18 Haziran 2019 Salı
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

KEV, 500 kişilik yurdu ne zaman yapacak?

Galip Ataman

11 Ocak 2019 tarihli yazısı

Kocaelispor borçlarına karşılık KEV Tesisleri satışının gündeme geldiği günlerde devreye Büyükşehir Belediyesi Kent Konut girdi.

Pazarlıklar ve görüşmeler sonrası KEV Tesisleri karşılığı Kent Konut başta olmak üzere Büyükşehir Belediyesi yan kuruluşları KEV’e yaklaşık 100 milyon TL ödedi.

Paranın 15 milyonu öğrenci yurdu yapmak koşuluyla KEV hesabında bırakılırken kalan miktarla Kocaelispor vergi ve SSK prim dahil borçlarının büyük bölümünü ödedi, ligde kaldı, transfer yaptı.

Ama KEV kasasında kalan 1 milyon TL hakkında bugüne kadar Başkan Bahri Yavuz kamuoyuna, Kocaelispor taraftarlarına en küçük bir açıklama yapmadı ya da yapamadı.

bahri-yavuz_5730_b

KEV Başkanı Bahri Yavuz ve yönetim kurulu üyeleri suskunluklarını korurken küçük bir araştırma sonrası 500 kişilik yurt yapımı için ayrılan 15 milyon TL’den bankada kala kala 10 milyon TL olduğunu öğrendim.

10 milyon TL’nin getirdiği 200 bin TL faizinden de her ay 250 öğrenciye 200’er lira burs veriliyormuş.

KEV yönetimi, milli emlak müdürlüğü arsa tahsis ederse 500 kişilik öğrenci yurdu yapacakmış.

Kocaman yalan. Çevre ve şehircilik müdürlüğüne bağlanan milli emlak yetkililerine bugüne kadar yazılı ve sözlü en küçük bir başvuru yapmamışlar.

Bu arada KEV yönetimi geçmişte Büyükşehir Belediyesi’nin önerdiği “parayı almayın biz size istediğiniz yerde istediğiniz yurdu yapalım” teklifini kabul etmiş olsaydı KEV Öğrenci Yurdu çoktan yapılmış, öğrencilere hizmet vermeye başlamıştı.

SONUÇ: KEV bu gidişle ve bu kafayla giderse, kamuoyuna açıklama yapmamakta ısrar ederse 500 kişilik öğrenci yurdu yapmak hayal olacağı gibi bankadaki para da kısa sürede sıfırlanacaktır.

 

********************** 

10 OCAK ÇALIŞAN

GAZETECİLER

GÜNÜ VE KOGACE

 

Patronlara karşı hak mücadelesi eden, greve giden hep çalışanlar olmuştur.

10 Ocak 1961 tarihinde patronla çalışanın rolleri değişti ve bir ilk gerçekleşti.

Patronlar, gazetecilerin sosyal haklarını güvence altına alan 212 sayılı yasayı protesto etmek için gazete kapattı.

Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul, Yeni Sabah Gazetelerini 3 gün çıkartmadı.

Patronlara misilleme yapan çalışan gazeteciler de 10 Ocak’ı “Çalışan Gazeteciler Bayramı” ilan etti.

12 Mart 1971 askeri müdahalesinden sonra basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara tepki olarak 10 Ocak tarihi, ‘Bayram’ olmaktan çıkarıldı, “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak anılmaya başladı.

58 yıl sonra bugüne baktığımızda çalışan gazetecilerle patronların rolleri bir kez daha değişti.

Dün çalışan gazetecilerin sosyal haklarını güvence altına alınmasını sağlayan 212 sayılı yasayı protesto eden patronlar emekçilerin haklarını vermek için çaba harcıyor.

Sosyal haklarını güvence altına alınmasını sağlayan 212 sayılı yasadan yeterince yararlanamayan çalışan gazeteciler eylem yapmıyor ama boğaz tokluğuna çalışmaya devam ediyor.

Karda kışta, yağmurda çamurda, soğukta sıcakta sahada haber peşinde koşan çalışan gazetecilerin büyük bölümü 212 sayılı yasanın sağladığı haklardan yeterince yararlanamıyor.

Ama gazetecilikle uzaktan yakından ilgisi olmayan, aktif çalışmayan sarı basın kartı sahipleri 212 sayılı yasanın sağladığı tüm haklardan fazlasıyla yararlanıyor.

Bazı gazete patronları ise sarı basın kartlarını siyasi ve ekonomik çıkarları için kullanılıyor.

Öyle olunca da Yasama, Yürütme ve Yargı’dan sonra dördüncü güç olarak kabul edilen gazeteler itibarsızlaştırılıyor, gazeteciler güven yitiriyor.

SONUÇ; Gazeteciler, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” diyerek kendilerini kandırmasın. “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” 212 sayılı yasanın sağladığı haklardan yararlanamayan, sarı basın kartı alamayan gazetecilerin günü değil. 212 sayılı yasanın uygulamaya başladığı 1961 yılından buyana her türlü haklardan yararlanan “Sarı Basın Kartı Sahipleri Günü”.

 ÇALIŞAN-GAZETECİLER-10-OCAK-2018

KOGACE AÇIKLAMASI!

Bu arada Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti yeni yönetimi bu yıl “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” kutlamayacaklarını, mücadele edeceklerini açıklamış.

KOGACE’nin üyelere göndermediği ama gazetelerde okuduğum açıklama şöyle, “Gazeteciler 58 yıl önce 10 Ocak’ta 212 sayılı yasanın geçmesiyle yaşamsal ve sosyal haklarına kavuştu. 212 sayılı yasanın kabulü ile gazetecilere önemli haklar sağlandı. 10 Ocak 1961 tarihinde kavuşulan haklardan her geçen gün uzaklaşıyoruz. 58 yıl önce Türk basının ‘bayram’ı olarak kutlanan sonra ‘gün’e çevrilen bugünü kutlamayacak mücadele günü olarak göreceğiz. Gazetecilerin özgür olduğu, güvenceli ve insanca yaşayacağı bir güne kadar da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamayacak, mücadele edeceğiz.”

KOGACE yönetiminin bu açıklaması beni, önceki dönemlerde başkanlık yapanlarla yönetimlerde çeşitli görevlerde bulunanların her 10 Ocak’ta katıldıkları, kutladıkları, andıklar, eğlendikleri belediyelerin ve sivil toplum örgütleri sponsorluğunda düzenlenen “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” etkinliklerine götürdü.

IMG-20190110-WA0005

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vali Hüseyin Aksoy, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, sivil toplum örgütleri gazetecilerin “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü” kutlarken, etkinlikler düzenlerken KOGACE yönetiminin 10 Ocak Gazeteciler Gününü protesto etmesine doğrusu anlam veremedim.

KOGACE yönetimi, 10 Ocak’ta iktidara mücadele bayrağı açmak yerine keşke çalışan gazetecilerin sorunlarının tartışılacağı bir panel düzenleyerek hazırlanacak sonuç bildirgesini Cumhurbaşkanlığı yetkililerine iletmiş olsaydı.

Öte yandan KOGACE’nin “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü” açıklamasını kim kaleme aldı bilmiyorum ama dili, üslubu bana hiç yabancı gelmedi.

Gazetecilerin özgür olduğu, güvenceli ve insanca yaşayacağı bir güne kadar 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününün kutlanmayacağı kaleme alınan açıklamada, hayatta olan gazetecilere sağlık ve başarılar, vefat edenlere Allah’tan rahmet dilenmemesi de dikkatimi çekti.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü mücadele günü ilan eden KOGACE yönetimi, 24 Ocak’ta Uğur Mumcu’yu anarken bazı çevrelerin diliyle, “Aralarında 15 Temmuz darbe girişimi sonrası tutuklanarak cezaevine konan, ifade özgürlükleri kısıtlanan gazeteciler serbest bırakılsın” çağrısında bulunurlarsa şaşırmam.

KOGACE yöneticilerine ağabeyleri olarak tavsiyem; Çalışan, sahada boğaz tokluğuna görev yapan sarı basın kartı dahi olmayan gerçek basın emekçileri başta olmak üzere tüm gazetecilerin özlük hakları, sosyal güvencelerine kavuşmaları için birlikte mücadele edilmeli.

Toplumu ayrıştıran, ötekileştiren siyasilerin ve sivil toplum örgütlerinin kullandığı dili kullanmaktan kaçınılmalı.

IMG-20190110-WA0006

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 10 Ocak Gazeteciler Günü nedeniyle yayınladığı mesajda olduğu gibi gazetecilerin sorunlarını ve sorumluluklarını içeren bildiri kaleme almış olsalardı.

Son zamanlarda itibarsızlaştırılan medyanın güven kazanması, gerçek, güncel, kamu yararı bulunan haberler yapılması için genç gazetecilerin eğitilmesi için çaba harcanacağı açıklamasında bulunsalardı.

Son olarak; KOGACE üyesi olmasa da toplumun takdir ettiği, programlarını zevkle izlediği gazeteci ve televizyoncu Didem Arslan Yılmaz’a cinsiyetçi hakaret içeren hakarette bulunan CHP üyesi Erol ile ilgili açıklama yapmaması da düşündürücü.

 

**************

 

CHP ÜYESİ HÜSEYİN EROL

CHP’YE 90’DAN “GOL” ATTI

 

60’a merdiven dayayacaksın, DSP İzmit İlçe Başkanlığı yapacaksın, CHP’de başkan adayı olacaksın, GKD ve İKM başkanlığı yapacaksın, CHP İzmit başkan adayı milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’in ekibinde yer alacaksın.

“Biz İzmit’iz” platformu ile 20 bin üyeye ulaşmakla övüneceksin, CHP İzmit SKM üyesi olduğunu unutup, sosyal medya hesabından haddini aşan açıklama yapacaksın.

İzmitlilerin yakından tanıdığı, her kesim tarafından sevilen ve sayılan Hüseyin Erol’a sosyal medya hesabından okuyanları utandıran “Kader mahkumu olan vesikalı kadınların daha çok saygıyı hak ettiğini düşünmeye başladım” mesajını hiç yakıştıramadım.

Kadın gazeteci Didem Arslan Yılmaz’ın şahsında bütün kadınları aşağılayan CHP üyesi Erol, CHP’nin kadın İzmit Belediye başkan adayı milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’e zarar verirken, 31 Mart öncesi kendi kalesine gol attı.

hüseyin-erol-paylaşımı

Gazeteci ve televizyoncu Didem Arslan Yılmaz, haddini aşan cinsiyetçi hakareti yargıya taşırken ağzından çıkanı kulağı duymayan Hüseyin Erol da özür diledi.

CHP yönetimi ise Erol’u ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk ederken SKM’deki görevlerine de son verdi.

Bu arada bazı CHP’liler ve gazeteciler “Hüseyin Erol’u yedirtmeyiz” kampanyası başlattı.

Geçmişte kadına yapılan cinsiyetçi hakaretler başta olmak üzere her türlü taciz, hakaret ve eylemlerde ön saflarda yer alan CHP Milletvekili ve İzmit Belediye Başkan adayı Fatma Kaplan Hürriyet’ten “tık” yok.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Medicalpark BasiskeleSanayi
Etçi Beyler konak_dr Davetiyem