25 Mart 2019 Pazartesi
Birol Aydın
Sibel Gönül
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

İkisi de gönüllere çoktan girdi

Ozan Özgenç

08 Ocak 2019 tarihli yazısı

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Gönül belediyeciliği’ olarak tanımladığı mahalli idareler seçimlerine yönelik sloganı, AK Parti’de herkesi gönül insanı yapıverdi.

O gün bugündür bu tamlama, AK Partili aday adayları ve yöneticilerin dilinden düşmez oldu.

Adeta askerde künye okur gibi ad-soyad verip gönül belediyeciliğini peşine yapıştırıveriyorlar.

Ancak dikkat ediyorum, bununla ilgili konuşmaktan başka bir şey yapan da yok.

İki kişi dışında.

Biri Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tahir Büyükakın, diğeri CHP İzmit Belediye Başkan Adayı Fatma Kaplan Hürriyet.

Fatma-Kaplan-Hürriyet---Sessiz-Dostlarla-(6)

‘Fatma Kaplan Hürriyet AK Partili değil ki! Ne alaka şimdi?’ diyenler, gönül yapmada söylem yerine eylemlere baksalar yeter.

Gönül yapmak, gönül belediyeciliği yapacağız demekle olmaz.

Hele hele, yerel yönetimlerdeki yılların yorgunluğu AK Parti’de bu işi biraz daha zorlaştırıyor.

Yıllar içinde oluşan kırgınlıklar, küskünlükler, kayırmalar, adaletsizlikler birike birike, yapılan iyi işlerin de önünü kapatıyor.

Zaten Erdoğan’ın ‘gönül belediyeciliği’ söyleminin kaynağı biraz da buraya dayanıyor.

Aday adaylığı ve adaylıklar açıklandığından beri, gönüllere en fazla hitap eden isimlerden biri Fatma Hanım.

O gönül belediyeciliği demiyor ama bizzat bir İzmit gönüllüsü gibi çalışıyor.

Sabahın karanlığında durakta servis bekleyen işçiye çay ikram ediyor, kahvehaneye girip işsizlere dert ortağı oluyor, kış kıyamette aç bilâç kalmış sokak hayvanlarına dahi el uzatıyor.

Şimdi bu gönüllere dokunmak değil de nedir?

Tıpkı AK Parti’nin Tahir Hocası, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tahir Büyükakın gibi.

Tahir Büyükakın ismi açıklandığı andan itibaren, kentimiz adına samimi bir mutluluk duydum.

Tahir Hoca’nın gençlere olan pozitif yaklaşımını genel sekreterlik döneminden beri takip eden biri olarak, seçildiği takdirde önümüzdeki dönem için gençlere yönelik politikalar, sosyal çalışma ve aktiviteler için umutlandım.

ZİYARET

Geçen süreç de bunu çok net ortaya koyuyor zaten.

Gittiği her yerde gençlere dokunan Büyükakın, yeri geliyor sosyal medyadan kendisine ulaşmayan çalışan bir çocuğa, yeri geliyor 87 yaşındaki bir nineye konuk oluyor.

Bir bakıyorsunuz bir grup gence menemen yapmış, soğanlı mı soğansız mı esprileri dönüyor.

Her şey doğal, her şey samimi.

Yani belediyeciliğini bırakalım, sahiciliğiyle gönüllere dokunuyor.

İşte o yüzden, hem Büyükakın hem de Fatma Hanım gönüllere çoktan girdi bile.

Çünkü davranışlarında yapaylık yok.

Çünkü söylemde değil, eylemde gönül yapıyorlar.

Çünkü ikisinin de yüzleri çok samimi gülüyor.

Gönül yapan eninde sonunda, gönülleri de kazanır diyorum.

----------------------------------------

BALIKÇILAR ARTIK MÜŞTERİ AVLIYOR

Halkevi’ndeki yerlerinden Balıkhan’daki yerlerine taşındıklarından beri, balıkçı esnafı bir türlü belini doğrultamıyor.

Sürekli bir sızlanma, sürekli bir eskiye özlem var.

Aslına bakarsanız, haklılık payları da yok değil.

Yeni bina ne kadar sağlam, kullanışlı ve lüks olursa olsun, eski yerleri kolay ulaşılabilir, yıllardır bilinen, kanıksanmış ve onlara ait bir yerdi.

Balık almak isteyen, üşenmeden Halkevi’ne gider, bir adres tarif edecek olan balıkçıları nirengi olarak verirdi.

Şimdiyse balıkçıların yerini tarif etmek için, bir nirengi noktası arıyor insanlar.

Özellikle hafta içleri köprüden karşıya geçip, yüz elli- iki yüz metre de yol yürüyüp balık almaya gitmek, zul gelmeye başladı herkese.

Balıkhan, arabalı müşteri için kolaylık, yaya müşteri için zorluk oldu.

Balıkçı esnafı da balık avlar gibi, müşteri avlamaya başladı.

Kendi deyimleriyle, hafta içi bir müşteri gelecek olsa, 7 esnaf birden o bir müşteriyi kapmak için yarışır olmuş.

Ekmek parası, tabi ki kolay değil.

Keşke en baştan daha uygun bir yeri seçilebilseydi ama yapacak bir şey yok.

Yeni yere alışmak da herkes için biraz zaman alacak.

Ortaya atılan başka bir köprü fikrine ise katılmıyorum. Çünkü D-100 üzerinde yeni bir köprü, kent silûetini de bozacak sanki.

Sadece biraz zaman lazım bence.

Herkesin zamanla Balıkhan’a alışacağına eminim.

MARTI-(2)-(1)

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Medicalpark Gürpınar su Yuvacık su Davetiyem
YEDİ İKLİM KÖZDEN CAFE Gölcük Belediye Başkan adayı Ali Yıldırım Sezer konak_dr BasiskeleSanayi