26 Mayıs 2019 Pazar

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

“Biz Hasan Gemici, CHP Otel Asya”

26 Şubat 2019 tarihli yazısı

Geçtiğimiz günlerde kutladığımız gazetemizin 9’uncu kuruluş yıldönümü nedeniyle, AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tahir Büyükakın ziyaretimize geldi.

Gazetemiz kurucusu Hayrullah Demiray’ın, 99 depreminde kaybettiği rahmetli ağabeyi Hüseyin Demiray anısına kurduğu ve bugünlere gelen Bizim Yaka’nın 9’uncu yıldönümünü, bu yıl ülkemiz ve insanlarımızın içinden geçtiği ekonomik sıkıntıları da göz önünde bulundurarak, daha sade bir şekilde geçirmek istedik.

O yüzden gazete olarak çok da fazla şov işine girilmedi.

Buna karşılık ziyaretimize gelen Tahir Hocaya ince düşünceleri için, gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olarak buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Araya hafta sonu ve iş yoğunluğu girdiği için daha önce değinemediğim kısa ama son derece dolu ve yararlı bu sohbetten de birkaç detayı paylaşmak istiyorum.

***

TOPLU

Seçim çalışmalarıyla ilgili durumu sorduğum Tahir Büyükakın, Büyükşehir için zaten bir sıkıntı olmadığının altını çizerken, bugün AK Parti için riskli olduğu konuşulan bölgelere dair de bir sorun yaşanmayacağını söylüyor. Algılar ve gerçeklik vurgusu yapıyor. 

Diyor ki, Hiçbir şey çantada keklik değil ama çalışıyoruz zaten. İnşallah 13-0 olacak. Derince’de Sertif Gökçe erken girdi sahaya ama şimdi orası da dengelendi. Sanki bütün Karslılar onları destekleyecekmiş gibi yaptılar ama algılar ile gerçeklikler her zaman örtüşmez. Dilovası’nda da Ercan Beyin eski bir siyasetçi olması, oradaki bağlantıları oluşunu, biraz İzmit’in önceki seçim dönemine benzetiyorum. İşte Sefa Bey de İzmit’i alacak gibi konuşulmuştu. Ercan Beyle ilgili mevzuda da öyle olacaktır. Algı yaratılıyor ama her şey algı değil. Normale dönecektir.”

TAHİR-HOCA-VE-OZAN-ÖZGENÇ

“DAMARLAR TIKALIYSA KAN GİTMEZ”

Konu Kocaeli’nin en önemli bölgesi İzmit’e geliyor. İzmit’teki durumu sorduğumuzda da Büyükakın bir sorun olmadığını söyledi. Bunu da ilginç ama somut örneklere dayanarak yaptı. Dedi ki; “ Orada da algı-gerçeklik farkı söz konusu. Önce bir algı yaptılar ama yapılan programları kıyaslamak lazım. Bir tanesi Asya Otel’de yapılıyor, diğeri Hasan Gemici’de. O kadar güçlüydüler Recep Topaloğlu’da yapsalardı. Arkada bir teşkilat var yani. Biz mesela tanıtım programımızı Recep Topaloğlu’da yaptık, binler vardı. Biri Recep Topaloğlu, biri Asya Otel. Bu herkese bir fikir vermeli. Ama özellikle bazıları her şeyin konuştuklarından ibaret olduğunu zannediyor. Oysa realite o değildir. Arkada güçlü bir teşkilat yapısı yokken, 368 bin nüfuslu bir şehirde siyaset yapmak öyle konuşarak olmaz. Arkada bir teşkilat yapısı çalışır. 368 bin nüfusa tek tek gitmek mümkün değil. Ama siz benim bağlantı ağımdaysanız, onlar dağılır etrafa dokunur. Böylelikle sinir uçlarına dokunursunuz. Teşkilat damardır. Teşkilat ne kadar güçlüyse, kan o kadar yere ulaşır. Damarlar tıkalıysa kan ne kadar pompalasanız da gitmez.

“BİZ HASAN GEMİCİ, CHP OTEL ASYA”

Buradan baktığınızda İYİ Parti, CHP gibi partilerde acayip bir rüzgar var diye görür, medyada algı yaratırsın. Ama tek tek bu kadar insanla ne kadar görüşülür? Teşkilatların kapasitesini kıyasladığınızda da işte, Recep Topaloğlu-Asya Otel, Hasan Gemici-Mevlana. Somut verileri konuşuyorum ben. Spekülasyon yapmıyorum. Algı yönetimi önemli ama bir yere kadar. Sahada karşılığı yoksa o algı geri teper. O algı dünyası içinde, “Tamam bu iş bitti” havasına girersin ama o iş öyle olmaz.”

DERİNLERDE BİR YERDE

Tahir Hoca son derece analitik düşünen, verileri kullanan ve popülizme hiç girmeyen bir kişilik. Bunu konuştuğunuz zaman net olarak anlıyorsunuz. Verdiği cevaplar hiçbir zaman afaki, altı boş, geri planı olmayan yanıtlar değil. Böyle olunca insan sohbetin kalitesiyle daha bir keyif alıyor. Konuyu bu kez beyanname toplantısına getirerek, metro konusundaki aklıma takılan soruyu sordum. Eğer yatırımcı bulunamazsa, Kartepe-Körfez metro projesi ne olacak?

Hiç kem küm etmedi. Son derece samimi bir şekilde, “Yapılamaz” dedi. Sonra da açıkladı; Yapamazsın çünkü 7 buçuk milyar TL maliyetli bir iş. Büyükşehir Belediyesi’nin yıllık bütçesi biraz fazla kaynak gelse dahi en fazla 800 milyondur. Beşle çarp 4 milyar. Bütün yatırım bütçesini ayırsan yol, köprü, alt yapı yapmadan, yine de inşaat maliyeti etmiyor. Aslında matematikle konuşmaya alışmak lazım. Ben hatırlıyorum, tramvay 1994’te seçim vaadiydi. Ne oldu yani? Biz yaptık. Yani yaparım dersin ama yap-işlet-devret modeliyle yatırımcı bulamazsan yapamazsın. Aksi popülizm olur. Yoksa ben beyanname içine çok güzel örnekler, fotoğraflar koyar bunu yapacağım derdim. Ama öyle yapmadım. Çünkü böyle yapmayı samimi bulmuyorum. Beş yıl sonra insanların yüzüne nasıl bakacağım o zaman? Sokakta nasıl gezeceğim? O yüzden ben olacak olanı söylüyorum. Samimi olmak lazım.”

Ben de o zaman temeli atılan Gebze Metrosunun sloganını hatırlayıp, eğer yatırımcı çıkmazsa, metro için “derinlerde bir yerde” diye düşünüyorum.

“YUVACIK BARAJININ MALİYETİNİN MATEMATİĞİ YOK”

Sayılarla konuştuğunda birçok şey netleşiyor. Demagoji ile gerçek arasındaki fark ortaya çıkıyor. Yukarıda Tahir Hoca’nın üslubuyla ilgili demek istediğim de buydu. Büyükakın demagojiye yönelmeden, hep rakamlar, somut verilerle konuştu. Metro örneğinde olduğu gibi samimi oldu. Örneğin CHP’nin en fazla övündüğü, AK Parti’nin de CHP’yi en fazla suçladığı Yuvacık Barajı meselesini şöyle anlattı; “Yuvacık Barajını yaparsınız ama 6 milyar borç ortada. Rakamları yine kıyaslayalım. Yuvacık Barajı 50 milyon metreküplük, Namazgah Barajı 25 milyon metreküplük bir baraj. Namazgah 100 milyon TL’ye yapıldı. Yuvacık 50 milyon metreküp olduğu için, iki katı yani 200 milyon TL olsun. Bunun isale hatları daha uzun olsun diyelim, iki yüz de üzerine koyayım 400 olsun. Yap-işlet-devret modeliydi. 400 de üzerine koyayım, 800 milyon TL olsun. 200 de kâr koyayım 1 milyar TL olsun. Hazineden çıkan para 2,2 milyar dolar. TL değil. Matematiği yok yani. Şimdi bir şeyler konuşuyorlar ama matematiğini ortaya koyduğun zaman her şey ortaya çıkıyor. ‘İşte ben Yuvacık Barajını yaptım.’ Yaptın da ne yaptın yani? Normalde borç 2044’te bitiyor. Şimdi biz ödüyoruz.”

“HALKA SORARAK SEMBOL YAPILAR YAPACAĞIZ”

Kocaeli’nin mimari anlamda, sembol projelere ihtiyacı olduğunu düşünürüm. Bu anlamda bir şeyler planlayıp, planlamadığını soruyorum. Büyükakın diyor ki; “Tabi ki. Bunun usulü şudur. Ben mesela beyannameye enteresan bir yapı koyar, bu Kocaelil’nin sembolü olacak derdim. Ama bu sahte olurdu. Arkası boş. Doğrusu şu. Bir proje yarışması yaparsın. İnsanların önünde fotoğraf çekmek isteyecek bir sembol yapı yapmak istiyorum dersin. İnsanların fikirlerini alır, bunları yine vatandaşa sunarsın. Beğenilirse bunu satın alır yaparsın. Bu iş böyle olur. Yoksa her kafadan bir ses çıkar. Yönetişim, halka birlikte yönetim budur.”

Profesyonel yaşama üniversitede başlayan, sonra belediyede 10 yıl halkla birlikte çalışan Tahir Büyükakın, ardından Valilik yaparak bürokrasiyi de son derece güçlü bir şekilde kavramış bir isim. Başka bir örneği var mı bilmiyorum ama tüm yönleriyle Kocaeli için Tahir Büyükakın’ın önemli bir şans olduğunu düşünüyorum. Bunun siyasetle, partiyle ilgisi de yok.

Eğer Büyükakın CHP adayı olsaydı da, aynı şekilde düşünürdüm. Kaldı ki Büyükakın’la konuştuğunuzda karşınızda gördüğünüz en son kişi, siyasetçi olabilir. Siyasi bir dil de kullanmıyor, siyaset de yapmıyor.

Tüm yönleriyle, hemen her kesime hitap eden, akademik ortamda akademik, sokakta vatandaşın içinden biri gibi konuşan, değerli bir başkan adayı.

Kendisi ve kent hakkında her şeyin hayırlısını diliyorum. 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Medicalpark BasiskeleSanayi
mobesko konak_dr Davetiyem