25 Mart 2019 Pazartesi
Birol Aydın
Sibel Gönül
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Kocaeli, okuryazarlıkta Türkiye birincisi

Galip Ataman

07 Ocak 2019 tarihli yazısı

Son zamanlarda Kocaeli milli eğitiminde alınan “devrim” niteliğindeki kararları, farkındalık yaratan projelerin hayata geçirilmesini, müdürlere verilen yöneticilik ve öğretmenlere kazandırılan motivasyon eğitimlerini yazdıkça birileri hop oturuyor hop kalkıyor.

Galip hocanın “Haberde Öncü Yorumda Güçlü” sloganıyla yazdığı köşe yazılarıyla yaptığı analizleri araştırmadan, bilgi ve belgesine ulaşmadan kaleme almayacağını bilmelerine rağmen kıskançlıktan çileden çıkıyor.

Kim ne derse desin, ne düşünürse düşünsün, ne söylerse söylesin, ne yazarsa yazsın umurumda değil.

Onlar masa başında kulaktan dolma bilgiler, belediyelerden gelen bültenlerle kes-kopyala-yapıştır alışkanlığıyla gazetecilik yaparken biz her zaman olduğu gibi belgeli yazıları okurlarımla paylaşmaya devam edeceğim.

 

ERDOĞAN-VE-EŞİ

ERDOĞAN BAŞLATMIŞTI

Yeni Türk harflerinin kabul edildiği 1 Kasım 1928, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “başöğretmen” olduğu 24 Kasım 1928’de okuryazar oranı yüzde 11 civarındaydı.

Değişik tarihlerde ve değişik adlar altında başlatılan “Okuma Yazma Seferberlikleri” ile bu oran son yıllarda yüzde 80’lere kadar çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine hanımefendinin 1 Ocak 2018’de başlattığı “Okuma Yazma Bilmeyen Kalmasın” kampanyası sonrası   halk eğitim merkezlerinde açılan kurslara ilgi yoğun oldu.

Kadın-erken-yaşlı-genç okuma yazma bilemeyenler açılan kurslara katıldı.

Alınan önlemlere, düzenlenen kampanyalara rağmen Türkiye genelinde hala okuma yazma bilmeyen yaklaşık 1 milyon 500 bin kişi var. UNESCO verilerine göre dünyada bu sayı 50 milyon civarında.

Kocaeli özeline baktığımızda kampanyanın başladığı 1 Ocak 2018 tarihinde 15 yaş üstü okuma yazma bilmeyen kişi sayısı 37.881 idi.

Milli eğitim bakanlığından açıklanan rakamlara göre kampanyanın sona erdiği 31 Aralık 2018’de Kocaeli’nde 37 bin 505 kişiye ulaşıldı.

Daha da önemlisi 2019’a girdiğimiz bugünlerde, Kocaeli’nde okuma yazma bilmeyenlerin sayısı 376’e düştü.

Ve Kocaeli, “Okuma Yazma Bilmeyen Nüfusa Ulaşmada” yüzde 99.00 oranla TÜRKİYE BİRİNCİSİ oldu.

Okuma yazma bilmeyen sayısının yüksek olduğu Doğu ve Güneydoğudan yoğun göç alan Kocaeli’nde sayısının ve oranın sıfır denecek seviyeye düşmesini çok önemsiyorum.

“Okuma Yazma Bilmeyen Kalmasın” kampanyasına karılarak sertifika almaya hak kazanan, kampanyayı ilk günden itibaren titizlikle takip eden Vali Hüseyin Aksoy ile milli eğitim müdürü Rasim Çelik ve ekibini kutluyorum.

Rakamlar, Kocaeli’nde hayata geçirilen projeleri küçümseyen, eğitimde hiçbir şey yapılmadığını iddia eden sendika yöneticilerine kapak olsun.

Rasim hoca ve ekibinin performansını kıskananlarsa hasetliklerinden çatlasın.

İşte 1.1.2018-31.12.2018 arası okuma yazma bilmeyen nüfusa ulaşmadailk 5 il;

1.Kocaeli; okuma yazma bilmeyen 37.881, ulaşılan kursiyer 37.505, oran yüzde 99.00.

2.Diyarbakır; okuma yazma bilmeyen 107.390, ulaşılan kursiyer 88.095, oran yüzde 82.03.

3.Gaziantep; okuma yazma bilmeyen 62.823, ulaşılan kursiyer 43.758, oran yüzde 69.65.

4.Tokat; okuma yazma bilmeyen 15.029, ulaşılan kursiyer 10.225, oran yüzde 64.19.

5.Bitlis: okuma yazma bilmeyen 18.674, ulaşılan kursiyer 10.228, oran yüzde 54.77.

OKUMA-YAZMA-KURSU

ÖNCEKİ KAMPANYALAR

Okuma yazma bilmeyenlerin sayısını azaltmak amacıyla 1 Ocak 2018’de, “Bu tür kampanyalarımızla eğitim-öğretim konusundaki eksiklerimizi önemli ölçüde giderdiğimizi düşünüyorum. Geçmişte çok yüksek oranlarda olan okuma-yazma bilmeme düzeyini sıfıra indirene kadar bu çabalarımızı sürdüreceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önce de kampanyalar düzenlenmişti.

İşte o kampanyalardan bazıları; “millet mektepleri”, Türk Silahlı kuvvetleri bünyesindeki “Ali Okulu”, 1992’de Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde “Okuma-Yazma Seferberliği”, 2001 yılında 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer adına eşi Semra Sezer öncülüğünde “Ulusal Eğitime DestekKampanyası”,17 Haziran 2003’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın “Haydi Kızlar Okula”,  6 Haziran 2008’de “Ana Kız Okuldayız”.

Son olarak 1 Ocak 2018’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın başlattığı “Okuma Yazma Bilmeyen Kalmasın”.

Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu da milli eğitim ile ortak bir çalışma başlatarak “Okur-Yazarlık Seferberliği”ne “Okuma Yazma Bilmeyen Kalmasın” sloganı ile destek oluyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi KOMEK, Bilgi Evleri ve Akademi Liseler, İzmit ve diğer ilçe belediyeleri bünyelerinde açtıkları kurslarla okuma yazma bilmeyenlerin sayısının üç haneli rakama indirilmesinde etkili oldu.

OKUMA-KURSU-1

 

*****************

MİLLİ EĞİTİM BAKANI VE

“GEÇ KALMIŞ” ÇALIŞMA!

 

Prof. Dr. Ziya Selçuk, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk milli eğitim bakanı olarak atandığında eğitimin tüm paydaşları sevinmişti.

İlk kez bir eğitimcinin bakanlık koltuğuna oturması, geçmişte talim terbiye kurulu başkanlığı yapması, eğitimin ve öğretmenlerin sorunlarını biliyor olması

öğretmenleri umutlandırmıştı.

Ama sayın bakan iyi niyetli de olsa kısa sürede öyle hatalar yaptı, öyle potlar kırdı ki kısa sürede kredisini tüketti, öğretmenleri hayal kırıklığı yaşattı.

Milli eğitim yol haritasını taşrada başarılı, deneyimli, liyakatlı eğitimcilerle belirlemek yerine akademisyenleri tercih etti.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer’i teknik eğitimden sorumlu yardımcısı, çocuk cerrahi uzmanı Prof. Dr. Kemal Varım Numanoğlu’nu mesleki ve teknik eğitim genel müdürü, ÖSYM’den transfer ettiği Dr. Sadri Şensoy’u Ölçme Değerlendirme Genel Müdürü yaptı.

 “Eğitim Analiz ve Değerlendirme Raporunu” ÖSYM’den transfer ettiği ekibe hazırlatarak Kocaeli’nin de aralarında olduğu eğitimde kalitenin arttırılması ve başarı çıtasının yukarılara çıkartan projeler üreten illeri itibarsızlaştırırken yerlerde sürünen illeri başarılı gösterdi.

Sadece personel genel müdürlüğünü kendisine bağlayarak başarısız il ve ilçe milli eğitim müdürlerini korudu.

Son olarak, 24 Ekim 2018’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katıldığı külliyede “devrim” olarak açıkladığı “2023 Eğitim Vizyonu” programında başa dönüldü.

Bakan Selçuk, geçtiğimiz günlerde 81 il müdürlüğüne bir yazı göndererek 19 temadan oluşan “2023 Eğitim Vizyonu” hakkında okul, ilçe, il müdürlerinin görüşlerini bildirmelerini istedi.

6-7-8-9 Ocak ilçelerde, 15 Ocak’ta il müdürü başkanlığında yapılacak toplantılarda hazırlanacak rapor, daha sonra belirlenecek bir tarihte 81 il müdürünün katılımıyla Ankara’da düzenlenecek toplantıda tartışılacak.

“2023 Eğitim Vizyonu” programı açıklanmadan önce yapılması gereken çalışmayı 2 ay sonra hatırlayan sayın bakana günaydın demek lazım.

En çok eleştirilen kurumların başında gelen milli eğitimde liyakata göre değil de siyasi tercihle başa getirilen yöneticiler görevde olduğu sürece ne yapılırsa yapılsın bir arpa boyu mesafe alınmaz.

Okul ve kurumlar müdürlerinin liyakata ve performansa göre değil de sendika tercihi esas alınarak yapılan puanlamalarla belirlendiği bir dönemde hangi karar alınırsa alınsın bir gün öncesini arar oluruz.

Taşradaki Rasim hoca gibi başarılı il yöneticilerini by-pass ederek milli eğitimi akademisyenlerle yönetmeye çalışan bayın Selçuk’un yönettiği bakanlığın hafızası değişmeden hiçbir sorun çözülmez.

Yarın, bakan Selçuk yanılıp da siyasilerin ve sendikaların referansıyla görevlendirilen il ve ilçe yöneticilerini görevden alsa ne değişecek?

Milli eğitim, yine sayın bakanın güvenerek sorumluk verdiği akademisyenler ve performansı düşük yöneticilerin hazırladığı raporlarla yönetilmeye devam edecektir.

Zeki olmasına rağmen milli eğitimi yakın çalışma arkadaşları akademisyenlerle yönetmeye çalışan bakan Ziya Selçuk, siyasilerin verdiği kredinin tükenmiş, eğitim paydaşların paydaşlarının umutlarının azalmaya başladığını görmüş olmalı ki bir şeyler yapıyormuş gibi göstermek, dostlar alışverişte görsün diyerek “2023 Eğitim Vizyon” çalışması başlattı. Hayırlı olsun!

SONUÇ: İnşallah yanılmış olurum. Milli eğitim hafızası değişmeden, taşrada başarılı, deneyimli ve liyakatli müdürler bakanlıkta etkili ve yetkili görevlere getirilmezse hiçbir şey değişmez.

 

 

 

*******************

 

SEÇİM ÖNCESİNİ BIRAK

SEÇİM SONRASINA BAK!

Parlamenter sistemdeki “koalisyon”, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde “ittifak” oldu.

24 Haziran 2018 seçimleri öncesi büyükler kaybetmemek, küçükler daha çok almak için birbirlerinin eteklerine yapıştı.

Liderler ittifakı “vatan, millet, birlik, beraberlik, demokrasi” için gerekli gördüklerini açıklasalar da asıl amaç “koltuk”.

Kazanan “Cumhur İttifakında” AK Parti, “Millet İttifakında” İYİ Parti oldu.

Son 15 yıldır girdiği her seçimi kaybeden CHP her zamanki gibi ortada kalırken, iktidar olamayan MHP da muktedir olsa da kaybetti.

31 Mart öncesi büyükler küçüklere taviz vermek zorunda kalsa da kerhen de olsa ittifaklar liderlerin olmazsa olmazı oldu.

Aday belirlenirken yaşananlar, parti ilkeleri dahil verilen tavizlerle AK Parti Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini devam ettirmek, CHP Parlamenter Sisteme dönmek istiyor.

Parti ilkeleri, siyasi kimlikler, dünya görüşleri, sosyal yaşamları bir kenara bırakılarak yapılan ittifaklar, aday “pazarlıkları” beni 1977 sonu 1978 yılı başında yaşanan “Güneş Motel” olayına götürdü.

CHP lideri Bülent Ecevit’in yıllar sonra “En büyük hatamdı” dediği 10 ay süren azınlık hükümetini kurmak için Adalet Partisinden istifa eden 11 milletvekilini bağımsız bakan yaptığı günleri hatırlattı.

 

YEREL DEĞİL GENEL GİBİ

31 Mart yerel seçim takviminin açıklanmasının ardından Cumhur ve Millet İttifakını oluşturan partilerin ortak adayları kime ne kazandırır ya da kaybettirir 1 Nisan sabahı göreceğiz.

AK Parti-MHP Cumhur İttifakı; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin tartışmaya açılmaması için Ankara, İstanbul başta olmak üzere mevcut başkanlıkları korumak, İzmir, Eskişehir, Muğla, Aydın, Mersin, Manisa Hatay gibi illeri kazanmak istiyor.

CHP-İYİ Parti Millet İttifakı; İzmir, Eskişehir, Muğla, Aydın, Hatay gibi illeri korumak, parlamenter sisteme geçiş startını vermek için İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyükşehirlerin büyük bölümünde yerel iktidar olmak için çalışıyor.

Sizin anlayacağınız; partiler 31 Mart’a yerel yöneticileri seçmekten çok 24 Haziran 2018 seçimlerinin güven oylaması için hazırlanıyor.

AK Parti, 24 Haziran seçimleri sonuçlarını korumak, MHP desteğiyle parlamentodaki çoğunluğunu yerel yönetimlerde de sürdürmek istiyor.

CHP, 24 Haziran seçimlerinin rövanşını alarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı erken genel seçime zorlamak hesapları yapıyor.

MHP, genelde olduğu gibi yerelde de muktedir olabilmek için AK Parti’ye yarı “jest ve rest” karışımı destek veriyor.

İYİ Parti,  24 Haziran’da aldığı oyu konsolide etmenin ötesinde arttırarak rüştünü ispat etmek, 31 Mart seçimlerinden karlı çıkmak ve Türkiye’nin üçüncü partisi olmayı hedefliyor.

 

KOCAELİ’DE İTTİFAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı, “Cumhur İttifakı” ortağı MHP’nin de destek vereceği Kocaeli AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Doç. Dr. Tahir Büyükakın 7/24 çalışıyor, seçmenle kucaklaşıyor.

24 Haziran öncesi İYİ Parti’nin seçimlere girmesinin önünü açan “Millet İttifakı” ortağı CHP, 31 Mart öncesi genel başkan Meral Akşener’e memleketinde jest yaptı.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Büyükşehir Belediye başkan adayı çıkarmayacaklarını, İYİ Parti adayını destekleyeceklerini açıkladı.

Ama aradan yaklaşık bir ay geçmesine rağmen İYİ Parti adayını açıklayamadığı gibi aday da bulamıyor.

İlçelerde kafalar karışık. CHP, İzmit’te 24 Haziran’da İYİ Parti’ye “hülle” ile gönderdiği milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’i aday gösterdi.

Bugüne kadar İYİ Parti’den destekleyip desteklemeyeceği konusunda bir açıklama gelmedi.

Son günlerde Sayın Cumhurbaşkanının imzası bulunan liste dahil 12 ilçe adayı olduğu iddia edilen listeler havada uçuşuyor.

AK Parti gibi disiplinli bir partide aday açıklamaları gecikince işin suyu çıkarılmasının ötesinde saygısızlık diz boyu.

Bugünlerde yaşanan AK Parti’deki sessiz, CHP’deki sesli tepkinin seçim sonrası alınacak sonuca göre su yüzüne çıkacağı, kılıçların çekileceği kulislerde konuşuluyor.

Bu arada “Cumhur İttifakının” AK Parti’ye, “Millet İttifakının” da İYİ parti lehine sonuçlanacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok.

 

*****************

TEŞEKKÜRLER 

 

Kemal ve İlker’in annesi, Elif Nisan’ın babaannesi, Gülümser Ataman ve Güler Sayılı’nın kız kardeşi, baldızım Semra Uğurtan son zamanlarda çok yoruldu.

Çocukları için her türlü fedakarlığı yaparken yaşama tutunmaya çalışan Semra zorluklara karşı hep direndi.

Ama cumartesi günü çocuklarına, ablalarına, sevenlerine, arkadaş ve dostlarına tedavi gördüğü Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde

veda etti.

Yakalandığı amansız hastalığı süresince ablası Gülümser hanım başta olmak üzere tüm sevenleri, dostları, arkadaşları her zaman Semra’nın yanında oldu,  

TC hükümetlerinin son başbakan yardımcısı Kocaeli Milletvekili Fikri Işık ve Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, hastanede tedavisinin en üst düzeyde yapılması için destek verdi.

Yaşama sıkı sıkıya bağlanan, sağlık başta olmak üzere dostları ve arkadaşları dahil herkese yardım eden Semra’yı cumartesi günü İstanbul Maltepe Camiinde kılınan cenaze namazında vefalı dostum Fikri Işık ve sevenleri, arkadaşları, komşuları yalnız bırakmadı.

Semra’yı hastalığı sırasında ve vefatı sonrası her türlü desteği veren, yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederim.

Sevgili Semra; canından çok sevdiğin ve her türlü riski göze alarak destek verdiğin, fedakarlık ettiğin oğulların Kemal ve İlker emin ellerde, kanatlarımız altında. Gözün arkada kalmasın, ruhun şad olsun.

 

IMG-20190106-WA0002

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Medicalpark Gürpınar su Yuvacık su Davetiyem
YEDİ İKLİM KÖZDEN CAFE Gölcük Belediye Başkan adayı Ali Yıldırım Sezer konak_dr BasiskeleSanayi