantığıyla hareket ediyoruz.

Bir farkla; deprem konusunda biraz daha duyarlıyız, deprem sonrası daha çok hazırlıklıyız.

 “Yerleri belirledik, tabelaları yerlerine taktık, sitede yayınladık. Bizim görevimiz bitti. Merak eden araştırsın bulsun” mantığı değil mi

Geliniz 160’ı okullar olmak üzere 331 afet toplanma ve 82 çadır kent alanı olarak belirlenen yerlerin ilçelere göre dağılımına göz atalım.

 

oplanma alkanı 1

 

İlk sırada, 66 toplanma alanı ve 15 çadır alanı ile İzmit bulunuyor.

İkinci sırada, 50 toplanma alanı ve 7 çadır alanı ile Gölcük.

Üçüncü sırada, 45 toplanma alanı ve 11 çadır alanı ile Körfez.

Dördüncü sırada, 38 toplanma alanı ve 4 çadır alanı ile Gebze.

Beşinci sırada, 28 toplanma alanı ve 5 çadır alanı ile Derince.

Altıncı sırada, 26 toplanma alanı ve 10 çadır alanı ile Darıca.

Yedinci sırada, 23 toplanma alanı ve 3 çadır alanı ile Başiskele.

Sekizinci sırada, 19 toplanma alanı ve 3 çadır alanı ile Karamürsel.

Dokuzuncu sırada, 11 toplanma alanı ve 15 çadır alanı ile Kartepe.

Onuncu sırada, 10 toplanma alanı ve 5 çadır alanı ile Çayırova.

On birinci sırada, 9 toplanma alanı ve 2 çadır alanı ile Dilovası.

On ikinci sırada, 6 toplanma alanı ve 3 çadır alanı ile Kandıra.

 

IMG-20190521-WA0009

 

toplanma alanı

****************

 

SENDİKALAR KONUŞMAK

İÇİN NEYİ, KİMİ BEKLİYOR

 

Pazartesi günü, okulunda 4 ve 8 yılını dolduran müdürler ile ilgili milli eğitim bakanlığının takvim değişikliğini yazmıştım.

Önümüzdeki günlerde yapılacak yönetmelik değişikliğiyle 4 yılını dolduran ve kendi okulunda kalmak isteyen müdürün okulunun sisteme kapatılacağını ve başkasının tercih yapamayacağına dikkat çekmiştim.

 

ziya selçuk

 

Okul müdürlerinden öğretmenlerden, okurlardan çok sayıda geri dönüşler aldım.

Ama tercih sürecinde çok heyecanlı görünen Eğitim Bir Sen başta olmak üzere eğitim sendikalarının hiç birisinden “tık” yok.

Serbest kılık kıyafet, ücretsiz nöbet tutmama, müdür görevlendirilmelerinde liyakata bakılmama konusunda ortak ya da ayrı açıklamalar yapan sendikalardan en küçük açıklama yok.

Önceki yıllarda “çakma” puanlarla farklı sendikalardaki müdürler öğretmen yapılırken “zafer çığlıkları” atan Eğitim Bir Sen yönetiminden ses yok.

Öğretmen yapılanlardan mahkeme kararıyla dönen müdürler kahraman ilan eden, methiyeler düzen Türk Eğitim Sen yöneticilerinin ağzını bıçak açmıyor.

Son 17 yılda Erkan Mumcu, Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Ömer Dinçer, Nabi Avcı, İsmet Yılmaz görev yaptı.

 

EĞİTİM BİR SEN - Kopya

 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk milli eğitim bakanı olarak Ziya Selçuk tek yetkili.

Ama önceki bakanlar aldıkları kararların sonra değiştirilmesine seyirci kaldıkları, projelerine sahip çıkamadıkları gibi şimdiki bakan Ziya Hoca da aynı yolu izliyor.

 

 

eğitim iş - Kopya

Kaybeden her zaman eğitimciler, öğrenciler ve Türkiye oluyor.

Her bakan değişikliğinde sistem ve yönetim değişikliklerin yapıldığı, adının önünde milli yazmasına rağmen milli, kalıcı, değişmez bir eğitim politikası oluşturulamayan bakanlıkta yaşananlar normal.

Son 4 ve 8 yıllık müdür görevlendirmelerinde olduğu gibi sesini yükseltenin haklı olduğu bir süreç devam ettikçe milli eğitimi daha çok konuşuruz.

 

EĞİTİM SEN - Kopya

 

 

 

“Sivil inisiyatif hakkımızı kullanıyoruz” diyerek eylem yapan, milli eğitimi yönetmeye kalkışan sendikalara tavizler veren zihniyet hakim oldukça eğitimi “yaz-boz” tahtasından kurtaramayız.

Öğretmen Meslek Lisesi Kanunu, Öğretmene 3600 EK Gösterge sözlerini tutmayan, öğretmenleri bilmem kaç saatlik kurslarla eğiteceğini söyleyen Ziya hoca bildiğini okumaya çalışırsa öğretmeni motive edemeyiz.

 

TÜRK EĞİTİM SEN - Kopya

 

Sistem değişikliklerini sahadaki başarılı müdür ve öğretmenlere sormak yerine merkezdeki kişilerle gerçekleştirmeye çalışan, görevden uzaklaştıran yöneticileri göreve çağıran, başarılı olanların istifasını isteyen bakan Selçuk, milli eğitimi sayısal olarak yukarılara çıkarırken kalite konusunda bir arpa boyu ileri götüremez.
Önceki bakanlar döneminde uygulanan sonra çöpe atılan sistem değişiklikleri gibi Ziya Hocanın geçtiğimiz günlerde açıkladığı sistem de bir süre sonra uygulanma olanağı bulamayacağından rafa kaldırılacaktır.

Ziya Hocanın söylemleri kafaları karıştırsa da anlattıkları yanlış anlaşılsa da kulağa hoş geliyor.

Ama verilen sözler tutulmuyorsa, alınan kararlar uygulanmıyorsa, gücü olana taviz veriliyor, azınlıkta kalanlar eziliyorsa ne yaparsanız yapınız, hangi sistemi getirirseniz getiriniz başarıyı yakalayamazsınız.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Medicalpark BasiskeleSanayi
konak hastanesi Davetiyem